Kız
ve
erkek
birbirlerini gördükten sonra,
kendilerine
düşünceleri
sorulur.
İki
tarafta kabul veya
reddetmekte
serbesttir.
Evlenmek
için Kadın veya Kızın Görüşlerinin
Alınması
Peygamber
Sallallahu
aleyhi ve Sellem
Efendimiz:
"Dul
kadın -evlenme
işinde-
kendisi
söz sahibidir.
Bakireden
de babasının izin alması icap
eder. Kızın
izni ise süküt etmesidir."
(Sünen'ün
Nesei,
6-476)
buyurmuştur.
Evlenme
teklifine
karşı
bakire
kızın
susması
rıza
kabul
edilmektedir.
Bakire
kız,
utandığı
için
kabul
ettiğini
açıkça
söyleyemez.
Malikılerden
bazıları:
"Nikah
teklifi
karşısında
susmanın izin sayılacağını kıza
önceden bildirmek şarttır"
demişlerdir.
(Sahih-i
Müslim,
7-264)
Dul
kadının
susması ise
rıza
anlamına
alınmamaktadır.
O'nun
sözle
açıklaması
gerekmektedir.
Peygamber
Sallallahu
aleyhi
ve
Sellem
Efendimiz:
"Dul
ile konuşulur." (Müsned,
2-229)
buyurmuştur.
Bakire
de Dul Kadın da istemedikleri Bir
Evliliğe Zorlanamaz
imam
Ebu
Hanife
Hazretleri,
ne
dul
kadını
ne de bakire
kızı,
velisinin
zorla,
birisine
nikah
etmeğe
hakkı
olmadığına
hüküm
vermiştir.
(Sahih-i
Müslim,
7-264)
-Bakire'den
gaye,
bikr
haliyle
buluğa
eren kızdır-Ensar
kadınlarından
Hansa'
Bint-i
Hızam'ı
babası
-Halid-
rızasını
almaksızın
evlendirmişti.
Hansa'
dul bir kadındı.
Hansa'
bu
izdivacı
hoş
görmeyerek,
Resulüllah
Sallallahu
aleyhi
ve sellem'e
gidip
şikayette
bulundu.
Resulüllah
bu nikahı
red ve iptal
etti.
(Sahih-i
Buhari,
11-299)
"Bir
genç
kız,
Hz.
Aişe
(r.a)'nın
yanına geldi ve:
-
Babam itibar kazanmak
için
beni
kardeşinin
oğluyla
evlendirdi.
Ben
ise istemiyorum,
dedi.
Hz.
Aişe
(r.a):
-
Nebi,
Sallallahu
aleyhi ve Sellem
gelinceye
kadar
bekle,
dedi.
Hz.
Peygamber
(s.a.v)
geldiğinde,
kız, şikayetini
ona arzetti. Hz. Peygamber kızın
babasına haber gönderip onu yanına çağırttı. Evlenme
meselesinde, kızının fikrini alıp almadığını sordu. Kız:
-
Ya Resulüllah,
babamın
yaptığı işi kabul ettim.
Fakat ben,
evlenme
işinde
kadınların
da söz hakkı
var
mı
onu
öğrenmek
istedim,
dedi. (Sünen-ün
Nesei,
6-478)
Velileri Araya Girmeden
Taraflar Kendileri Söz Kesip Evlenseler Nikah Sahihtir
İmam
Ebu Hanife Hazretlerine göre; akıl, baliğ, reşid bir kadın velisinin
iznini
almaksızın kendi, kendisini nikahlayabilir. (Tecrid, 11-343) Kadın
kendi arzusuyla iki şahid huzurunda nikah yapabilir. Fakat tarafların
bu
konuda velilerini aracı yapmaları müstehaptır. Onları bu olayın
dışında
tutmak ise nikah akdinin sıhhatine engel olmamakla beraber mekruhtur. (Molla Hüsrev, 1-334)
Kadının Sevdiği
Kimseye Kendini Arzetmesi
Bir gün, Resulüllah Sallallahu
aleyhi ve sellem'in huzuruna bir kadın gelip, Hz. Peygamberden
kendisiyle evlenmesini
istemiştir:
-
Ya Resulüllah, beni nikahla alır mısınız? demiştir.
Enes b. Malik radıyallahu anh, bu olayı
anlattığında orada bulunan
kızı gülüp:
- 0,
ne hayası kıt kadınmış, dediğinde, Hz.Enes şu cevabı
vermiştir:
- 0,
senden daha hayırlıdır. Çünkü kendini Resülüllah'a (s.a.v) arz ve teklif etmiştir. (Sünen-ü
Nesei, . 6-468)
Kadınlar tarafından,
nefislerini Resulüllah'a hibe etme teklifi birkaç kez vukua gelmiştir.
İbno
Abbas radıyallahu anhüma, Peygamber Salallahu aleyhi ve Sellem
Efendimizin,
mubah olmalarına rağmen, nefsini hibe
edenlerden hiçbiri ile evlenmediğini söylemiştir. (Kütüb-i Sitte, 9-506)
Kendisine
Evlenme Teklifinde Bulunulan Kadının
Namaz
Kılıp
istihare Yapması
İstihare
kelimesi,
"hayır"
veya "hıyare"
aslından gelmektedir.
Hayır
taleb
etmek
demektir.
Daha
açık
bir
ifadeyle,
iki
şeyden
birine
muhtaç olana,
onların
hayırlısını
taleb
etmek
anlamına
gelmektedir.
İstahare
Mubah
işlerde Olur
Farz,
vacib,
haram
ve
mekruh işler
için,
"yapayım mı, yapmayayım mı?” diye bir tereddütle,
istihareye gerek
yoktur. Mümin, farz ve vacibleri yapmakla mükellef
olduğu
gibi,
haram ve
mekruhlardanda
kaçmakla
sorumludur.
Dahası,
müstehab
olan,
Resulüllah'ın
(s.a.v) sünnetinde mevcut olan birfiilin
yapılması
için de
istihareye başvurulmaz. Bu
İslami edebe
aykırıdır.
İstihare
mubah işlerde
olur.
Bir
de
müstehab
işlerden
ikisi birbirine
tearuz
edecek
olursa -zıt
düşerse- veya
iş müstehab
olmakla
beraber
yapılması
muhayyerse
birini
tercih
için
veya
yapmaya karar vermek,
başlama
zamanını
tesbit
için istihare gerekli olabilir.
Sözgelimi
Umre'ye
gitmek
isteyen kimse bu yıl mı gitsin
gelecek
yıl
mı
gitsin?
gibi.
(Kütüb-i
Sitte,
9-33)
Hz.
Zeyneb
bintu Cahş Validemizin, Evlilik için
istiharede Bulunmaları
Hz.
Enes
anlatmıştır:
"Zeyneb’in
iddeti dolunca,
Resulüllah
Sallallahu
aleyhi ve Sellem,
Zeyd'e:
-
Git,
onu
benim için
iste,
dedi.
Hz.
Zeyd
demiştir
ki:
Ona
hemen
gittim
ve:
-
Ya
Zeyneb,
müjde,
beni
sana Resulüllah
Salalallahu
aleyhi ve Sellem
gönderdi.
Seninle
evlenmek
istiyor, dedim. Zeyneb:
-
Rabbimden
hayırı
talib
etmeden
hiçbir
şey
yapmam,
dedi ve
namaz
kılınan
yere dikildi.
O
zaman
ayet
nazil
oldu
ve Resulüllah
Sallallahu
aleyhi ve Sellem
hiçbir şey demeden Zeyneb'in
yanına
girdi.
(Sünen-ün
Nese"
6-469)
İstihare
Namazı
İstihare
ile
rüyada, o
kişi
ile
evliliğin
hayırlı
olup
olmayacağı
hususunda
manevı
bir
işaret
taleb
edilmiş
olunur.
Ve
bu işarete göre hareket edilir.
İstihare
namazı iki rekattır.
ilk
rekatinde "Kafirun"
suresi,
ikinci
rekatinde
"ihlas"
suresi okunması
uygun
görülmüştür.
Nihayetinde
de
istihare
duası
okunur.
Kişi,
istihare
namazı
kılıp,
dualarını
okuduktan
sonra
abdestli
olarak
kıbleye
doğru
yönelerek
yatar. Rüyada
beyaz
veya
yeşil'
görmesi,
niyetindeki
şeyi
yapmasının
hayırlı
olacağına;
siyah
veya
kırmızı
görmesi
de hayır değil şer getireceğine
delalet eder.
(B.
islam
ilmihali,
271)
Kız
ve Erkeğin
Rızaları Alındıktan Sonra, Veliler
Arasında Söz
Kesilir
Taraflar
birbirini
beğenirse,
evlilik
için,
olumlu
cevabı
önce kızdan
ya
da
kadından,
daha
sonra
erkekten
almalıdır.
Kız
tarafı
da erkek tarafı
da
aralarında
anlaşarak
birbirlerine
söz
verirlerse,
sözlerinde
durmalı,
mühim ve
meşru
bir
sebep
yokken
verilen
sözden
dönmemelidir.