Başörtüsü İsveçte doğal hak

Masoumi Yakup isimli İsveçli kadın polis, havaalanında pasaport kontrol kısmında görev yapıyor.

Yakup, 1992 yılında Hindistan Bombay'dan evlenerek İsveç'e gelmiş, şu an 14 yaşlarında bir kızı var. Masoumi, İsveç'e geldikten sonra yine başörtüsüyle 4 sene boyunca İsveç Postanesinde çalıştığını, çıkarılınca işsiz kaldığını ve bu dönem içerisinde okula gittiğini söyledi. Bu dönem içerisinde kanuni zorunluluk olarak işsizlik kurumuna 2 haftada bir gidip geldiğini, sonra bu iş için kendisine bir randevu verdiklerini belirtti. 1 yıl için geçici olarak, izinli birisinin yerine çalışma işi olduğunu söylerken Masoumi, "Böyle bir işe ihtimal bile vermedim, kesin reddederler diye geldim. Sırf kanunen böyle bir görüşmeye gelmek zorunda olduğum için gelmiştim. Ama işe aldılar, inanamadım." derken, gülerek " İşe başlayınca büyük ilgi oldu, röportaja gelenler vb. baştan bilseydim, bu işin bu kadar önemli olduğunu; işe girmek için daha baştan hazırlanırdım" şeklinde bir eklemede bulundu.

İş yerindeki amirlerinin ve mesai arkadaşlarının tepkisinin nasıl olduğunu sorduğumuzda ise, "İş yerindekiler hep pozitif, özellikle kadınlar. Farklı bir kadın portesi çizdiğim için. Benim sergilediğim; çalışan bir Müslüman kadın portresi. Benimle problemi olan yolcular olduğunda bana yardımcı oluyorlar." şeklinde konuşuyor. Başörtülü bir Müslüman kadının polis olarak görev yapmakta olmasının İsveç demokrasiye katacağı katkıyı sorduğumuzda Masoumi, "Umarım bunun, demokrasiye katkısı olacaktır. Ve umarım bütün iş sahipleri yetişmiş kalifiyeli başörtülüleri işe alırlar. Ben başörtülülerin başı açıklardan daha az iş becerebileceğine inanmıyorum" şeklinde cevapladı.

Bunun bir kadın hakkı sorunu olduğunu da dile getiren Masoumi, "Bu bir haktır, kadın istediği gibi giyinebilmelidir. Kadınlar çok zeki ve güçlüdür. Umarım kendi hakları için kadınlar mücadele ederler. Bu bir kadın hakkı meselesidir. Bu engeli aşabilmek için mücadele etmelidirler" şeklinde konuştu.

Helenelundsskolan isimli lisede sayısal derslere girdiğini söylen Kristina Lundin aslen İsveçli birisi ve bundan 12 yıl önce müslüman Türkleri tanımış ve onlardan İslam'ı öğrenerek Müslümanlığı seçmiş ve Ayşe ismini almış birisi. Türklerden birisi ile evlenen ve 4 çocuk annesi olan Lundin, Türkçe de öğrenmiş. Lundin, kimya dersleri haricinde fizik ve matematik gibi sayısal derslere de girdiğini kaydetti. 11 yıldır başörtülü olduğunu ve bu okulda 6 yıldır görev yapmakta olduğunu, ilk işe girmek için müracaata geldiğinde iyi geçtiğini, hemen işe aldıklarını söylerken, bu zamana kadar başörtüsünden dolayı hiçbir engelle karşılaşmadığını ekledi.
 
Sadece kendisini başörtülü görünce, bazı öğrenci ve öğretmenlerin kendisine sorular sorduğunu ve kendisinin de cevaplamaya çalıştığını söyleyen Lundin, "Din konusunda bilgi verilmesi gerektiğinde bazen beni çağırıyorlar, derslere girip İslam hakkında bilgiler veriyorum." dedi. Öğrencilern hemen hepsinin İsveçli olduğunu söyleyen Lundin, öğrenci velilerinden de şu ana kadar bir sıkıntı çıkmadığını söylerken, "Bana göre her insan okuyabilmeli. Hangi dini seçersen seç, bu fark etmemeli. Hangi kıyafet olursa. Başörtüsü bir kıyafet neticede" şeklinde konuştu.


Yeni Şafak
03.10.2007
 


Ana Sayfa