| Ümmü Varaka (r.a) | ||
|
Hasretini
çektiği makama kendi köleleri tarafından evinde şehîd
edilerek kavuşan bir hanım sahâbi!.. Onunla
ilgili fazla bir bilgiye sahip olunmamakla birlikte,
hakkında nakledilen bir kaç hâdise bile bizlere ne ibretli dersler
vermektedir. O
cesûr ve bilgili bir hanımdı. Dînî konularda geniş bilgisi vardı.
İslâm’ı en güzel şekilde yaşamak için gayret ederdi. Ev halkına ve
etrafındaki
insanlara dînî meselelerde yardımcı olurdu. Bildiklerini yaşayarak
çevresine
örnek olurdu.
“Ey
Allah’ın Resûlü! Bana müsaade etseniz de sizinle birlikte harbe
katılsam! Yaralılarınızı
tedâvî edip, hastalara baksam! Kim bilir belki de Allah yolunda
şehîdlik de
nasip olur.” dedi. Resûl-i
Ekrem (s.a) Efendimiz hiçbir hanımın Bedir savaşına katılmasına izin
vermedi.
Bu sebepten Ümmü Varaka’ya da müsaade edemedi. Fakat onun yanık
hasretini,
ısrarlı arzusunu, şehîdlik özlemini teskîn edecek onu sevindirecek, onu
huzura
kavuşturacak bir müjde verdi. “Ey Ümmü Varaka! Allah sana şehîdlik
nasip
edecektir.” buyurdu. İki
Cihan
Güneşi Efendimiz onun bu kahramanca davranışından pek memnun kalmıştı.
Bu
sebebten bundan sonra ne zaman Ümmü Varaka (r.anhâ)’yı görse; kendisine
“şehîde”
diye hitab ederdi. Resûl-i
Ekrem (s.a) Efendimiz zaman zaman Ümmü Varaka (r.anhâ)’yı evinde
ziyaret
ederdi. Hal hatırını sorardı. Ashab-ı kiram böylesi fırsatları ganîmet
bilirdi.
Böyle zamanları en iyi şekilde değerlendirmeye gayret ederlerdi.
Efendimize
ikramda bulunabilmek onu memnun edebilmek için adeta yarışırcasına
ellerinden
gelen hizmeti yapmak isterlerdi. Bu arada zihinlerini meşgul eden
konularda
sorular sorarlardı. Birgün,
ensarlı bir hanım vefat etmişti. Ümmü Varaka (r.anhâ) dînî konulara çok
meraklı
idi. Kendi kendine: “Acaba öldükten sonra birbirimizi görür müyüz? diye
zihninden geçirdi. Bu soruya cevap aradı. İki Cihan Güneşi Efendimizin
evine
geldiği bir sırada bu konuyu açtı ve: “Ya Rasûlallah! Öldüğümüz zaman
birbirimizi görür müyüz?” diye sordu. Resûl-i Ekrem (s.a) Efendimiz
şöyle cevap
verdi: “Can, ağaca konmuş bir kuş gibidir. Öyle ki, kıyâmet günü
geldiğinde
her can cesedine girer.” buyurdu. Ümmü
Varaka (r.anhâ)’nın biri erkek biri de kadın iki kölesi vardı.
Vefatından sonra
onların hürriyetlerine kavuşturulmalarını vasiyet etti. Köle ile câriye
hırsa
kapıldılar. Şeytana uydular. Bir an evvel hürriyetlerine kavuşma
düşüncesiyle,
aralarında anlaşıp Ümmü Varaka (r.anhâ)’ya sûikast hazırladılar.
Odasına zorla
girip öldürüp kaçtılar. Bu
hâdise
Hz. Ömer (r.a) devrinde oldu. Bütün müslümanları derinden üzdü. Halife
bu
haberi duyar duymaz: “Rasûlullah (s.a) doğru söyledi.” dedi. Ona
müjdelenen
şehitliğin gerçekleştiğini anladı. Suçluların yakalanması için emir
verdi.
Suçlular kısa zamanda yakalanıp gerekli sorgulamaları yapıldıktan ve
cürümlerini itiraf ettikten sonra suçlarının cezâsını idam edilerek
ödediler.
Medine’de asılarak idam edilen ilk suçlu bu iki köle oldu. Hz. Ömer
(r.a) zaman zaman arkadaşlarına: “Kalkın gidip şu şehîdenin kabrini
ziyaret
edelim” derdi.Ümmü Varaka (r.anhâ) ashâb arasında sayılan ve sevilen
bir İslâm
hanımefendisiydi. Allah ondan râzı olsun. Rabbımız şefaatlerine nâil
eylesin.
Amin Mustafa
Eriş |