....
|
Bugün,
herkesin malumudur ki, bazı televizyon ve gazeteler, sanki telekız
ajanslarına dönmüş ve maalesef; asil ruhlu nice kadınların kişilikleri,
dişilikleriyle eş değer görülüp, kadın milleti, adeta sudan ucuz hale
getirilmiştir.
Ve
yine, zina veya her türlü cinsel sapıklıklar; kadın ve erkek tüm
insanımıza en ideal yaşam biçimi gibi lanse edilmiş; ve her türlü cinsi
sapıklığa, kesinlikle psikolojik baskı türü, önceden hesaplanmış, ince
ayarlamalarla, adeta zorlanarak itilmişlerdir?
En
uç cinsel adilikler, en büyük sanat diye kabul görüp; en hayasız
homoseksüel sanatçılar, eşi bulunmaz sanat güneşi veya erişilmesi
imkansız dehalar diye dayatılmış; ve halâ, bu hayasız ve bilinçli
eylemlerin sürüp gittiği de, yine ortadadır, açıktır?
Yani,
günümüz toplumunda; çeşitli yayınlarla, insanımıza dayatılan; ilimden
ve hakikatlerden uzak, cinsel hayat biçiminin, maksimum makamda adilik
boyutlarına ulaştığı; ve insanımızın, adeta sapıklık anaforunda
bocalamaya terk edildiği; gerçeğin kendisi?
O
halde, iyi bir müslümanın, İslâmi anlamda cinsel yaşamı tüm
boyutlarıyla; yani biyolojik ve psikolojik anlamda bilmemesi; hele bu
zamanda, cinsel meseleleri konuşmaktan bile haya ve terbiye adına
imtina etmesi; hem İslami anlamda büyük bir günah, hem de insanlık
adına sorumluluğu ağır olması gereken bir vebal değil midir?...
Evet,
her müslümanın, hem kendi cinsel yaşamını, İslami anlamda dizayn etmek;
hem de yoğun psikolojik baskılar neticesinde, adeta cinsi sapıklığa
mahkum edilmeye terk edilen, tertemiz ruhlu insanımıza da, yardım
edebilmek için; kusursuz bir cinsellik profesörü gibi, islam da
cinsellik nedir?, nasıl olmalıdırı, detaylı bir şekilde öğrenip,
öğretmek zorunluluğu vardır.
Evet,
insanoğlu; hem cinsel anlamda, hem diğer alanlarda, değişmesi asla
mümkün olmayan değerlerini, kesinlikle kabul edip; hatta, bu
değerlerini sevip ve sadece, her insanı, kendisi kadar kendi
olabileceğini unutmadan; hayatını sürdürmesinin en azından mecburi bir
zorunluluk olduğunu, kabul etmesi gerekiyor.
Televizyonda
sıska bir manken görüp, "illa da kendimi ona benzeteceğim" diye büyük
bir mücadele içine girip; yemeden içmeden kesilen ve kendini, adeta
yaşam boyu sürecek şeytani bir oruca mahkum edip; sonra da kolay kolay
ulaşamayacağı, hatta bazen asla ulaşamayacağı, fantezi güzelliğinin
peşinde koşan zavallı milyonlara; acımaktan öte, gerçek yapılacak
hiçbir şey yok mudur?...
Kenar
mahalle kültürüyle, bi şekilde kafasının içini, asla erişmesinin mümkün
olmadığı, cinsel fantezilerle doldurmuş, genç delikanlılarımız; gerçek
cinsel kimlikleriyle, hakikatten uzak ve bilim dışı fantezi
cinselliklerinin arasında sıkışmış idraklerini, karışıklık ve kaostan,
kendi kendilerini kurtarıp; sonra da sağlıklı bir şekilde cinsel yaşamı
öğrenmelerini beklemek; onları bi şekilde sapıklığa itenlere yardım
etmek veya en azından bu yardıma muhtaç gençlerimize hiç ama hiç
acımamak değil midir?
"Ah
günahlarım, günahlarım" diye inleyen ve mübarek gecelerde "Ya Rabbi,
beni affet!" diye ruhları adeta feryat eden en sıkı Müslümanların bile,
günahlarının en büyüğünün yüzde doksanının cinsel günahlar olduğunu kim
inkar edebilir ki?
Öyleyse,
kesinlikle, insanları İslam'a davet eden her mümin ve her ehl-i
tebliğin kusursuz bir şekilde ve hakkıyla İslam'ı tebliğ etmeleri için,
gençlerimize hatta tüm insanımıza, sağlıklı bir Müslümana yakışır
cinsel hayat sürmelerini sağlamak ve onları her türlü cinsel sapıklık
ve tuzaklardan kurtarmak için, zaruri olarak İslami anlamda cinsel
bilgileri bütün ehl-i tebliğin öğrenmelerinin ve öğretmelerinin artık
zamanı gelmiştir, geçiyor?
Ayrıca,
bu konuya ayıp, günah veya yakışıksız bir konu gibi bakmak ise,
tartışmasız, hem ayıbın ve fasıklığın kendisi ve hem de tam ve
katışıksız saf ahmaklıktır?
Kaynak:
"Cinselliği
Yok
Saymak Namus mu" Feyz Sergisi'nin Seyyid Şenel İlhan ile yaptığı
söyleşiden özetlenmiştir.
|
.....
|