Hazirlayan
Ali İhsan Köroğlu

Emiceler diyi ki

Kim Kaçar Ali Riza'nin Tufeğunun Önünden?

Rize'nin Dağbaşi mahallesinde seferberluk öncesi, tüm Rizeliler gibi, Ali Riza da geçimini sağlamak üzere çoluğunu çocuğunu birakmiş, mesleği olan firincilik yapmak üzere Batum'a gelmiştir.

Ali Riza biraz övünmeyi seven bir Karadenizlidir.

Sabah'a kadar firinda çalişmiş, bir yorgunluk çayi içmek üzere kahveye gitmuş, bir köşe de çayini yudumlarken yapilan sohbetlerede kulak kabartmaktadir. Meğer bir gün önce orada bir vurgun olmuş. Adam'in biri silahla çok uzun bir mesafeden tam alninin ortasindan vurulmuştur. Kahvedekiler, ölen adam'i unutmuşlar, vuran adami övmekteler, bu adam her kimse gayet iyi nişanci olduğunu, böylesinin zor bulunacağindan bahsetmeye başlamişlar.

Ali Riza bu, boş durur mu hemen seslenmiş:

- Kim Kaçar Ali Riza'nin Tufeğunun Önünden?

Senmisin bunu diyen, kahvede hazir bulunan sivil görevliler tarfindan apar topar tutuklanip hemen mapusa atilmiş. Anam babam derken aradan 2 seneye yakin bir zaman geçmiş. Geleni gideni yokmuş. Rize'dekilerinde böyle bir durumdan haberi olmamiş. Bir ziyaret günü adamin biri yanina yaklaşmiş. Hal hatirdan sonra, niye buraya düştüğünü sormuş. Ali Riza da anlatmiş. Suçu olmadiğini, yanliş anlaşildiğini söylemiş.

Adam ertesi hafta bir daha gelmiş, Ali Riza ile epeyi sohbetten sonra, memlekette  çoluğu çocuğu olup olmadiğindan ailesinden konuşmuşlar. Ali Riza 11 çocuğu olduğundan onlarinda bu durumdan haberi olmadiğindan bahsetmiş. Adam böyle bir kaç kez daha gelmiş, her seferinde Ali Riza'ya hediye getirmeyi ihmal etmemiş. 

Bir gün tekrar hakim huzuruna çikarilan Ali Riza tamam şimdi hapi yuttuk derken,

Hakim:

- Serbestsin, suçsuz bulundun demiş. Ali Riza sevinçten ne yapacağini şaşirmiş. Sevincini paylaşacak birini bulmak için sağa sola bakarken, bir dene görsün. Kendini ziyaret eden adam orda. O'na sarilmiş.

Hakim:

- O'nu nerden taniyorsun, katil o, bak o'nun yüzünden bu kadar süre yattin, demiş.Ali Riza durumu anlatmiş. Meğer adam hasmini vurduktan sonra bir süre gözden kaybolmuş. Geri döndüğünde kendi yerine bir başkasinin tutuklanip hapse atildiğini duyunca, bir kaç ziyarettten sonra vicdaninin sesini dinleyip, suçunu itiraf edip Ali Riza'nin kurtulmasini sağlamiştir.

Dağbaşi Mahallesinden Ali Karaali'den Nisan 2000'de derlenmiştir.


Ana Sayfa