|
| Başlangıç
Safhası:
Terketmek erkek için kabalık, kadın için
eziyettir. Beş duyudanda faydalanmalıdır.
Görme
-İlişki öncesi gözler cinsel hisleri tahrik edecek şeyleri görmeli.
-Vakit gece ise, fazla ışıklı olmaması, ışığın söndürülmesi veya ışığın
az
olması uygundur.
-Kadında veya erkekte ister giyinik ister
çıplak
olsun gözleri rahatsız edecek, az-çok soğukluk etkisi yapacak
görüntüler
olmamalı.
-Kadının -dışarıya değil erkeğine karşı
süslenmesi
gerekir.
Duyma
-İlişki
öncesinde can sıkıcı sözler olmamalı
-Gönül alıcı fısıldaşmalar, tatlı bir sohbet en azından sevgi dolu
birkaç söz.
Koklama
-Güzel kokular etkileyicidir. Bu inceliği bilen
kadın, o
anda güzel kokularla kokulanmayı da ihmâl etmez.
-Bedenin temizliği ve hoş olmayan kokudan
arınmış
olması da yeterlidir.
-Eşlerin temiz vücudlarından birbirine verdiği fıtrî ve tabii kokunun,
başlı
başına te'sirli bir gücü vardır.
-En çok rahatsız edici kokular, ağız kokusu
ile ağır
ter kokusudur.
-Vücudda fazla ter toplayan koltukaltı ve kasık bölgeleri, haftada bir
tıraş
edilmeli ve yıkanmalıdır.
Tatma
-Dişler
fırçalanmalı veya misvâklanmalıdır.
-Ağızda soğan sarmısak veya sigara kokusu
rahatsız
edicidir.
-İlişki başlangıcında ağız bölgesinin, dil ve dudaklar çevresinde
yaptığı
temaslar da, tatma hissinden gerekli zevki almaya yeterlidir..
Dokunma
ve Okşama
-İlişkiye
hazırlanmada "aşk oyunları" denilen en
te'sirli yöntem vücudun çeşitli yerlerine yapılan dokunma ve okşama
işidir.
Bunun için önce yeteri kadar soyunmuş olmalıdır.
-Üst vücudda bir iç elbisesinden başkasını
bırakmamak, hattâ vaziyete göre, yatak içinde soyunmuş olmak, ilişki
zevkinin
ziyâdesiyle yaşanmasını sağlar.
-Dokunma ve okşama vazifesi, kadından çok
erkeğe
düşer.
-Kadında omuz ve dizlerden mahrem yerlere
kadar
birçok bölge, okşanmaya karşı hassastır.
-Temas ve taramalar, çevreden merkeze doğru
kayarak, kadında asıl temâs
için
kuvvetli bir arzu belirinceye kadar devam etmelidir.
|

|
Cinsel
Açıdan Duyarlı
Bölgeler
Ağız ve Öpüşme
- Dudaklar, dil ve
ağzın diğer bölümlerinde en az cinsel organlarda olduğu kadar cinsel
duygu bulunmaktadır. Öpme ve öpüşme de ağız ve dudak çevresinin son
derece duyarlı olmasından doğmuştur.
-Hem
cinsel beraberliği başlatır, hem de orgazma varmada önemli
bir rol oynar.
-Dudaklar ve dil, en duyarlı bölgelerdendir.
-Özellikle alt dudakların ve dilin emilmesi, kadınlar için cinsel hazzı
artırıcı etki uyandırır
Penis
Penisin çeşitli bölümleri arasında en
duyarlı alanı penis ucudur.
Kulaklar
Özellikle kulak
arkası ve ve kulak memesi çok duyarlı bölgelerdir.
-Bir kez alışkanlık oluştuğunda kulak memeleri de salt elle dokunmaktan
cinsel heyecan doruğuna yaklaştıran uyarımlar sağlar. Orgazma doğru
giderken hafif hafif kulakları okşama ya da yalama bu etkiyi doğurur.
Klitoris
-Kadında
klitoris penisin karşılığıdır. Cinsel heyecen sırasında klitoris büyür,
sertleşir ve orgazm sırasında doyum noktasını oluşturabilir.
- Kadında cinsel uyarılmaya yol açan en hassas bölgedir.
-Kadın vücudunun en duyarlı noktası olduğu için, hafifçe okşamalıdır!
Küçük Dudaklar
Küçük dudakların iç bölümleri dokunmaya
karşı son derece duyarlıdır.
Büyük
Dudaklar
Erkeğin torbalarını andırır. Penis
üzerinde uyarıcı etkisi vardır.
Göğüsler
-Kadınların
meme uçları adeta birer klitoris görevi görür ve
uyarılmaları kadına büyük haz verir. Buradaki sinir uçları vajina
yöesindeki uyarım sistemiyle bağlantılıdır.
-Aynı
şekilde, memelerin koltuk altlarına doğru uzanan yan kısımları
ile iki
memenin ortası, bir de altlarındaki yuvarlıklar, hassas ve uyarıya açık
bölgelerdir.
- Göğüs
uçlarının etkili biçimde okşanması ya da emilmesi, dölyolu çevresindeki
salgı bezlerini harekete geçirerek dölyolunun ıslanmasını ve cinsel
birleşmeye hazırlanmasını sağlar. Erkeklerde bu duyarlılık son derece
düşüktür.
Kalçalar
Erkekler
bu bölgeye karşı özel bir cinsel duyarlılık gösterir.
Bacaklar
Bacakların iç bölgeleri cinsel uyarıya
karşı kesin bir tepki gösterir.
Okşama
Şekli
-
İlişkiden önce, hassas bölgelerin hafif okşamalarla tahrik
edilmesi gerekir.
-Okşamaya, en hassas bölgelerden başlanmaz. Daha az hassas bölgelerden
başlayarak, en hassas bölgelere, merkeze doğru kaydırılan yumuşak bir
okşama
idealdir.
İlişki
Safhası
- Şehvet
hislerinin iyice uyanmasıyla, kadının mahrem bölgesinde
birleşmeyi kolaylaştırıcı mezi denilen sıvı çıkar.
- Kadın o
anda cinsî his bakımından zayıf olur veya yeterince tahrîk edilmemiş
bulunursa,
böyle bir sıvı görülmez.
- Eşler, arzu ettikleri temas şeklini tercih
ederler.
- Temas safhasında en mühim mes'ele, erkeğin acele
etmemesidir.
- Erkek, zaman zaman duraklamalar ve ihtiyatlı
tavırlarıyla, sondaki
"orgazm" durumuna gelmeyi
geciktirmeli, bu noktada kadınla
beraberliği sağlamaya çalışmalıdır. Esas
itibariyle birleşmenin
sorumluluğu da erkeğe düşer.
- Erkek, birleşmeye doğru yönelirken, kadının bunu
anlayacağını sağlayacak
hareketler yaparak onu hazırlamalı, aynı zamanda da, yavaş hareketlerde
bulunarak "birleşme" durumuna geçmelidir.
- Birleşme sırasında da, kararlı ama yumuşak
olmaya çalışmalı, tedricen
yaklaşmalı, başlangıçtaki yavaş hareketlerin temposunu yavaş yavaş
artırmalıdır.
- Yeterli ön hazırlık ve aşk oyunları izlenince,
uygun
bir birleşme, birleşmenin
en önemli noktası olan "birleşmede orgazm"
veya "aynı anda orgazm" denen sonucu sağlar.
- Orgazmın verdiği yorgunluk ve "uyuşukluk"
içinde, çok yavaş hareketlerle öpüşme ve okşamaları sürdürmek, bu arada
da
hafif ve müşfik bazı sözler söylemek, eşler için hem orgazmın tam
doyumuna
vardırıcı, hem de onları rahatlatıcı olur.
- Cinsi ilişkinin baştan sona normal bir bütün
hâlinde, onbeş-yirmi
dakika
sürmesine ihtiyaç vardır. Bu müddet, duruma göre uzayıp
kısalabilir.
- Boşanmadan sonra erkek, hemen çekilmemeli, bir
müddet daha kadınla berâber
kalmalıdır.
- Orgazmdan sonra genel olarak erkekler, baştakine
benzer bir sevgi ve ilgi göstermeyi ihmâl ederler. Kadın ise bu ândan
sonra da,
sevgi kucağında bir miktar daha eğlenmeyi arzular. Bu kısa bekleşmenin
ihmâli,
kadının canını sıkar. Erkek, eşinin
bu ândaki
haklı arzusunu da ondan esirgememelidir.
- Son
safhadaki bu tabiî arzuya cevap vermek için,
yerine göre bir kendine
çekiş, kucaklayış, bir bûse ve okşayış da kâfi gelebilir.
Pozisyonlar
-Evlilik hayatı boyunca cinsî
münâsbetlerin, şeklen
değişmeyen bir vaziyette devam etmesi bıkkınlığa sebeb olabilir. Bunun
içindir
ki, zaman zaman farklı şekil ve vaziyetleri kullanmaya ihtiyaç görülür.
-Zamanla değişen lüzum ve ihtiyaca göre,
kadına
zahmet vermeden daha uygun vaziyetler seçmek, (sırtüstü, yanüstü,
dizüstü
çeşitli haller) eşlerin tercihine kalmıştır.
-Genel tercîhler kadın altta yüzyüze ve malûm vaziyette olmakla beraber
-döl
yolundan olmak şartıyle- çeşitli şekiller mümkün ve meşrûdur.
-Birincisinde kadın sırt üstü yatar, erkek kadına yüzü dönük olarak
üstten
yaklaşır. En uygun olanı budur.
-İkinci pozisyonda ise, kadın üstte olur ve serbestçe hareket ederek
cinsî
temasta motor rol oynayabilir.
-Orgazma, boşalmaya yakın pozisyon
değiştirmek iyi
olur.
-Boşalma anında kadının üste olması her ikisine de sıkıntı verir.
-Boşalma esnasında kadının altta erkeğin üste olup, boşalmadan sonra
bir müddet
o halde kalmaları eşleri rahatlatır. Fakat bütün ağırlık kadının
üzerine
verilirse, rahat olması gereken hassas bir zamanda kadına sıkıntı
verilmiş
olur. Bunun için erkeğin diz ve dirsekler ile yataktan destek alıp
yükünü
hafifletmesi gerekir.
Kaynak:
1)
www.huzuradogru.com
2) Edip
Köroğlu, Evlilik ve Cinsel Hayat, Motif Yayınları
|