-Ayetlerde
ve sayılan
çok az sayıda mütevatir (1)
hadislerde, cennete
veya
cehenneme girme ve ebedi mutluluğa erme bakımından kadının aleyhinde
olan
bir bilgi mevcut değildir. Bu kaynaklarda, "nimette-külfette, cezada
mükafatta
eşitlik" bulunduğu bildirilmektedir.
-Cennet
yalnızca
erkeklerin sarayları değildir; orada kadın da, erkek de saraylarının
sultanlarıdır.
-Cennette
kadına
da erkeğe de dilediği, arzu ettiği, canının çektiği, elde edince mutlu
olacağı her şey verilecektir.
-Cennet
sonsuz
bir mutluluk yeridir; ancak insanoğlu bu mutluluğu daha önce ne
tanımış,
ne tatmıştır. Bu sebeple insanların, dünyadaki zevkleri,
alışkanlıkları,
kadın-erkek ilişkisindeki cinselliği olduğu gibi ahirete taşımaları,
nasları
buna göre yorumlamaları gerçeğe uygun değildir.
-Mütevatir
olmayan
hadislerde "cennette erkeklere ikişer adet dünya hatunu verileceği"
bildirilmiştir.
Bundan kadınların aleyhine ve erkeklerin lehine bir sonuç çıkarmak
mümkün
değildir; çünkü bu da erkeklerin dünyada tattıkları ve arzuladıkları
şeylerin
kelimeleri kullanılarak- imrendirmek üzere- söylenmiş bir sözdür.
Ayrıca
kadın tek olmayı istiyorsa veya başka erke istiyorsa ona da bunlar
verilecektir.
Burada önmelki olan dünyadaki isteklerimiz ve yapımız ile cennetteki
isteklerimiz,
isteme kabiliyetimiz ve yapımızı birbirine karıştırmamaktır. Problem
varsa
işte bu karıştırma sebebiyle vardır.
-Vakı'a
suresinde
huriler kastedilerek "..onları bambaşka bir yapıda yeniden yarattım..."
(56/22,37) buyurulmuştur.
Müfessirler bu hurilerin dünyada yaşlanmış ve buruşmuş olarak
vefat
eden kadınlar oldukların ifade etmişlerdir. Buna göre huriler de melek
değil, insandır, dünyada yaşamış kadınlardır ve cennette sayılan
erkeklerden daha fazladır.
Erkek
ve kadın
olarak Allah Tealanı has ve arif kulları cenne, köşk, kadın, yiyecek,
içecek,
bağ ve bahçe için istamezler, cenneti aşık oldukları Cemal-i İlahi
için,
özledikleri Habibiullah (s.a.) için isterler.