|
| SALİH
AVCI
(KIRBOZ'UN SALİH) DESTANI |
Merhum
Kırboz
Salih Rize'nin tanınmış halk şairlerindendir. Rize de yapılan Atma
türkü
yarışmalarında birinci olmuştur. 65 yaşlarında olmasına rağmen 40-45
yaşlarında
gösterirdi. Kimse o'nun neşesiz bir gününe rastlamamıştır. Ölümüne
kadar
herhangi bir ciddi rahatsızlığı ve şikayeti olmamıştır. Ölümünden bir
ay
kadar önce gayet sıhhatli iken Dağsu Camii (Dağbaşı) imamına gider.
İmama
:
-Şu mektubu
al, ben öldüğümde cenazemde açar okursun, der.
İmam da:
- Yahu Salih
Dayı sen ne diyorsun. Sen beni de gömersin. Hem ben devlet memuruyum,
her
an tayinim çıkar giderim, der. Kırboz Salih şöyle cevap verir.
- Hoca, sen
gitmeden bu mektubu açar okursun, der. İmam zarfı alır, fakat bu
konudan
kimseye bahsetmez ve emaneti saklar.
Aradan 30
gün geçer. Kırboz Salih Hakkın rahmetine kavuşur. Cenazede hoca zarfı
açar,
zarfın içerisinden 30 kıtalık destan çıkar. Cenaze de hoca bu destanı
cemaate
okur...
|
1
Bilmemki
niye geldik
Şu
üç günlük dünyaya
Kimisi
atlı olur
Kimisi
olur yaya
2
Dostlarım
kulak verin
Biraz
Salih ağaya
Kimisi
köşkte yaşar
Kimisi
barakaya
3
Bilmem
nasıl anlatsam
Bu
ayrılık işimi
Azrail
görevlidir
Takip
eder peşimi
4
Bir
baş ağrısı alır
Düşersin
yataklara
Gurbetten
oğulların
Kalkıp
düşer yollara
5
Çağırırlar
bir doktor
Oda
bir şey diyemez
Çünkü
ağır hastadır
Yemek
verse yiyemez
6
Derdini
durumunu
Oğluna
söyleyemez
Gençlikteki
günlerin
Bir
daha geri dönmez
|
7
Yolculuğu
gösterir
Hastanın
vaziyeti
Artık
yapmaya başlar
Oğluna
vasiyeti
8
Her
halde yolculuk var
İyi
değil niyeti
Çokta
şakacı idi
Güldürürdü
milleti
9
Kapanırda
açılmaz
Artık
o gören gözler
Azrailde
o zaman
Seni
görmeyi özler
10
O
hallere düşene
Hep
yokuş olur düzler
Kulakta
küpe olsun
Bu
söylediğim sözler
11
İnanın
bu sözüme
Dünya
fanidir fani
Görmez
misin acaba
Kabirlerde
yatanı
12
Muhafaza
edelim
Kalbimizde
imanı
Bir
gün gelir Azrail
Okur
sana fermanı
|
13
Yeşil
dumana benzer
Ruhunu
senden alır
Çünkü
emir öyledir
Ceset
yatakta kalır
14
Çok
zordur çok kolaydır
Bu
dünyadan ayrılmak
Acep
fayda verir mi
Azraile
darılmak
15
Evde
başlar ağlamak
Herkes
haberi alır
Kısa
zaman içinde
Komşuları
toplanır
16
Varsa
kızın torunun
Seni
evde ağlarlar
Ayağınla
çeneni
Bir
bez ile bağlarlar
17
Gelir
yakın dostların
Seni
evde beklerler
O
akşam senden sebep
Uykusuzluk
çekerler
18
Sabah
olunca başlar
Yıkama
hazırlığı
Orada
baş gösterir
Varsa
amel darlığı
|
19
Odayı
boşaltırlar
Herkes
dışarı çıkar
Kalır
orda üç kişi
Onlar
da seni yıkar
20
Daha
sallanmaz olur
O
hareketli eller
Yıkanma
tamam olur
Hoca
seni kefenler
21
Kaldırarak
üç kişi
Korlar
seni tabuta
Çıkartırlar
kapıya
Hep
birden tuta tuta
22
Kefenine
dökerler
Tatlı
tatlı kokular
İlk
olarak kapında
Sana
Kur'an okurlar
23
Tabutunun
üstüne
Yeşil
sırmalı perde
Salih
sen hayatını
Geçirdin
acep nerde?
24
Daha
sonrada hoca
Namazını
kıldırır
Bu
uzun yolculuğu
Cemaate
bildirir
|
25
Eller
üstünde seni
Kabire
götürürler
Son
Kur'an okunacak
Hepsi
süküt dururlar
26
Lef
yerine tabutu
Biraz
yamuk koyarlar
O
tabut böcekleri
Gözlerini
oyarlar
27
Hocanın
son görevi
Sana
bir telkin vermek
Kızını
torununu
Nasip
mahşerde görmek
28
Eğer
imanın yoksa
Zaten
halin perişan
Mezarını
gösterir
İki
patika nişan
29
Varsa
iman amelin
Gidersin
güle güle
Mezarının
üstüne
Yaparlar
bir kumule
30
Gelir
bir iki melek
Soru
sormaya başlar
Patikanın
yanına
Dikilir
mermer taşlar. |
|
|
|
| Yangın Destanı |
1
Hep yandı evlerimiz
Olduk yuvasız kuşlar
Şimdi ha bu Cimil'e
Ağlayı dağlar taşlar
2
Görmemeşsiniz diye
Hayel geliyor size.
Çoluk çocuk bakılamaz
Hep millet kaldı düze.
3
Çalışır çabalarsın
Dersin yuva kurayım.
Bizden kalırsın düze,
Şaşarsın ne yapayım?
4
Mevlam bizi yaratmış,
Dünya çile için.
Birden vurur bir şamar,
Hiç acımaz ne için.
5
Bakun nasıl ağlayı;
Cimil’ in dağı taşı,
Ne yapmıştık feleğe?
Yaptı bize bu işi.
6
Birgün saat sekizde
Dağları sardı duman.
Bizim köy yanar diye
Hiç ederdin mi güman?
|
7
Milletin neşesini
Bozdu bu batacaklar.
Ha bu kötü günleri
Bir gün unutacaklar.
8
Bir kibritin yüzünden
Köy döndü viraneye.
Bakın hiç benziyormu?
Doksan iki haneye.
9
Yazalım birkaç türkü
Dert, yara sardı bizi
Bizleri yakanların
Tutmasın eti, dizi
10
Güzel idi köyümüz,
Çiçek açmıştı dağlar.
Çok neşeli olurdu
Köyümüz bir zamanlar.
11
Bizim köyün altından
Dere akar enişe,
Gülmemize bakmayın
Yok kalbimize neşe.
12
Çıktık evlerimizden
Hep bıraktık ateşe
Daha güleceğük mi?
Yok kalbimize neşe.
|
13
imdi görsen köyleri,
Olmuş ıssız virane.
Böyle ağlattı bizi
Allah’ a yapmıştık ne?
14
Felek attı bir hançer,
Bizi yürekten vurdu.
Yeni çiçek açmıştık,
Dallarımızı kırdı.
15
Ne idik neolduk?
Düştük ha bu hallara.
Yok evimiz gidelim
Kalmuşuk tarlalara.
16
Bir motorun yüzünden,
Bir köy halkı kül oldu.
Döküldük sokaklara,
Herkezin benzi soldu.
17
Köye baktuğum zaman;
Bayiliği yüreğum.
Felek vururdum seni
Olsa idi silahum.
18
Yaktılar köyümüzü,
Gözü kor olacaklar.
Ebedi gülmesinler,
Allah’ tan bulacaklar.
|
19
Bir motorun yüzünden,
Yaktı köyü etti kül;
Yakan Allah’ ından bul.
20
Çok kötü afet oldu
Bu sene ha bu köye
Biz de anlayamadık
Acap oğradık neye?
21
Elek satanlar gibi
Dururuk çadırlara.
Bizden selam olsun
Geçen güzel günlere.
22
Derduk köyümüz güzel
Olmuş tamam bir şeher,
Her rahatlık içinde,
Bütün köyleri değer.
23
Ha bu gördüğün başköy,
Kışın ıssız kalacak
Etti bizi yuvasız,
Gözleri kör olacak.
24
Okul, hastahaneye,
Ahıra yatılır mı?
Acap yazık değil mi?
Bu mallar satılır mı?
|
25
Gençlerden beter oldu,
Köyün ihtiyarları.
Yaşlıdır dayanamaz
Karardı dünyaları
26
Felek ikbalsizliği,
Üç pare köye verdi.
Daha tükenecek mi?
Ha bu milletin derdi.
27
Kolay ha çıkamazık,
Düştük derin bir gölge
Köyümüz çok metinli
Gezerdi dilden dile.
28
Yanmasak alurduk mi?
Hükümet yollar eşya.
Kul olma neler gelir.
Yaşadıkça bu başa.
29
Seyret virane köyü
Çık kalenin başına
Mendil bile dayanmaz,
Bu milletin yaşına.
30
Cimil çok ıssız kaldı
Horozlar bile ötmez
Yapın evlerimizi
Çadırlar bize yetmez.
Sebahat Özer
Başköy, 22/05/1979
|

|

|

|

|

|
Cimil Çığ
Destanı
|
|
Çığ gelip vurunca benim evime;
Dünya mezar gibi geldi gözüme.
Dünyalar şaşacak benim işime.
Bu mahşer gününü duyan ağlasın.
Perşembe gecesi gelerek vurdu.
Bize bu işleri Azrail kurdu
Komşularım bizi karlarda buldu
Bu mahşer gününü gören ağlasın.
İki oğlumu da katmıştı kara
Kiriş açtı benim başımda yara
Kocamın başını acep kim sara
Bu mahşer gününü gören ağlasın.
Başımda eşarp kana boyandı
Bizim için ölüm geldi dayandı
Küçücük torunum canlı uyandı
Bu mahşer gününü duyan ağlasın.
Duydu bu haberi sonradan anam
Şaşırdım burada kimine yanam?
Oğullarım karda bağırır anam
Bu mahşer gününü duyan ağlasın.
|
Karların
altında kalmıştık tek tek
Yaşamak istedik biz de gülerek.
Canımı verdik karlar yiyerek
Bu kara haberi duyan ağlasın.
Hepimiz oruçtuk karın içinde
Ölmüştüm kocamla aynı biçimde
Önceden görmüştüm bunu düşümde
Bu kara haberi duyan ağlasın.
Evimiz karıştı samanla unla
Eltim de karıştı saf kızıl kanla
Bu fırtına bitti dört tane canla
Bu kara haberi duyan ağlasın
Evimiz temelden birden bozuldu
Cenazeler tabur gibi dizildi
Alnımıza ölüm böyle yazıldı
Bu mahşer gününü gören ağlasın.
Karlar vurdu beni kaldırıp attı
Tarak da geldi göğsüme battı
Azrail bizi karlara attı
Bu mahşer gününü gören ağlasın.
|
Torunum
Mustafa yanımda canlı
Ellerim hamurlu gözlerim kanlı
Ağabeyim belki kalacak canlı
Bu mahşer gününü duyan ağlasın.
Benimle can verdi Fatma ve Yaşar
Duyan komşular buraya koşar
Kimisi de bize kazıyor mezar
Bu mahşer gününü gören ağlasın.
Başköy tarihine bu işler geçer
Azrail gelmiş de bizleri seçer
Oruçlu gömüldük iki eltiler
Bu mahşer gününü gören ağlasın |
| KULOĞLU
OSMAN DESTANI |
1
Aslımı
sorarsan Rize civarı,
Dört
yanımız oldi kale divarı
Neslimi
sorarsan Kuloğulları,
İsmum
Osman nam, başka bulunmaz.. |
2
Şimdi
söyliyeyim derdimi size,
Hüda'nın
takdiri var idi bize,
Meylimi
duş ettim, vefasız kıza,
Yanarım,
derdime derman bulunmaz. |
3
Hak'kın
emri idi, şeytana uydum,
Ancak
gençliğimin kadrini duydum,
Belasız
başumi belaya koydum,
Yanarım,
yanarım, derman bulunmaz. |
4
Bana
sebeboldi belası aşkın,
Ufak
sular gibi akardum, çoşkun;
Derunuma
girdi cananım, aşkın,
Şimdi
derdumuze derman bulunmaz. |
5
Bir
kız içun destan oldum aleme,
Levh-i
kalem böyle yazdı falıma,
Mahbuslara
hasret kaldım sılama,
Niçun
derdimuze derman bulunmaz. |
6
Bir
yiğit kırk yılda kemal olmaz mı?
Bekara
mahpusluk zulüm olmaz mı?
Sallanup
seyretmek kısmet olmaz mı?
Geçti
devran, günüm bulunmaz. |
7
Akrabadan
hasım oldular bana,
Zalim
Hac 'İbrahim kastettin cana,
Ölürsem
intikam kalur mi sana?
Ar
ile ölmüşüm sabır olunmaz |
8
Bir
kız için derdest ettik alemi,
Alnımıza
böyle yazdı kalemi,
Bütün
zaptiyeler aldi yolumi,
Neyleyim,
derdime derman bulunmaz. |
9
Kova
kova çıktık, ırmak başına,
Bak,
şimdi feleğin aksi işine,
Hükümet
mecmuu geldi peşine
Bizum
ahbaplardan derman bulunmaz. |
10
Değirmeni
ettim tabya, durdum,
Askerin
önüne meydana vardum,
Tüfeğin
elime aldum, yürüdüm,
Başa
yazılana çare bulunmaz. |
11
Baktum
kız ağladı, "Bırakma beni !"
Söyledi
"Vallahi terketmem seni "
Yalancı
imansız, aldadı beni
Başa
yazılana çare bulunmaz. |
12
Böyle
bilsam, ölsem teslim olmazdım,
Bana
böyle puşluk olur bilmezdim
Şimdi
göz yaşımı böyle silmezdim,
Çekelim
mihnet, derman bulunmaz. |
13
Hükümete
geldim, kollarum bağlı,
Biçare
Osman'un yüreği dağlı,
Ricaya
başladı cümle ahali,
Şu
benum derdume derman bulunmaz. |
14
Yine
Hacı İbrahim açtın kanadı,
Canıma
kastetti zalim inadı,
Yalancı
dünyadan kesilsin adı,
Ararım, derdime ilaç bulunmaz. |
15
Koca
Hacı İbrahim ettin kalursa,
Kurtulursun,
canım, Mevlam alursa,
Bu
mapushanede böyle olursa,
Ölümün
derdine çare bulunmaz. |
16
Bu
yalan dünyada sürdüğüm devlet,
Ölürsem
de sana eylemem minnet,
Bu
mapushaneden çıkarum elbet,
Daha
bu Osman'un oni alınmaz. |
17
Sağluğumda
kabre girmişim böyle,
Benden,
seduğume çok selam söyle,
Acep
gül açtı mı bizim mahalle ?
Bizum
güller soldi, daha açılmaz. |
18
Başumuza
yazılmıştı balalar,
Sağluğumda
benum yarim alalar,
Hatıra
binaen dava görürler,
Yanarum,
derdume çare bulunmaz. |
19
Hacı
İbrahim hükümeti kabzetti,
Lira
ile beni kalebent etti,
Yalandan
muhpirin sozini tutti,
Şimdi
derdimize çare bulunmaz. |
20
Benim
Suri'ciğim terketmez beni,
Mevla'ya
emanet etmişim seni,
Bir
sene curnala uğrattın beni,
Benim
curnaluma çare bulunmaz. |
21
Bu
dünyada davam görülmez benim,
Bigayr-i
hak yandım, derdine senin,
Şimdi
Kobal oldi davacım benim,
Irize'de
başka yiğit bulunmaz |
22
Sen
benim yarımı almak dilersin,
Gel
bana elişme, pişman olursun,
Belki
bu Osman'ı ülmüş bilirsin
Sonra
derdimize çare bulunmaz. |
23
Bana
kalmaz, ahbap alur canuni,
Dünyadan
keserim adı, şanuni
Sana
haber olsun, aç meydanuni,
Daha
böyle devran sana bulunmaz. |
24
Bir
gül idum İrize'nun içinde,
Filiz
ile oynardum meydan içinde,
Rakılar
meydana, kadeh içinde,
Geçti
devran, günümüz daha bulunmaz |
25
Merluk
ile hasım gelemez başa
Ne
yapayım, böyle kaldum telaşa,
Batum'dan
Samsun'a gezdum başbaşa,
Selam
o günlere, daha bulunmaz. |
26
Yiğidin
başına her bela gelur,
Osman'ın
yarını başkası alur,
Kesilmiş
curnalı, bir sene kalur,
Sakın
gam yeme, kim, o gün bulunmaz |
27
Benim
ustadımdan vasiyetim var,
Kadrimi
bilmeze hiç olamam yar,
Ar
ile olmişim derde giriftar,
Mevla'dan
bir kerem, kuldan bulunmaz |
28
Çok
devran surmuşim, istemem daha,
Yardan
selam gelur... bana,
Koca
Kobal, ahdum kalur mi sana ?
Ar
ile kalmışım, çare bulunmaz. |
29
Bir
de pıçağumi taksam boynuma,
Hiç
acıman beni, aldum koynuma,
Beş
sene de yatsam, gelmez aynuna,
Ölümün
derdine çare bulunmaz. |
30
Ölürsem
de beni acıman dostlar,
Şimdi
bana bağ-ı bostan mahpuslar,
Vaz
gelmem yarımdan, hazine verseler
Neyleyim
şimdiluk çare bulunmaz. |
31
Bir
ayluk mapusluk bir sene oldi,
Gül
gibi bedenler mahpusta soldi,
Bir
zaman çekeyim, daha ne oldi ?
Neyleyim,
derdime çare bulunmaz. |
32
Nice
kimselerden aldum haracı,
Yureğume
girdi bir aci,
İsterse
hep alem olsun davacı,
Takdire
yazılana çare bulunmaz. |
33
Hep
söylesem size, baş olmaz derdim,
Gece
gün devrana seyre giderdim,
Derviş
Paşa kadar hüküm ederdim,
Geçti
devran günüm, daha bulunmaz. |
34
Yaran,
ahbaplarum gelmez yanuma,
Gençliğime
yazuk, girme kanuma,
Hacı
İbrahim yakışmazdı şanuna,
Her
meta bulunur, yiğit bulunmaz. |
35
Dünyayı
seyrettim, hep uçtan uca,
Reva
mı değişmek altuni tunca ?
Yürekten
yaram var, gittum ilaca,
Şu
benum yarama ilaç bulunmaz. |
*
Bu destanın şairi tespit edilemedi. |
|
|