MÜZELER
Rize
Atatürk Müzesi (Mataracı Mehmet Efendi Evi)
Müftü
Mahallesi'nde yer
alır. Kuzeyinde geniş bir bahçesi vardır. 20. yy'ın başlarında
yapılmıştır. İç
sofalı, planlı, üç katlı bir evdir. İkinci katta, kuzeydoğudaki oda
Atatürk'ün
kaldığı odadır.
Atatürk,
1924 yılı Eylül ayında
"Atatürk'ün Sonbahar Gezisi" olarak bilinen birkaç ay süreli bir
geziye çıkmış, bu gezi sırasında Karadeniz illerini ziyaret etmiştir.
İşte bu
gezi günlerinde Atatürk, beraberinde eşe Latife Hanım, birkaç
milletvekili olduğu
halde 17 Eylül 1924 gürü Trabzon'dan Hamidiye Vapuru ile Rize'ye
gelmiş, Rize
de coşkun gösterilerle karşılanmıştır. O geceyi Rize'de Mataracı Mehmet
Bey'in
evinde geçiren Atatürk, ertesi günü şehirde bazı ziyaretlerde bulunmuş,
incelemeler yapmış, saat 16.30'da ayni vapurla Giresun'a hareket
etmiştir.
Çatısı ile birlikte 3 katlı olan ev 1902 yılında Mataracı ailesi
tarafından
yaptırılmıştır. Rize'de Atatürk'ün bir gece konuk olduğu ev, daha sonra
sahibi
Mehmet Mataracı'dan yeğeni Osman Mataracı'ya geçmiştir. Atatürk'ün 100.
Ölüm
yıldönümü dolayısı ile Atatürk Müzesi yapılmak üzere, Osman Mataracı
evini Rize
Özel İdaresine bağışlamıştır. Mataracı Mehmet Efendi Evi restore
edilmiş ve
müze olarak 27.12.1985 tarihinde ziyarete açılmıştır. Evin bir bölümü
de Kültür
Merkezidir. Zemin katta, Rize İl merkezinden toplanan kitabeler ve
mezar
taşları, birinci katta ise bazı ahşap oymalı mimari parçalar, dokuma
araç
gereçleri, etnografik eserler sergilenmektedir. İkinci katta ise
Atatürk
zamanından kalan eşyalar, Atatürk'e ait giysiler, Kurtuluş Savaşı ve
Atatürk'e
ait fotoğraflar bulunmaktadır
Rize Müzesi
Rize Müzesi Müdürlüğü 1984 yılında Atatürk evi
olarak hizmet vermeye başlamıştır. Kültür Bakanlığı tarafından şehir
merkezinde restorasyonu tamamlanan iki adet eski eser yapıdan sarı ev
olarak adlandırılanın teşhir ve tanzimi tamamlanarak 27.06.1998
tarihinden itibaren müze olarak parçalanmış olup, zemin kat kafeterya
bölümü ve ikinci kat ise yöresel yemeklerin sunulduğu lokanta olarak
hizmet vermektedir. Rize müzesinde 52 arkeolojik, 1014 etnografik, 594
sikke, 17 Mühür ve mühür baskısı ve 3 arşiv vesikası, 17 el yazması
olmak üzere toplam 1695 envanterli eser bulunmaktadır.
KALELER
Rize Kalesi
Şehir merkezinin
güneybatısında yer alır. İç
Kale ve Aşağı Kale'den meydana gelmektedir. Yoğun yerleşme sebebiyle
Aşağı Kale tamamen yok olmuş, batı tarafından bazı sur parçaları ve
kuleleri günümüze gelebilmiştir.
Bozuk
Kale
İl merkezinin 10
km
doğusunda Gündoğdu'da,
aynı adla anılan derenin kenarında yer alır. Denizden 30 m yükseklikte
kurulmuş küçük bir gözetleme kulesidir. Karadeniz sahillerinde sık
görülen küçük orta çağ kalelerinden biridir.
Cihar
Kale
Sahilden 7 km
içeride, Yücehisar Köyü
sınırları içinde Hemşin Deresi'nin doğusunda yer alır. Ana plan
yuvarlaktır. Surların taş işçiliği muntazam değildir. Kapısı
kuzeydoğudadır ve iki kule ile desteklenmiştir. Ortada yarım daire
planlı bir kule bulunmaktadır.
Kız
Kalesi
Pazar İlçe
merkezinin
batısında küçük
bir yarımada üzerinde kurulmuştur. Kayaklık bir zemin üzerinde bulunan
kalenin kara ile bağlantısı kesilmiştir. Yaklaşık 7x7 m boyutlarındaki
kalenin duvarlarında muntazam taş işçiliği görülür. Giriş kapısı
batıdandır. Güney surlar yıkılmıştır. Sağlam kalan duvarlarda mazgal
pencereleri ve yuvarlak kemerli üst kat pencereleri yer almaktadır.
Kız
Kalesi'nin kesin olarak kimin tarafından yapıldığı bilinmemektedir.
13.-14. yüzyıllarda Trabzon Devleti zamanında yapıldığı sanılmaktadır.
Kale, Osmanlı döneminde onarılarak kullanılmıştır.
Zil Kale
Bölgenin en
dikkate
değer eserlerinden
birisidir. İlçe merkezinin 15 km güneyinde, Fırtına Deresi'nin batı
yamaçları üzerinde kurulmuştur. Kalenin üzerinde inşa edildiği sarp
kaya kütlesi denizden 750 m dere yatağından yaklaşık 100 m
yüksekliktedir. Kale; dış surlar, orta surlar ve iç kaleden meydana
gelmektedir. Kale doğal bir kaya kütlesi üzerinde kurulmuştur. Dış
kalenin kapısında kuzeybatı yönündeki patika bir yolla ulaşılır.
Kuzeydeki kapının söğe taşları sökülmüştür.
Bir teras
yardımıyla
orta
surlar seviyesine çıkılır. Buradan ikinci kapı yardımıyla kale
içerisine girilir. Orta kale içerisinde üç önemli yapı bulunmaktadır.
Bunlar muhafız binası, şapel ve başkuledir. Kulenin dört katlı olduğu,
duvarlardaki hatıl izleri ve kiriş deliklerinden anlaşılmaktadır.
İçerisinde ince bir bölüntü duvarı ve dolgu toprak vardır. Duvarlar
üzerinde doğu yönünde kemerli pencereler, diğer taraflarda mazgal
delikleri bulunmaktadır. Kulenin üstünün dendanlı bir teras şeklinde
olduğu belirlenmiştir. Duvarlar içerisinde dikey uzanan boru yuvaları
belki de kapanmış sarnıçları su akıtıyordu.
Kale-i Bala (Yukarı
Kale)
Çamlıhemşin
İlçesi'ne
40 km uzaklıkta,
Hisarcık Köyü sınırları içerisinde Fırtına Deresi'nin kaynaklarına
hakim bir noktada kurulmuştur. Kaynaklarda geçen bir diğer adı da Varoş
Kale'dir. Kalenin ana planı dikdörtgen olarak tanımlanabilir. Doğusu,
güneyi ve kısman kuzeyi sarp kayalıktır. Batı tarafı eğimli bir arazi
üzerindedir. Giriş kapısı kuzeybatıdadır.
Kalenin kurulduğu yer ve
duvar işçiliği bakımından Zil Kale ili ilişkisi açıktır. Zil Kale ile
aynı tarihlerde yapılmış olmalıdır.
ÇEŞMELER (4)
Şehitler Çeşmesi
Rize İslampaşa
Mahallesi'nde
eski Güneysu yolu üzerinde bulunan bu çeşme, 1916 yılında şehrin
savunmasında şehit olan askerlerin gömüldükleri yerde 1917 yılında
yapılmıştır. Rus işgali sırasında Ruslar bu şehitlikten yol geçirmek
isteyince şehitlerin mezarları buradan kaldırılmıştır. Bu nakil işlemi
yapılırken askerlerin üzerinden çıkarılan madeni paralarla halk bu
çeşmeyi yaptırmıştır.
Çeşme yuvarlak kemerli ve tek cephelidir. Kemeri üzerinde Bayburtlu
Hicranı’nin Latin harfleriyle yazdığı kitabesi bulunmaktadır.
Kitabe:
Hat çekip damga bırakma iki üç yaz bir iki
Arif anlar, anlasınlar ne imiş bu hattaki
Biz vatan kurbanıyız. “Şehitler Çeşmesine gel
Fatiha ver kâse sunsun hurilerin derneği
Meydan Çeşmesi (Merkez)
Rize il merkezinde XIX. yüzyılda halk içme suyunu kuyulardan
sağlıyordu. Rus işgali sırasında belediye reisliği yapmış olan Hacı
Eşref Efendi’nin vasiyeti üzerine şehre su getirilmiş ve şehrin çeşitli
yerlerinde yapılan çeşmelerden akıtılmıştır. Bunun için de evlatlığı
Hafız Osman Efendi’yi görevli kılmıştır.
Hacı Eşref suyuna bağlı olan Meydan Çeşmesi Hacı
Eşref ve Tarım Sokaklarının kesiştikleri köşede bulunmaktadır.
Çeşme kesme taştan tek cepheli olup üzerinde
XX.
yüzyılın başlarına özgü bezemeler bulunuyordu. Bu çeşme 1980’li
yılların sonlarında yıktırılmıştır.
Fatma Hanım Çeşmesi (Merkez)
Rize il merkezinde bulunan bu çeşmeyi Fatma Hanım isimli bir kadın 1914
yılında yaptırmıştır. Çeşme yıkılmıştır.
Mataracızade Hacı Mustafa Efendi Çeşmesi (Merkez)
Rize il merkezinde, Yenimahalle’de Taşcıoğlu Camisi’nin önünde bulunan
bu çeşmeyi Mataracızade Hacı Mustafa Efendi 1886 yılında yaptırmıştır.
Günümüze gelemeyen bu çeşmenin kitabesi Rize Atatürk Müzesi’nde
bulunmaktadır.
EVLER
Eski
Rize Evleri
Şehir
merkezinde çok
az sayıda eski ev
koruma altına alınmıştır. Bunların da iki, üç tanesi korunup
yaşatılmaktadır. Rize evlerinin yapımında geleneksel yapı malzemeleri
ve teknikleri kullanılmıştır. Bu evler yığma taş ve dolma göz
tekniğinde yapılmış duvarlar, dört yana eğimli, kiremitle kaplı
çatılara sahiptirler. Şehir evleri genellikle iki veya üç katlıdır.
Zemin katta, ahır, kiler gibi servis hacimleri kullanılır. 1.katta
mabeyn, sofa ve odalar bulunmaktadır. Mabeynde (esas yaşanılan
alan) Bulunan ocakta yemek pişirilir. Odalar geleneksel olarak
tasarlanmışlardır ve bazıları ahşap süslemelidirler.
Tuzcuoğulları Evi
Rize'nin en
eski
evlerinden birisidir.
18. yy olarak tarihlenebilir. Üç katlı olarak yapılmış mabeynli bir
evdir. İçerisinde de çok sayıda oda, hela ve banyo bulunmaktadır. Evin
dışında ayrıca bir mutfak ve konak hamamı yer almaktadır.
Çağlayan Mustafa Hacaloğlu Evi (Fındıklı)
Köyün
girişinde,mahallenin batısında
mahallenin batısında yer alır. Beş katlı geleneksel ev ve serenderin
oluşturduğu yapı Bölgenin en eski ve tipinin en iyi örneklerinden
birisidir.
Hurşit Bey Evi (Fındıklı)
1849 yılında
Mehmet
Usta tarafından
yapılmıştır. İki katlı, hayatlı tipte bir evdir. Zemin kat ahır,
birinci kat esas yaşama alanıdır. Zemin kat yonu taş, birinci kat dolma
göz duvarlara sahiptir. Evin esas planı mabeyne (hayat) bağlı bir iç
hayat ve etrafındaki odalardan oluşmaktadır. Odaların kapı kanatları,
yüklükleri, tavanlar ahşap süsleme bakımından zengindir. Taş ocakların
alınlıkları yaşmakları üzerinde bitkisel süslemeler ve kitabeler yer
alır. Evin süslemeli odası batıdaki baş odadır. Burada yan duvarlar
üzerinde bazı büyük yapıları cami, saray, gemi, tren, top arabası gibi
tasvirler yer almaktadır. Evin giriş katındaki yarım daire merdiven ve
eve su girişini sağlayan taş yalaklar ilginç özellikler taşırlar.
KÖPRÜLER
Şenyuva
Köprüsü (Çamlıhemşin)
Eski adıyla
Çinçiva
Köprüsü bölgenin taş
köprülerinden birisidir. Tek bir kemerle Fırtına Deresi geçilmiştir.
Ayrıca korkuluk duvarı tamir edilerek üzerine demir bir kısım ilave
edilmiştir. Köyün yaşlıları 1699 tarihli bir kitabesinin 1946 yılındaki
bir selde kaybolduğunu kaydederler. Eğer bu doğru ise, yapı bölgenin en
eski köprülerinden birisidir.
Köprüköy Köprüsü (Çamlıhemşin)
Fırtına Deresi üzerinde kurulu taş
köprülerinden birisidir. Köprünün batı ayağına küçük bar tabliye kemeri
ilave edilmiştir. Tabliyesi iki yandan dik olan köprünün korkuluk
duvarları kısmen yıkılmıştır. Köprünün 19. yüzyıl sonlarında Türk
ustalar tarafından yapıldığı bilinmektedir.
Çağlayan Köprüsü (Fındıklı)
Köyün merkezinden geçen Abu Deresi
üzerinde kurulmuştur. Bölgedeki yaygın taş köprülerden birisidir. Tek
bir kemer gözünden oluşur. Son yıllarda kullanılmayan köprünün
korkulukları yıkılmıştır. Yapıldığı tarih bilinmemektedir.
Güneyce Köprüsü (İkizdere
Güneyce'nin merkezinden geçmekte olan
İyidere Suyu üzerinde yapılmış tek gözlü taş köprüdür. 1901 yılında
inşa edilmiştir.
CAMİLER
İskende
Cafer Paşa Camii
İslampaşa
Mahallesi'nde
geniş bir hazire
içinde İslampaşa ve Kurşunlu Camii olarak da anılmaktadır. H. 978/M.
1570 yılında İskender Cafer Paşa tarafından yaptırılmıştır. Cami ahşap
bir son cemaat yeri, taş duvarlı ve kubbe ile örtülü bir harim
kısmından meydana gelmektedir. Caminin duvarları moloz taşlarla
örülmüştür. Harimin kuzeybatı köşesinden minareye çıkılmaktadır. Kare
planlı harime kuzey cephedeki kapı ile girilir. Her cephedeki iki
pencere aydınlanmayı sağlar. Bu pencereler düz letonludur. Ayrıca
sekizgen kubbe kasnağı üzerinde yuvarlak kemerli pencereleri vardır.
Tromplara oturan kubbe içinde demir parmaklıklı bir kandilliğe
sahiptir. Kubbe dıştan ise kurşun kaplıdır. Taş mihrap sade bir
görünüme sahiptir. Camiye göre oldukça büyük olan ahşap minber yenidir.
Eskiden ahşap olan mahfil son yıllarda betonarme olarak yenilenmiştir.
Süslemeler de yenidir.
Büyük
Gülbahar Sultan Camii
Bütünüyle
dikdörtgen planlı olan cami son cemaat yeri ve harim kısmından meydana
gelen kırma çatılı bir yapıdır. İnşa tarihi kesin olarak
bilinmemektedir. Son cemaat yeri bir subasman üzerine oturur. İki katlı
taş ve ahşap olarak inşa edilmiştir. Doğu tarafında imam odası,
batısında bir odunluk ile üst kata çıkan merdiven bulunmaktadır. Üst
kat bağdadi olarak inşa edilmiş, kurs yeri olarak kullanılmaktadır. Son
cemaat yerinden çıkılan minare batıdadır. Harim kısmının duvarları
düzgün yonu olarak mahalli siyah taştan yapılmıştır. Son cemaat yeriyle
birlikte dört omuz bir çatıya sahiptir. Üzeri kiremit kaplıdır. Kare
planlı harim kısmına son cemaat yerinden ve batıdaki kapıdan girilir.
Girişin üzerinde iki sütunla taşınan ahşap bir mahfil bulunmaktadır.
Tavan ahşap olup ortada bağdadi bir kubbeye sahiptir. Harim kısmını
doğudan üç, diğer cephelerde iki olmak üzere, çift sıra yuvarlak
kemerli pencereler aydınlatır. Mihrap yivli sütünlarla sınırlandırılmış
ve yatay dilimli bir nişe sahiptir. Ahşap minber sadedir. Gülbahar
Camii birkaç defa yıkılıp yapılmıştır.
Küçük Gülbahar Hatun Camii
Küçük Gülbahar
Hatun
Mahallesi'ndedir.
Büyük Gülbahar Camii'nin doğusunda yer alır. Eski cami harap olunca
1956 yılında biraz kuzeye kaydırılarak yeniden yaptırılmıştır. İlk yapı
16. yy'da, Yavuz Sultan Selim'in eşi, Gülbahar Sultan'a atfedilmiştir
Orta
Camii
Şehir
merkezinde
Yeniköy
Mahallesi'ndedir. İlk cami 1737 senesinde yapılmıştır. Bugünkü cami ise
1941 yılında yeniden inşa edilmiştir. Dikdörtgen planlı cami kalın taş
duvarlı ve kırma çatılıdır. Kuzey, doğu ve batı tarafından kapıları
vardır. Son cemaat mahalli olmayan caminin giriş kısmı üzerinde mahfil
bulunmaktadır.
Kale
Camii
Kale
Mahallesi'nde ve Rize İç
Kalesi'nin güneyinde bulunur. 1658 yılında yapılan cami son zamanlarda
yenilenmiştir. Arazinin eğiminden dolayı bir zemin kata sahiptir. Zemin
kat taş, üst kat betonarme olarak yapılmıştır. Örtü kırma çatılı olup,
kiremit kaplıdır. Caminin doğusunda imam odası ve bir servis hacmi
bulunmaktadır. Harime küçük bir son cemaat kısmından gidilir. Düz ahşap
tavanlı harim, yuvarlak kemerli geniş pencerelerle aydınlatılmıştır.
Müftü Mahallesi Camii
1785 tarihli eski
caminin yerine biraz kuzeye
kaydırılarak 1965 yılında yeniden yapılmıştır. Camiye sonradan ilave
edilen son cemaat mahallinden girilmektedir. Ayrıca doğuya açılan bir
kapısı vardır. Muntazam kesme taştan yapılmış caminin harimini yüksek
kasnaklı, kurşun kaplı bir kubbe örter, kuzeybatı köşede taş minare yer
alır. Caminin mihrabı taş, minberi ahşaptır. H.1200/M.1785 tarihinde
yapılmış cami kırma çatılı idi. Cephelerden iki sıra pencere ile
aydınlanıyordu. Bu cami H.1282/M.1865'te etraflıca onarılmıştır
Reşadiye Camii
Reşadiye
Mahallesi'nde
yıkılıp yenilenen
camilerden birisidir. Eski caminin yapılışı 1671 olarak kabul
edilmektedir. Bugünkü cami 1962 yılında yaptırılmıştır.
Camiönü Cami
Camiönü Mahallesi'nde yer alır. Halk
arasında
Fener Camii olarak da bilinir. Kitabesine göre eski cami 1698 yılında
yapılmıştır. Eser 1949 yılında yenilenmiştir.
Değirmendere Camii
Değirmendere
Mahallesi'ndedir. Bu cami de
yenilenerek günümüze gelmiş tarihi eserlerden birisidir. İlk cami
H.1200/M.1786 yılında yaptırılmıştır. Bu cami H.1327/M.1911 yılında
onarılmıştır. Minaresi sonradan yapılmıştır.
Taşçıoğlu Camii
Yenimahalle'de
yer
alır. Yıkılıp yenilenen
camilerden birisidir. H.1126-1131/M.1714-1718 tarihleri arasında
Cezayirli Kaptan Ali Paşa tarafından yaptırılmıştır. Bu caminin mimari
özellikleri hakkında bilgimiz yoktur. Büyük bir ihtimalle kırma çatılı
bir yapıydı. Bu caminin H.1250/M.1834 yılında onarıldığını biliyoruz.
20. yy'ın başlarında camiye Taşçıoğlu adlı bir hayırsever tarafından
bir kısım ilave edilerek, onartılmış, bundan sonra cami Taşçıoğlu Camii
olarak anılmıştır. Caminin 1940 yılında yeniden onarıldığı
bilinmektedir. Bugünkü caminin inşaatına 1979 yılında başlanmış ve uzun
yıllar sürmüştür.
Şeyh Camii
Şehir merkezinde,
eski
Vilayet Konağı'nın
güneyinde eski Piri Çelebi Mahallesi'nde yer alır. İlk cami 1711
yılında yapılmıştır. Bu yapı bazı onarımlarla 1953 yılına kadar
gelmiştir. Bugünkü caminin inşası 1953-1965 yılları arasında
tamamlanmıştır. Şeyh Camii, Merkez Camii'nden sonra Rize'nin en büyük
ve özen gösterilerek yapılmış camisidir. Beş bölümlü bir son cemaat
mahalli ve kare bir harimden meydana gelen çifte minareli bir eserdir.
Merkez Uzunkaya Köyü Camii
Köyün merkezinde
eski
bir mezarlığın kenarında
yer alır. İlk olarak 19. yy'da yapıldığı tahmin edilen cami son
yıllarda yıkılarak yenilenmiştir.
Bugünkü cami kesme taş duvarlı,
dikdörtgen
planlı bir yapıdır. Camiye doğudan girilmektedir. Harimde, kuzey
cephede bir mahfil bulunmaktadır. Mahfilin köşk kısmında ve kapılarında
eski camiden kalan ahşap süslemeli parçalar kullanılmıştır. Taş
minaresi kuzeybatıdadır. Caminin doğusunda imam evi ve Kur'an Kursu
yapılmıştır.
Ekşioğlu Camii (Ardeşen)
Bu cami ilçe
merkezinde
Çiftekavak
Mahallesi'nde yer alır. Onarılıp yeni ilaveler yapılarak günümüze
gelmiştir. İlk cami Ekşioğlu Hacı Mustafa Efendi tarafından inşa
edilmiştir. Bu yapı H.128/M. 1869 yılında yenilenmiştir. Yenilenen
caminin kuzeyine, yakın yıllarda bir kısım ilave edilmiş, kuzeybatısına
da minare yapılmıştır.
Seslikaya Köyü Camii (Ardeşen)
Köyün merkezinde
yer
alır. 1801 yılında
yapılmış, bölgenin ahşap süslemeli camilerinin güzel bir örneğidir.
Yapı malzemesi muntazam yontulmuş taş ve ahşaptandır. Dikdörtgen planlı
olan caminin yakın yıllarda önüne yeni bir kısım ilave edilmiştir.
Kuzeydoğudaki minare de bu sırada yapılmıştır. Harime kuzey cephedeki
kapıdan girilir. Girişin üzerinde mahfil bulunur. Harimin
aydınlatılması, her cephede altta büyük, üstte küçük düz lentolu ikişer
pencere ile sağlanmıştır. Caminin taş mihrabı sadedir. Esas önemli olan
ahşap süslemeli minber, mahfil ve tavandır. Minberin yan yüzleri ve
korkulukları barok karakterli kıvrım dallar, S kıvrımları ile
doldurulmuştur. Aynalıkta kıvrım dallar arasında stilize laleler
bulunur.
Tunca Köyü Camii (Ardeşen)
Meyilli bir
arazide
kurulmuştur. 1902-1909
yılları arasında yaptırılmıştır. Kesme taştan inşa edilmiş, kırma
çatılı bir camidir. Zemine bir medrese katı yerleştirilmiştir. Son
cemaat mahalli olmayan camiye kuzey cephesinin ortasından ve kuzey
batıdan girilir. Harim düz letonlu iki sıra pencere ile
aydınlatılmıştır. Caminin taş mihrabı sade bordürlerle çevrilmiştir.
Minber ahşaptır ve yüzeyi bütünüyle barok karakterli bölgesel
motiflerle süslenmiştir.
Yukarı Durak Camii (Ardeşen)
Büyük Mahalle'de
H.1156/M.1743 yılında inşa
edilmiştir. Kalın taş duvarlara sahiptir. Kapı kanatları ve minberi
orijinaldir ve ahşap süslemelidir. Cami günümüze gelinceye kadar birçok
onarım geçirmiştir.
Işıklı Camii (Ardeşen)
Son zamanlarda
kuzey
cephesinde bir son cemaat
mahalli eklenmiştir. Esas cami muntazam taş duvarlı, kırma çatılı bir
yapıdır. 1887 yılında yaptırılmıştır. Süsleme bakımından ahşap minber,
tavan ve mahfil önemlidir. Minber süslemesi, Tunca Camii minberine
benzer. Büyük bir dair içerisinde çıkan C kıvrımları ile barok
karakterli diğer motifler bütün yüzeyi kaplamıştır.
Şenköy Camii (Çamlıhemşin)
Son derece
meyilli bir
arazide yapılmıştır.
İki katlı bir camidir. Zemin kat taş duvarlı, esas kat bütünüyle
ahşaptır. Geniş saçaklı olan caminin dört omuzlu kiremit kaplı bir
çatısı vardır. Bölgenin geleneksel ahşap camilerinden birisidir. Ahşap
süsleme mahfil korkuluğunda ve minberde görülür. Nakış ve kalem işi
süslemeler sadedir. Cami 1900 yılında köy halkı tarafından yapılmıştır.
Aşağı Çamlıca Köyü Camii
(Çamlıhemşin)
Taş duvarlı iki
katlı,
kırma çatılı bir
yapıdır. Zemin kat medrese olarak yapılmıştır. Medrese katına kuzeydoğu
köşesindeki kapı ile girilir. Bu kısım epeyce elden geçmiştir. Sadece
batı duvarlarında bir ocak kalmıştır. Hariminahşap döşemesi son
yıllarda betonarme olarak değiştirilmiştir. Caminin minberi çok iyi bir
ahşap işçiliği gösterir. Sahte kemerli iniş kompozisyonları üzerinde
bir daireden çıkan S ve C kıvrımlı yan yüzleri kaplar. Dilimli
kemerlerle taçlandırılan nişler ve üçgen aynalık, sadeleştirilmiş bir
barok üslubu yansıtır.
Cafer Paşa Camii (Çayeli)
Denize hakim bir
teras
üzerinde, eski bir
mezarlığın yanında yer alır. 1467 yılında yaptırılan camii onarımlarla
günümüze gelmiştir. Bugünkü caminin kuzey tarafına yeni bir kısım ilave
edilmiştir. Burası imam evi ve Kur'an Kursu olarak kullanılmaktadır.
Esas cami kareye yakın, dikdörtgen planlı bir harimden meydana
gelmektedir. Moloz taş duvarlı olup, kiremit kaplı kırma çatıya
sahiptir. Harimin girişinde iki ayağa oturan bir mahfil bulunur. Harim
yanlarında üçer, kıble tarafında ikişer pencereye sahiptir.
Ormancık Camii (Çayeli)
Mahmutlu ve Geyik
Mahalleleri arasında yer
alır. Bölgenin geleneksel ahşap yığma duvarlı, kırma çatılı
camilerinden birisidir. 1826 yılında yaptırılmıştır. Caminin bir zemin
katı bulunmaktadır. Burası eskiden medrese-mektep olarak
kullanılıyordu. Esas cami bir giriş bölümü ve harim kısmından meydana
gelmektedir. Giriş bölümündeki sedirlerde oturulmaktadır. Bu bölümün
üzerindeki mahfil ve saçağı dört ahşap sütun taşımaktadır. Bu mahfile
iç mahfilden bir kapı ile girilir. Caminin ahşap oyma olarak oya gibi
süslendiği görülür. Ahşap süslemeler kapı, minber, mihrap ve mahfil
üzerinde yoğunlaşmıştır. Kemerli kapının kanadı ve geniş çevresi
üzerinde; kıvrımdal kompozisyonu tek bir ağaçtan oyulmuş mihrap nişinin
kenarındaki bordür üzerinde de yer alır. Nişin kavsarası ve köşelikleri
geometrik olarak çizgi bezemelidir. Mihrabın dış çerçevesi üzerinde geç
devirde yapılmış boyalı bir bordür yer alır.
Fındıklı Merkez Camii (Fındıklı)
Bir son cemaat
yeri ve
dikdörtgen planlı harim
kısmından meydana gelen kırma çatılı bir camidir. Birkaç yapı evresi
geçirmiştir. İlk caminin 18. yy'da yapıldığı tahmin edilmektedir. Alt
kat revaklı bir girişten sonra iki odadan oluşmaktadır. Üst kat Kur'an
Kursu olarak kullanılmaktadır. Bu kısım Rize'nin benzer camileri gibi
20. yy başlarında yapılan bir onarımla bugünkü durumuna kavuşmuştur.
Meyveli Köyü Camii (Fındıklı)
Orta Mahalle'de
yer
almaktadır. İki katlı,
bölgenin tipik ahşap yığma camilerindendir. 1871 yılından Mustafa Bin
Alişan tarafından yaptırılmıştır. Zemin kat medrese bölümüdür.
Medresenin iç kısımları yıkılmıştır. Sadece ocaklar günümüze gelmiştir.
Caminin cephesine yeni bir kısım ilave edilmiş, son cemaat mahalli
kısmen bozulmuştur. Son cemaat mahallinin üzerinde, iç mahfile
bağlantılı fevkani bir mahfil bulunur. İç mahfili U şeklinde kıble
duvarına kadar uzanır. Süsleme bakımından minber aynalığı, mahfil köşkü
ve korkulukları zengindir. Minber üzerinde geometrik, korkuluklar
üzerinde ise halat örgü ve yatay palmet dizilerinden meydana gelen
süsleme unsurları görülür. Ayrıca sütun başlıkları üzerinde Mührü
Süleyman motifine de yer verilmiştir.
Kıbledağ Camii (Güneysu)
Köyün merkezinden
Ilıca
Mahallesi'ne taşınmış,
1862 yılında yapılmıştır. Bölgenin geleneksel ahşap camilerinden
birisidir. Taşınma sırasında beton bir zemin kat üzerine oturtulmuş,
kuzeyine yeni bir kısım ilave edilmiştir. Bununla birlikte caminin
orijinal unsurları korunmuştur.
Bilen Köy Camii (Hemşin)
Köyün merkezinde
iki
katlı olarak yapılmıştır.
Alt kat, kısmen ahşap duvarlı olarak inşa edilmiş medrese bölümüdür. Bu
katta iki bölümlü bir dershane ve bir hoca odası bulunmaktadır.
Dershanede taş ocaklar, eski sıra ve kürsü parçaları mevcuttur.
Güneybatıda ocağı bulunan oda hocaya aittir. Caminin kuzeybatısında
hayat kısmı bulunur. Harim kısmına ahşap oymalı bir kapı ile girilir.
Giriş bölümünün üzerinde yer alan mahfili U planlı olup yanlarda kıble
duvarlarına kadar uzanır. Doğu taraftaki ahşap ayakların farklılığı,
mahfil uzantısının geniş olması bu kısmın sonradan ilave edildiğini
göstermektedir. Gerçekten de yaşlı köylüler caminin genişletildiğini
söylemektedirler.
Çamlık Köyü Merkez Camii
(İkizdere)
Eğimli bir
arazide
oluşturulan bir teras
üzerine kurulmuştur. Batısında bir medrese, imam evi bulunmaktadır. 19.
yüzyılın sonlarında yapılmış ahşap camilerden birisidir. Esas cami
kısmında batı cephesinin ortasından girilir. Kuzey kısmında mahfil
bulunur. Harim sadece güney cephesindeki iki sıra pencere ile
aydınlatılmıştır.
Şimşirli Köyü Camii (İkizdere)
Arazinin
eğiminden
dolayı yüksek taş duvarlı
bir subasman üzerine kurulmuştur. 1853-1857 yılları arasında Ahmet Usta
tarafından yapılmış ahşap yığma bir camidir. Cami kareye yakın bir
dikdörtgen alanı kaplar plan kuzey cephedeki giriş ve harimden meydana
gelmektedir. Giriş kısmının üzerinde iç mahfile bağlanan fevkani bir
mahfil bulunmaktadır. Kuzeyinde bir medresesi vardır. Bu medrese ile
cami arasında 1988 yılında yapılan minare yer almaktadır.
Güneyce Hacı Şeyh Camii
(İkizdere)
Kurtuluş
Mahallesi'nde
meyilli bir arazide
kurulmuştur. H.1304/M.1887 tarihinde İstanbul Kütüphane Müdürü Hacı
Osman Niyazi Sipahioğlu tarafından yaptırılmıştır. Ustaları ise Pazarlı
Ali ve Hasan'dır. Zemin katında taş duvarlı bir medrese katına
sahiptir. Esas cami ahşap olarak inşa edilmiştir. Kuzeydeki giriş
kapısının sağında birkaç mezardan oluşan bir hazire vardır. Harimin
batı duvarı eğimden dolayı taş yapılmıştır. Ana plan, giriş bölümü ve
harim kısmından meydana gelmektedir. Giriş tadil edilmiştir.
Kalıntılardan anlaşıldığına göre kuzey cephede diğer camilerdeki gibi
içeriye bağlı bir fevkani mafil vardı. Bugün giriş bölümünün sağında
ocaklı orijinal bir oda bulunur. Bu oda sol tarafa yerleştirilmiştir.
Zivane Köprüsü Camii
Cami Of'un Keler
Köyü'nden sökülerek bugünkü
yerine çay alım merkezinin üzerine kurulmuştu. 1834 yılında
yapılmıştır. H.Hoca Köyü'nün Zivane Köprüsü mevkiindedir. Bölgenin
ahşap camilerinin en iyi örneklerinden birisidir. Yapı ahşap süsleme
bakımından çok zengindir. Kapı, mihrap, minber, mahfil ve tavan çok
çeşitli motif ve kompozisyonlarla süslenmiştir. Kapı kanatları ve yan
pervazlarında stilize hayat ağaçları yer almaktadır. En dışta hasır
örgülü panolar bulunmaktadır. Ahşap mihrap nişini, kıvrımdallı stilize
bir ağaç çevreler. Minberin yan aynalıkları, Şimşirli Camii gibi dikey
panolara bölünmüş olup, her pano içerisinde, dalları lalelerle
sonuçlanan ağaç motifleri yerleştirilmiştir.
Yücehisar Camii
(Pazar)
Köyün merkezinde
yer
alır. Bir medrese ile
birlikte 1799 yılında Ayşe Hanım tarafından kargir olarak inşa
ettirilmiştir. Camiye kuzey taraftaki medreseden iki kapı ile gidilir.
Harim doğu batı yönünde uzanır. Giriş bölümü üzerinde mahfil kısmı
bulunur. Caminin kuzeybatıdaki ana giriş kapısının kanatları üzerinde
geometrik sekizgen geçmelerden oluşan bir süsleme vardır. Minber
aynalığı üzerinde birçok karakterli, merkezde büyük bir daireye
bağlanan S ve C kıvrımlarına yer verilmiştir. Mahfil korkuluklarının iç
yönünde geometrik ve bitkisel süslemeli bir bordür dolaşmaktadır.
Caminin ahşap süslemeleri Hemşin Bilenköy Camii ile yakın benzerlik
göstermektedir.
Seslikaya Süleyman Dede Türbesi
Ardeşen Seslikaya
Köyündedir Yenilenen türbe
kare planlı ve betonarme bir kubbeye sahiptir. Bu türbe H.1262/M.1845
yılında yapılmıştır. Türbenin doğu yakınında taş duvarlı, dikdörtgen
planlı, beşik çatı bir türbe daha bulunmaktadır. Bu türbenin üzerindeki
H.1308/M.1890 tarihi okunmaktadır. Bu türbede Süleyman Dede'nin oğlu
yatmaktadır.
İmha ve Tahrip Olan
Eserlerimiz (3)
Yalı
Camii
Bütün eski Rize resimlerinden görülen kırma
çatılı, tek minareli, şehir merkezinde sahile yakın şadırvanlı bir
camiydi. Vakıflar tarafından satılmış ve yıkılmıştır.
Şeyh Ali Semerkandi
Hazretleri
Türbesi
Şehir meydanında Şeyh Camii önünde bulunan gayet
büyük ve sağlam bir türbeydi. Rize’ye gelenlerin ziyaret ettiği bu
türbe Cumhuriyetin ilk yıllarında, çevresindeki kitabeli tarihî
mezarlarla birlikte yıkılıp düzlenmiştir.
Kadiri Tekkesi
Şehir
meydanında Eski Hükümet Konağı ile eski Adliye binası arasında
bulunuyordu. İlk Rize valisi Hurşid Akkaya tarafından yıktırılıp
ortadan kaldırıldı.
Orta Camideki Türbe ve
Kabristan
Rize’nin
Çarşı mahallesindeki Orta cami önünde bulunan bu türbe ve tarihi
mezarlık da, meydan açma bahanesiyle yıkılıp yok edilmiştir. Bugünkü İl
Halk Kütüphanesi önünde bulunan kitabeli tarihî mezarlar da
kaldırılmıştır. Bu mezarların az bir kısmı, vereseleri tarafından
Veliköy’e nakledilmiş ve kurtarılmıştır.
Karadere Medresesi
Kalkandere ilçe merkezinde 1869 yılında Gümüşhanevi
hazretlerinin
halifelerinden Rize Kalkandereli Müderris Hüseyin efendi tarafından
inşa edilmiş iki katlı 36 odalı büyük bir eserdi. 1932
yılında nahiye müdürü tarafından, arsasına okul yapılacak bahanesiyle
yıktırılmıştır. Medrese
yanında bulunan Müderris Hüseyin efendinin kabri ile Osmanlı devrinde
nahiye müdürlüğü yapmış bir zat ve iki askerin kabirlerinin de yıkılıp
düzleneceği söylenince Cafer Güven’in (Ö.1985)
önderliğinde Hüseyin efendinin kabri ölümünden 44 sene sonra
Hüseyinhoca köyüne nakledilmiştir.
Kaynaklar:
1) T.C.
Kültür Bakanlığı Resmi Sitesi.
2) Atatürk ve Türkiye Cumhuriyeti
3) Yakın Tarihimizde Rize’de Vakıf
Eserleri
Kıyımı, Mehmet Şevket Eygi,
MilliGazete, 03.11.2005, Aktaran:
İSHAK Güven Güvelioğlu, iguvelioglu@mynet.com
4) Rize Çeşmeleri, Kent Haber
|
|