|
| Pileki Mağarası - Perili Mağara |
|
|
|
İyidere...
Rize'nin Trabzon sınırındaki şirin ilçesi
Mağaralar beldesi...
Mağaralar binlerce yıl öncesinden beri 1970'li yıllara kadar el emeği
göz nuru
ile oluşturulmuş, el emekleri bir geçim kaynağı olmuş yöre sakinleri
için.
O mağaraların içinde en büyüğü yöre de "Pileki
Mağarası"
olarak adlandırılanı türizme açılıyor
|
|
|
|
Mağaranın
şu ana kadar geziye açılan bölümün uzunluğu 1500 metreyi
geçmiş olup çalışmalar devam etmektedir.
Mağara
insan eliyle yapılmış olup; bölge halkı
tarafından pileki taşı çıkartılmak için M.Ö. 2300'li yıllradn son 30
yıla kadar kullanılmıştır. Ancak, teknolojinin gelişmesi ve
alışkanlıkların
değişmesi
nedeniyle artık buradan taş çıkartılmıyor.
Mağaranın
içinde bir çok tünel, tünellerin sonunda da boşluklar, boşlukları takip
eden tuneller, kuyular ve göller bulunmaktadır.
|
|
 |

|
 |
 |
 |
 |
 |
|
|
|
 |
 |
 |
|
Pileki; bir zamanlar yöre
mutfağının omazsa olmazlarındandı. Ekmeğin
en eski pişirilme şekli olan taş üzerinde pişirme işleminin devamı
olarak kabul
edilen, içi oyulmuş formda olan pileki özellikle Doğu Karadeniz insanı
için
önemli bir araçtı.
Büyüklüklerine
göre laz, yarım, üç
çeyrek, kotluk, ikili kotluk gibi isimle anılırdı.
Mağaradan
çevresi oyularak
alınan taşların içleri oyulur, yöre ihtiyacı fazlası deniz
yoluyla başka şehirlere pazarlanırdı. |
 |
 |
 |
|
Günümüzde
kullanan sayısı az olmakla birlikte, bilinirliğini
koruyan pilekiler mısır ekmeği pişirmede kullanılırlar. Kara taşın
oyulması ile
elde edilen pileki, bünyesine biriktirdiği ısıyı yavaş yavaş hamura
vermesi,
kısa sürede soğumaması nedeniyle tam kıvamında bir pişirme sağlar.
Yöre halkı
tarafından ekmeğe farklı bir lezzet verdiği için önemsenen pilekiyi
bugün yapan
usta sayısı yok denecek kadar azalmıştır.
|
 |
 |
Mağara güvenli olup, biriken
toprağın tamamen çıkarılmasından sonra
mağarada pileki taşının çıkarılmasında kullanılan araçlar ile ekmek
yapımında
kullanılan eşyaların yer aldığı sergide ziyaretçilere açılacaktır.
Bu sergi mağarada ekmeğin yapımının bütün aşamalarının gösterileceği
müze şeklinde olacaktır. Mağarada
sadece doğal
yemeklerin sunulacağı bir restoranda oluşturulacaktır.
Evet bilindiği gibi, ekmeği dünyada tanıtan Türklerdir. Pleki mağarası,
turizmin yanı sıra Türk kültürünün tanıtımında "Ekmek Müzesi" olarak da
yerini alacaktır.
Böyle bir hizmete vesile
oldukları için,
başta
Sayın Vali Kasım Esen'e,
Rize İyidere
ilçesine geleceğine ilklerle imza atan Sayın Kaymakam
Bülent Uygur'a,
İyidere Belediye
Başkanı Sayın Ahmet Mete'ye
ülke adına,
gelecek adına; Biriz Biz olarak
teşekkürü borç biliriz.
|
 |
 |
 |
 |
Pileki mağarasına giderken, dört mevsim,
oniki ay, üçyüzaltmışbeş gün yeşil olan bir bölgeden geçiyorsunuz.
Pileki Mağarası,Ne maviye ne de yeşile hasret, yeşilin maviyle
kucaklşatığı karadeniz gözlerinizin önünde, elinizi
uzatsanız, bir adım atsanız sanki karadenize ulaşacaksınız gibi... |
|
|
 |
|
|
 |
| Perili Mağara |
|
ve
gelelim Pileki Mağarasının hikayesine...
Amazonlar,
Karadeniz kıyısında yaşayan, Sinop’dan
Kafkaslara kadar olan bölgeyi hakimiyetlerine aldılar efsanevi
savaşçı kadınlar.
Amazonlar evlenmezdi. Aşk nedir bilinmezdi. Geçici
birlikteliklerden doğan erkek bebekler babalarına geri verilir;
kızlarsa yaya
ve at üzerinde dövüşebilmek üzere çocukluktan itibaren eğitim
görürlerdi.
Amazon
savaşçıları her yıl iki aylarını çocuk sahibi olmaya
ayırırlardı. Yalnızca savaşta adam öldürenlerin çiftleşmesine izin
vardı.
Başarılı olan savaşçılar kendilerini komşuları Gargarianlardan ayıran
dağa
gider, bekarlıklarının özgürlüğünü simgeleyen kemerlerini çıkarırlardı.
Bir
Amazon hamile kaldığında eve dönerdi. Doğan kızlar Amazonlarla kalır,
savaşçı
olarak yetiştirilirlerdi. Oğlan çocuklar babalarına geri verilirdi.
İşte bu Amazon
savaşçılarından biri bu geri dönüş esnasında, gönlümü kaptırdığı
delikanlıdan ayrılmak istemez. Ayağımı burktum
bahanesiyle arkadaşlarının yürüyüşünü yavaşlatır. Gecikipte tepki
toplamamak için, diğer kadınlar ona uymazlar, savaşçı kadın ayağım
burkuldu, yan basıyorum, yavaş geliyorum bahanesiyle aranın açılmasına
frsat verir. Kendilerini arkadan gizli gizli takip eden
delikanlıyla beraber etrafı ağaçlarla, dikenlerle çevrili, şimdiki
Pileki mağarasının derinliklerine gizlenirler.
Onlardan sonra nice sevgilinin de bu mağaranın karanlık ıssızlıklarına
sığındıkları söylenir. Belki de yeni yetme delikanlıların gecenin
karanlığında mağaranın önünden geçerken gördükleri peri misali güzel
kız, güzel kızlar... Yine gönlünü kaptıran ve o mağaraya sığınan
aşk ile ölümsüzleşen nice amazon savaşçısının ruhları mı... Yoksa
gerçekten periler mi? Yörede anlatıla gelen, yeni evli çiftlerin
gerdekten önce girdikleri mağarada periler tarafından korunan
hazineye ulaşmak için ...
Hikayenin gerisini yaşlanmayan genç ninelerimizden dinleyebilirsiniz, o
mağaraya sevdiğiyle gerdek öncesi giren... ya da onların
torunlarından....
|
|
|