Benum zamānuma
zate
fakurluk var idi. Çok kizlari isteddum, hiş birine
muafak olamadum.
Ondan sona, o zamanun yeğileri fiyatliydi. Yani yeği,
yeği, yani para vermek. Yani, başluk. O zaman yeği deruk ona biz hah,
şindi başluk deyilenda tabi.
Ondan sona akadaşlalan, sōraki ben evlenduğum tārihlarda arkadaşlardan
yāni para aldum. Yāni on lirada evlendum, duydun mi? Oyle
fakirluklalan. Hē, şindi tābi ōle deyil Şindi yāni uç bin, beş
bin. Çayciluk vardi, çay parasi vardu, millet ilerledi.
Ondan sona, şindi işte bir kiz almak içun
efendum en aşşa dórt bin lira
babaya verecesun, başluk. Ondan sona beş on binde efendum yāni altinina
kivirina zivirina ĝider; yirmi bin liraya bi ĝelin duydun mi?
Hā, şindi
çecuk tabi sever yāni kizi, gozine seçer. Ondan sora
ĝelur evde yāni annesine soyler. Anne da tabi baba var
isa babaya soyler. Baba da efendum, akadaşlarini toplar efendum, kizun
babasilan anlaşur.
Ağşam toplaşur oriya ē ĝiderler
ĝiderler. Tabi
yāni arada baba konuşmaz tabi, kizun babasi konuşmaz. Babanun da bi
vekili olur o konuşur.
"Ne istiyesun, ne alacasun efendum başluk?"
derler efendum.
Tabi kizun adami " Ben on binlira alacağum" der.
Neyise aşşā yukari buni uç bine, yahut dort bine
hallederler. Hā, sofra kurulur, yemek yeyilur Yemekden sōra dovā
edilur, para o sofraya koyilur.
Ondan sona efendum, sóz kesilur. Artik silā
meselesi çikar meydana, artuk yurudi. Çocuk da anlar ki işum kesildi
efendum, silā atilmā
başlar. İşte kiz boyle istenilur.
Bizum buralara nişan pek biz etmeyiz,
yāni nişan; çunki nişanli kiz biz pek kovermezuk yāni.
Onlar çocuk oldukten sona evel yol şeyi da var tabi. Bi hafta oldi mi
tabi kizun tarafi kizini ister, dugunden sona. Yok, bi
hafta sōra elbise kesilur, hā ĝelini goturule tabi.
Ondan sōra işte kiz ki gelu çeçuğun evine, bi
hafta sōra, tabi uç gun sora kiz gider yāni
babasina bi. Çocuğun tarafindan da olu, uşağun tarafindan da olu, kizun
tarafindan da olu, oğlanun tarafindan da olu, yani yemek olu. Sen da
beni, kizun tarafi da adam çiğirir, uşağun tarafi da adam çiğirir.
Ondan sona tabi yāni
duğun alāyi deruk yāni biz ona. Ekserisi yāni
pazar,
perşembe yāni olur yāni
bunla.
Yedi ĝun doldu mi, ondan sōra kizun tarafi tabi
enişteye dağvet eder. Enişte de yāni kendine ĝöre
arkadaşlarini toplar ĝóturu, giderle
orda yerler, içerle. Kaynana, kaynatasinlan elini óper.
Ondan sona çikarken sila mila atarlar efendum.
Bu kada yāni.