Adı:
Hamsi
(Anchovy)
Engraulis
encrasicolus (Linnaeus,
1758)
Engraulis maeticus
European
anchovy (İngilizce)
Anchoa (İspanyolca
Aile:
Engraulidae (Anchovies)
Takım: Clupeiformes (herrings)
Sınıf:
Actinopterygii
(ray-finned fishes)
Max.
Boyut: 20
cm
SL (male/unsexed; (Ref. 189))
Max.
Yaşam:
3 yıl
(Ref. 3561) |
Füze
biçimindeki gövdesi büyük ve parlak
pullarla kaplıdır. Bu pullar deriye iyice intibak etmediği için
kolaylıkla dökülür. Üst çenesi alt
çenesine oranla daha büyük olup ağzı geniştir.
Çenelerinde çok yumuşak kadife dişler mevcuttur.
Sırtı mavi, yeşilimsi ve lacivert renkte olup yan tarafları
gümüşi, karnı beyazdır. Kuyruk yüzgecini ve
gövdesini oynatmak suretiyle süratle hareket edebilir.
Hamsi
sürü halinde dolaşan korkak bir balıktır, ağzını
açarak suda öne dogru yüzer. (1)
|

|

|
Dünya
denizlerinde hamsi popülasyonu ve dağılım alanları
Tropik
ve subtropik denizlerin kıyı kesimlerinde sürüler oluşturan
hamsi, zaman zaman
nehir deltalarında da görülebilir. Hamsi özellikle
Karadeniz bol miktarda
bulunan bir balık türüdür. Bu balığın Karadeniz’deki
türleri, Engraulis
encrasicolus ve Engraulis maeticus’tur. Anadolu, Kafkasya
ve Kırım
sahillerinin ılık alanlarında kışlarlar ve sık sürüler
oluşturur. Sürü yoğunluğu,
gündüz oluşan sık sürülerde metreküpte 500-
800 birey, seyrek sürülerde 200-400
birey/m3 iken bu, geceleri 20-60 birey/ m3’e
kadar iner.
Hamsi gece gündüz arasında dikey göç yaparak,
gündüzleri derin suya (70-90 m)
inerken, geceleri sahillere doğru ve yüzeye (10-40 m)
çıkar. Hamsi, plankton
yiyerek beslenen bir balıktır. Sürüler, Mart’ta Türkiye
kıyılarındaki kışlama
alanından kuzeydeki beslenme ve üreme alanına göçe
başlarlar. Nisan ortasından
Ekim’e kadar tüm denize yayılmış olan hamsi özellikle
Karadeniz’in kuzey
kesiminde bulunur. Sıcaklık ve iklimsel değişimlere bağlı olarak
genellikle
Kasım’da güneye göçe başlar (2).
Göçmen
bir balık olan hamsi yaklaşık 3 yıl yaşar. Eşeysel olgunluğa ulaşma
birinci
yılın sonunda olur. Yani yumurtadan çıkan hamsi larvaları 11-12
ay sonra cinsi
olgunluğa erişir ve yaşam boyunca iki defa döl verir. Her
yumurtlama
periyodunda 13.000-40.000 civarında yumurta bırakır. Hamsi balığında
üreme
genel olarak su sıcaklığının 17.5-27°C, tuzluluğun ‰ 12-18, pH’nın
8.3-8.4 ve
derinliğin 5-10 m olduğu kıyı bölgelerinde meydana gelir (3).
Karadeniz
ekosistemi, özellikle Kuzeybatısındaki büyük
nehirlerin taşıdığı besin tuzları (nitrat ve fosfat) konsantrasyonunun
artması
sonucu, çok köklü değişimlere uğramıştır. Besin tuzu
dengesinin bozulması
sonucu meydana gelen anormal değişimler, önce fitoplankton ve daha
sonra da
zooplankton kalite ve miktarında etkisini göstermiştir. Planktonun
miktarında
görülen bu artış, Türkiye'nin avladığı hamsi miktarının
yıllara göre
yükselmesinde muhtemelen önemli bir etken idi. Ancak
1988'lerden beri,
Karadeniz, Kuzeybatı Atlantik'ten kazara taşındığı sanılan ve bilhassa
üretimin
yüksek olduğu denizlerde çok obur bir zooplankton
tüketicisi olan bir ktenefor
türü (Mnemiopsis leidyi) tarafindan istila edilmiştir.
Mnemiopsis leidy’in
kitle halinde varlığı, Karadeniz'in hamsi ve diğer pelajik balık av
miktarlarında son yıllarda görülen ani düşüşte en
etkin faktör olarak göze
çarpmaktadır. (4)
Çizelge
de görüldüğü gibi, hamsideki
su miktarının av sezonunun başlangıcında (ekim) nispeten daha
yüksek olduğu
belirlenmiştir. Kasım ve Aralık aylarında deniz suyu sıcaklığının
düşmesinin de
etkisiyle hamsinin su miktarı düşmekte ve buna paralel olarak yağ
miktarı
artmaktadır. Bu artışın bir nedeni de bu dönemde hamsinin iyi
beslenerek
yağlanmasıdır. Protein miktarının Ekim ayından Aralık ayına kadar
artması
hamsinin iyi beslenmesi ile paralellik göstermektedir. Ocak
ayından itabaren
hamsinin protein miktarındaki düşüşün hamsinin
yumurtlama dönemine
yaklaşmasından kaynaklandığı düşünülmektedir. Hamsi
nisan ayından itibaren
yumurtlamaya başlar (5).
Hamsi
Tüketimi
Tüketim bir seçim sorunu.
Ülkemiz insanları su
ürünlerini taze tüketmeyi yeğlerler. Avın taze tüketilemeyen küçük bir kısmıysa,
eskiden tarlalara gübre
olsun diye atılırken günümüzde balık unu ve yağına
dönüştürülüyor. Diğer ülkelerde avlanan hamsilerse konserve, salamura, taze olarak ve sonuçta yine balık unu ve yağı
fabrikalarında işlenerek
değerlendiriliyor. Görülebildiği
kadar hamsimiz her yönüyle
yararlı bir canlı olup neredeyse her derde deva bir özelliğe
sahiptir. (8)
Evliya
Çelebi ve Hamsi
Çoğumuz balık pazarlarında ya da
seyyar satıcı tepsilerinde, bir diğerimiz gırgır tekneleri avlarını
boşaltırken ve belki de önemli bir kısmımız annelerimizin
mutfağında hamsiyi görmüşüzdür. Belki bu canlıya
dikkat etmiş belki sadece bakıp geçmiş ya da afiyetle bir
güzel yemişizdir. Hamsi ile karşılaşmamız hangi şekil ve
düzeyde olursa olsun bu balığı merak edenler şüphesiz pek
çoktur ve imdi bu meşhur canlıyı yine meşhur bir ismin ağzından
tanıyalım:
1670’lerde Trabzon’a seyahat eden Evliya Çelebi bölge
balıklarıyla ve özellikle hamsiyle ilgili görüşlerini
şöyle dile getirmiştir:
"Beğenilen balıkları: Levrek balığı, kefal balığı gayet lezzetlidir.
Bir karıştan uzun kırmızı başlı tekir balığı, uskumru balığı ve daha
bin çeşit balıkları vardır. Amma bunların hepsinden fazla
Lazların üzerine düştükleri, alışverişi hakkında kavga
ettikleri hamsi balığı… Bu balık Hamsinde (kış mevsiminin 50
günlük bir bölümü) çıktığı için,
hamsi balığı derler. Balığın çıkışını dellâllar halka
haber verirler. Dellâlların bir çeşit mürves
ağacından boruları vardır. Bir kere su urunca, ‘Ahça
çomakla bir mendil hamsi ver’ diye ince sırmalı mendillere
balığı koyup giderler. Balığın suyu akarak giderken, bazıları suyun
aktığına acıyarak, ‘Bre balığın suyunu akıtıyosun.. Suyuna bir pilavcık
sallasana’ diye şaka ederler. Şu beyitleri de söylerler:
Trabzondur yerümüz
Ahça tutmaz elümüz
Hamsi paluk olmasa
Nice olurtu halumuz" …
Meşhur hamsimizin diğer bazı özelliklerini yine Evliya
Çelebi’den öğrenelim:
"Bu balık bir karış, ince ve morca cilalı, gümüş gibidir.
Faydası o derecedir ki, yedi gün devamlı yiyen kimsenin şehveti
son derece artar. Çok kuvvet verici ve hazımı kolaydır.
Yemeğinde balık kokusu olmadığından, yiyene hararet vermez. Ağrı
hastalığına tutulan adam yese şifa bulur. Bir evde yılan ve
çıyan olduğu zaman, hamsi balığının başı tütsü
edilirse kaçar"
Hamsi yemeklerine de yine merhum Evliya Çelebi ile başlamak
yanlış olmasa gerektir. Diyorki "bunu" yani hamsiyi "yemek
Trabzonlulara hastır ki kırk çeşit yemeğini pişirirler. Kebabı,
çorbası, yahnisi, böreği ve baklavası olur. Fakat pilaki
derler, bir çeşit tavası vardır ki şöyle yapılır: Önce
bu hamsi balığını güzelce temizleyip onar onar kamışa dizerler.
Maydanoz, kereviz, soğan ve pırasayı ince kıyıp tarçın ve siyah
filfil ile karıştırdıktan sonra, pilaki tavasının içine bir kat
hamsi, bir kat bundan döşeyip Trabzon'un âb-ı hayata benzer
zeytinyağını üzerine dökerler. Bir saat kadar kuvvetli ateşte
pişirildikten sonra yerkenki, doğrusu sevilecek mübarek bir yemek
olur." (8)
Hamsi
Çeşitleri
Karadenizde
yaşayan
ve bölge ülkeleri tarafından genellikle tüketilen
çeşit: European
anchovy

Dünya
genelinde 140
çeşidi bulunan hamsi’nin ekonomik
değer açısından önem arz eden 42
farklı çeşidi:
Karadeniz’de
Hamsi’nin Göç ve Dağılım Haritası
|