
Bazı çok bilmişler; "Yaş günü,
anneler, babalar günü batıdan gelen sapıklıktır" diyorlar. Hem de bunu
din adına söylüyorlar. Önce şunu sormak gerek; batıdan gelen her şeye
günah denir mi? Dinimiz sadece sadce kafirlerin ibadetlerini ve haram
olan adetlerin yapmayı yasaklar. Mubah olan adetlere izin verir.
Peygamber efendimizin papaz ayakkabısı ve kolları kısa rum cübbesi
giydiği mutabber eserlerde bildirilmektedir.
İkinci olarak doum gününe önem vermeyi Hırııtiyanlar, Müslümanlardan
öğrenip,almışlardır. Mevlid, doğum zamanı demektir.
Peygamber
efendimizin doğum günü, bütün Müslümanların bayramıdır.
Mevlid
gecesinde, Peygamber efendimizin doğduğu için sevinenler affedilir. bu
gece, Peygamber aleyhisselamın doğum zamanlarında görülen halleri,
mucizeleri okumak, dinlemek çok sevaptır. Kendisi de anlatırdı Eshab-ı
kiram da bir yere toplanıp, okurlar ve birbirlerine anlatırlardı.
Yaş günü kutlamak
ibadet değil adettir.
Bu adet Hıritiyanlardn gelmiş olsa bile, ibadet olmadığı için bir
Müslümanın, doğum günü, evlilik yıldönümü, anneler, babalar günü gibi
günler tertip etmesinde, yılbaşılarında tebrik kartı yazmasında mahzur
yoktur. Günah olmayan böyle adetleri taklit etmek caiz olur. Ancak
yaş gününde
mum dikmek gibi
faydası olmayan adetleri yapmak uygun olmaz.
Peygamber efendimiz, uzun entari giymiş, şalvar ve pantalon
giymemiştir. Şalvar giymek adette bidattir. Adette bidat olan şeyi
yapmak günah değildir. Uçağa binmek de adette bidattır, günah değildir.
Bunun için adet olan yerlerde kafirlerden gelmiş olsa bile, kadınların
çarşaf ve erkeklerin pantalon giymeleri günah olmaz. Peygamber
efendimiz, bazen Rum, bazen Arap elbisesi giyerdi.
Hakim'in naklettiği "Bir kavme benzeyen onlardandır" hadis-i
şerifindeki benzemek, ibadetlerde benzemektir. Kılık kıyafetle ilgili
şeyler adettir. Çirkin olmayan adetlerde kafirlere benzemek günh olmaz.
İbadetlerde kafirlere benzemek bazı yerlerde mekruh, bazı yerlerde
haram, bazı yerlerde küfür olur. Mesela haç takan kafir olur.
Fakat kafir gömleği giymek, saç uzatmak günah olmaz. Çünkü bunlar
adettir.
Kaynak: Osman Ünlü, Huzura doğru