Aha size bir yalan
Pilihoz
deresinden
Memiş Dede'ye Holo Dede derlerdi. Holo Dede şakayla karişik çok yalan
söylerdi.
Şakayla yalani bir tutardi. Bütün köylü onun bu huyunu bilirdi.
Ona
zaman zaman takilirlardi. Böyle bir günde Holo Dede baltasi omuzunda
dağdan
inerken ahaliyle karşilaşir. Selamlaştiktan sonra ahali Holo Dede'ye
takililarr:
- Yahu
Holo Dede,
bize
bi yalan söyle da,
Holo
Dede, üzgün, bir
o kadar da kizgin bir tavirla:
- Yahu ne
deyi sunuz?
Şimdi yalanun sirasi midur? Babam elmiştur duymadunuz mi? Birakun de
eve
gideyim.
Der ve
yoluna hizli
adimlarla devam eder. ahali bu durum karşisinda çok üzülür. Konu
komşuya
haber verir ve Holo Dede'nin evine giderler. Ahali eve gidince,
gördükleri
durum karşisinda şaşirilar. Holo dede, ateşliğin başinda babasina taze
misir (hilça) pişirir bulurlar. Ahali duruma çok şaşirir; Holo
Dedeye'de
çok bozulur:
- Yahu
Holo Dede,
hane
senun baban elmiş idi.
Holo
Dede, muzip bir
şekilde güler ve der ki:
- Siz benden yalan
deme mi istememiş miydunuz? İşte, aha size yalan.
Hep
Duami İsteyi
Potamyali İbrahim,
bir bayram günü kemençesiyle köyün mezarliğina gider. Yakunlarina
duasini
okuduktan sonra başlar kemençe çalip söylemeye. Kemençe sesini duyan
köylüler
İbrahim'e kiizarlar.
- Ula İbrahim,
delirdun
mi? Mezarlukta kemençe çalunur mi? Günahtur da. Kes kemecneyi.
Diyince, İbrahim
kizar
ve karşilik verir:
- Hoş burada yatanlar
hep dua mi isteyi, dua mi isteyenler var, kemane mida. Dua mi
isteyenlere
dua ettum, kemane mi isteyenlere de kemane çalayirum.
Kazitun
Oni Benden
Potamyali Dede
banyoda
düşüp ayağini incitince doktora gider. Doktor muayene ettikten sonra
ağriyan
yerlerine sürmesi için Bengay verir. Eve gfidince merhemden incinen
yerlerine
sürerler. Merhem iyi gelir. Ağrisi kalmaz. Hal böyleyken Potamyali
Dede,
merhemin diğer vücut ağrilarina da iyi geleceğini düşünerek bütün
vücuduna
sürdürürür.
Bir süre sonra
Potamyali
Dede'nin bütün vücudu yanar ve başlar bağirmaya:
- Kazitun oni benden!
Kazitun oni benden!
Potomyali
Hoca
Kuraklik yapinca
Potomyali
Hoca'dan bir yağmur duasi yapmasi istenir.Potamyali Hoca bu istek
karşisinda
ahaliye:
- Yarin sabah
namazini
camiye kilalum, buradan Ayene dağina çikaruk yağmur duasini ederuk,
diye
uyarir.
Sabah namazinda ahali
camiyi doldurur ve namazdan sonra yağmur duasina çikmak için dişari
çikarlar.
Potomyali Hoca, bakar
ki yağmur duasina gelmiş ahalinin hiçbirinde şemsiye yok, çok şaşirir ,
düşünür ve:
- Ey cemaat, biz
yağmur
duasina gideciyiduk. Şayet içimuzden Allah'un bir sevgili kulu olsada
duasi
kabul edilseydi yağmur yağacayidi. Göriyirum ki sizun hiçbirinuzda
şemsiye
yok. Demekki yağmur yağacağina inanmayisunuz. Öyleyse dua mua yok
herkes evine. Der ve ahaliyi kovar.
Kaynak:
Her Yönüyle Güneysu,
Rize,
Hakan
Şeker Tavukçuoğlu, 1996