Tunus'ta
başörtüsü mutabakatı
Tunuslu
Müslümanlar ve laikler yapılan görüşmeler sonunda başörtüsü takmak da
dahil laik devlette kadın hakları üzerinde anlaştılar. İşte ayrıntılar:
Ülkü
Eser
Haber7, 13 Mart
2007
Tunuslu Müslümanlar ve laikler
arasında yapılan görüşmeler sonunda başörtüsü takmak da dahil laik
devlette kadın haklarının ana hatlarını belge üzerinde anlaştıkları
bildirildi.
İslami Al-Nahda
(Uyanış)
Hareketinin yöneticilerinden Ziad Ed’Devletli, “İslam dünyasında ilk
kez laikler ve İslamcılar en sorunlu konulardan biri üzerinde bir
anlaşmaya vardı; kadın hakları.” dedi.
Müslümanların,
laiklerin
ve komünistlerin oluşturduğu “Tunus Haklar ve Özgürlükler için 18 Ekim
(18 Ekim 2005 tarihinde açlık grevine başlaması üzerine bu ismi aldı)
Forumu” üzerinde uzlaştığı belge 9 martta kabul edildi. Kadınlar günü
kutlamalarıyla çakışan sözkonusu belge, uzun zamandır her iki kutup
arasında bir çekişme nedeni olan Tunuslu kadının başörtüsü takma
hakkını öngördü.
Belgede, “Başörtüsü
bireysel özgürlük meselesidir ve Tunuslu kadınlar başörtülerini
çıkarmaları için zorlanmamalıdır veya onun için cezalandırılmamalıdır”
denildi. Başörtüsü takan kadınları baskı altına alan ve haklarından
mahrum eden 108 nolu “keyfi” kanunun kaldırılması çağrısı yapıldı.

|
| Habib Bourguiba |
1981 yılında zamanın
Tunus Cumhurbaşkanı Habib Bourguiba (1956-1987) Tunuslu kadınların
devlet dairelerinde başörtüsü takmasını engelleyen tartışmalı kanunu
onaylamıştı. Daha sonraki yıllarda 1980’den 1990’larda iktidara gelen
Fransa yanlısı laik hükümetler daha da kısıtlayıcı yasalar çıkarmakta
herhangi bir sakınca görmediler.
Tunus başörtüsüne
kısıtlamalar getiren İslam ülkeleri arasında bir azınlığın
içerisindedir. Türkiye’de devlet üniversitelerinde kadınların başörtü
takmaları yasaktır. Avrupa’da ise Fransa devlet okullarında başörtüsünü
ve dini simgeleri yasaklayan bir kanun tasarısını kabul ederek 2004’te
bir tartışmayı tetiklemişti.
Kilometre taşı
Laik İş ve Özgürlük
Birliği partisi lideri Mustafa Bin Jaafar belgeyi bir “kilometre taşı”
olarak nitelendirdi. Jaafar, “Çünkü kadın hakları gibi tartışmalı
konularda İslamcılar ve laikler arasındaki diyaloğun verimli
olabileceğini göstermektedir” dedi. Laik-İslamcı konsensüsünün yirmi
yıl boyunca her iki kesimi birbirine düşüren devletin planlarını
bozacağını belirtti.
İslami Al-Nahda
(Uyanış)
Hareketinin yöneticilerinden Ziad Ed’Devletli, belgenin Tunus’taki
laik-İslamcı diyaloğunun artmasına yardımcı olacağını söyledi.
“Bu anlaşma din,
devlet
ve demokrasi gibi diğer sıkıntılı sorunların çözümü için de bütün
siyasi ve kültürel yelpazeden Tunus elitine kapı açacaktır. Anlaşma
aynı zamanda ilgili tarafların bu ülkenin refahı için taviz vermeye
hazır olduğunu göstermektedir” dedi.
Ekim 18 Forumu’nun
kurucusu olan Ahmed Najeb Al-Shabi, belgenin hayatın her kesiminden
Tunusluyu birleştiren gerçek bir demokratik toplum için “ilk adım”
olduğunu belirtti.
Ayrıca belge kadın
ve
erkek için eşit iş ve eğitim fırsatlarını onaylamıştır. Belgede,
“İşyerinde ayrımcılık olmaması gerekir ve işçiler maaşlarını, sağlık
bakımını ve sigortayı cinsiyete ne olursa olsun alması gerekir”
denildi.
Tam bir cinsiyet
eşitliğinin henüz gerçekleştirilmediği belirtilen belgede, eşitlik
prensibini sağlayan anayasal değişiklik çağrısı yapıldı.
Geçen birkaç yıl
boyunca
Kuzey Afrika ülkesinde genç kadınlar ve öğrenciler arasında yeniden
revaç bulan başörtüsü, İslam’da bir kişinin bağlılığını gösteren dini
bir sembol değil zorunlu bir giyim tarzı olarak görülür.
|