| Kurban
Niçin Kesilir? Kurban
Allah'a yaklaşmak maksadıyla ve
yalnız Allah'ın rızasını kazanmak için kesilir. Allah'tan başkası adına
hayvan kesmek haramdır ve böyle yapanlara Peygamber Efendimiz
(s.a.v) "Allah'tan başkası nâmına hayvan kesene Allah lânet etsin"
şeklindeki ifâdeleriyle uyarmıştır. (1)
Kurban Kesmenin Şartları Nelerdir? -Kurban kesecek kimsenin: Müslüman, hür ve yolculuk halinde bulunmayıp mukîm olması, nisab miktarı mala sahip olması gerekir. -Akıllı
ve bülûğa ermiş olma şartı konusunda
ihtilâf vardır. İmam Azam ve İmam Ebû Yûsuf'a göre kurban kesmekle
mükellef olmak için akıllı ve bülûğa ermiş olmak şartı yoktur. Zengin
olan çocuk veya delinin malından velîsi kurban keser. İmam Muhammed'e
göre ise akıl ve bülûğa ermek şarttır. Fetva bu görüşe göredir.Kâfire
kurban kesme vacib olmamakla
birlikte eyyâm-ı nahr (Kurban kesme günleri) da müslüman olana veya
bülûğa ermiş olana kurban vacibtir ve kurban kesmesi gerekir
-Seferî olanlar kurban
kesmekten muaftır.
Bundan dolayı
seferîliği gerektirecek yoldan gelen hacılara kurban vücûbiyeti yoktur.
Ancak mukîm olan Mekkeliler için bu vücûbiyet düşmez. Eyyâm-ı nahr'da
yolculuğa çıkan kişi, vakit çıkmadan mukîm olursa kurbanla mükelleftir.
Eyyâm-ı nahr'ın ilk günlerinde mukîm olduğu halde kurban kesmeyen ve
son gün sefere çıkan kişiden vücûbiyet düşer.
-Kurban kesmede nisab, sadaka-i fitırla mükellef olmaktır. Bu durumdaki müslümana kurban kesmek vaciptir. -Kişi vaktin başlangıcında fakir, sonunda zenginleşirse kurban kesmesi gerekir. Kurban kesmekle mükellef olan aldığı kurbanlığı kaybeder ve mal varlığı nisabın altına düşerse eyyâm-ı nahr'da fakir olduğundan yeni bir kurban almaya gerek yoktur. Zengin olduğu halde yerine yenisini alıp keser ve diğerini de bulursa bunu kesmesi gerekmez. (1) Kurbanlık hayvanlar ve bu hayvanlarda aranan şartlar: -Kurban edilecek hayvanlar, koyun, keçi, sığır, manda ve devedir. -Vahşi hayvanlardan kurban etmek caiz değildir. Çiftleşen hayvanlardan doğan yavrunun annesi ehlî ise erkeği vahşî'de olsa bu yavrudan kurban etmek câizdir. Çünkü hayvanlarda yavru anneye tâbidir. -Koyun ve keçinin bir yıllığı kurban edilir. Ancak altı ayını doldurmuş olan kuzu annesinden ayırdedilemeyecek kadar gösterişli ve semiz ise kurban edilebilir. Oğlak için bu durum geçerli değildir. -Sığır ve mandanın iki, devenin ise beş yaşında olanı kurban edilir. -Koyun ve keçi bir kişi adına kurban edilebilir. -Sığır ve deveye ise birden yediye kadar kişiler ortak olabilir. Ancak ortaklardan her biri müslüman olmalı ve kurban niyetiyle ortaklığa girmiş bulunmalıdırlar. -Et yeme maksadıyla ortaklık kurulursa veya birisi et yeme maksadıyla ortaklıkta bulunursa hiç birisinin kurbanı yerine gelmiş olmaz. Sığır veya deveyi kurban etmek üzere ortaklık kuranlardan her birinin vacip olan kurban niyyetleri şart değildir. Ortaklardan bazısı vacip olan kurban, bazıları nafile, bazıları keffâret kurbanı, ceza kurbanı, Hacc-ı temettü veya Hacc-ı kıran kurbanı, akîka kurbanı gibi değişik niyetlerle oraklıkta bulunabilirler. -Kurban kesildikten sonra et, tartı ile eşit şekilde paylaşılmalıdır. -Yaradılıştan boynuzsuz, burma, yenini yiyebilen delirmiş hayvan, çok zayıflamamış olan uyuz hayvan, yaradılıştan kulakları küçük olan hayvan, dişlerinin azısı düşmüş veya dişleri olmadığı halde yemini yiyebilen ve otlayabilen hayvanlardan kurban etmek câizdir. -Bir veya iki gözü kör, kemiğinde ilik kalmayacak kadar zayıflamış, kesileceği yere gidemeyecek derecede topal, kulak veya kuyruğunun yarıdan fazlası kesilmiş veya kopmuş, boynuzunun çoğu kırılmış, memesi kesilmiş, yavrusunu emziremeyen, memesi kurumuş veya memelerinden birisi sütten kesilmiş olan koyun-keçi ile, ikisi sütten kesilmiş sığır-deve, dört ayağından biri kesilmiş olan hayvan, burnu kesilmiş, pislik yiyen hayvanlar etindeki pislik temizleninceye kadar tutulmamış ise kurban olmazlar. (1) -Bu konuda ulemadan bazıları şöyle bir genel kaide koymuşlardır: "Hayvandan tam olarak, güzelce istifadeye mani olan her kusur kurbana manidir." Kusur bu durumda değilse kurbana mani değildir. Kurbana mani olan bu kusurlar zengin içindir. Zengin, kurban edeceği hayvanı bu kusurlardan biri bulunduğu halde satın alırsa veya satın aldıktan sonra bu kusurlardan birisi meydana gelirse bu hayvanlar kurban edilemez. Fakir için ise her hâlükârda kesmek câizdir. -Kurban, eyyâm-ı nahr (Kurban kesme günleri)
denilen Zilhicce ayının onuncu, on birinci ve on ikinci günleri
kesilir. -Onuncu gün kesmek daha faziletlidir.
Zilhiccenin onuncu günü
ikinci fecir doğmadan önce kurban kesmek câiz değildir. İkinci fecirden
sonra Zilhiccenin on ikinci günü güneş batıncaya kadar geçen zaman
içinde gece ve gündüz kurban kesilebilir. Ancak geceleri kesmek
mekruhtur. -Bayram namazı kılınan yerlerde, imam bayram namazında iken veya teşehhüd miktarı oturmadan önce kurban kesilmesi caiz değildir, Selâm verdikten sonra ise kurban kesilebilir. Bayram namazı kılınmayan yerlerde ikinci fecrin doğumundan sonra kurban kesilebilir. (1) Kurbanlıktan Nasıl Faydalanılır? -Kurbanlıktan tüylerinin kırpılması ve
sütünün
sağılması suretiyle faydalanmak mekruhtur. -Eğer kırpılmış ise tüyü ve
sütlü ise sütü sağılıp tasadduk edilir. -Hatta karışmasın diye alâmet
olmak üzere alman tüyleri bile tasadduk etmek gerekir. -Eğer kullanılmış
ise parası tasadduk edilir. -Kurbanın eti konusunda en faziletli tutum üçte birini tasadduk, üçte birini dostlara ikram, üçte birini de evde alıkoymaktır. -Kurbanlık yapmak üzere satın alınan bir
hayvan
satılıp yerine başka bir hayvan almak câizdir. Eğer paradan arta kalan
olursa tasadduk edilir. -Kurbanlığa binmek, onunla yük taşımak veya
herhangi bir iş için ondan istifade etmek mekruhtur. Eğer hayvan
kullanılır ve değeri noksanlaşırsa eksilen kıymeti tasadduk etmek
gerekir. Kiraya verilmiş ise kiradan elde edilen para da tasadduk
edilir. -Kurbanın eti, yağı, başı, tüyü, sütü
vb.lerinin
satışı câiz değildir. Eğer satılmış ise tasadduk etmek gerekir.
Kurbanlık
olan hayvan boğazlanmadan önce
yavrularsa -Bir müslüman kurbanını kendisi kesebileceği gibi bir müslümana da kestirebilir. Ancak kendisinin kesmesi daha faziletlidir.
-Kurbanı kestirme konusundaki izin bizzat ifâde edilebileceği gibi, izne delâlet eden söz, fiil ve davranışlar da izin sayılır. Meselâ bir müslüman kurbanlık satın alsa kurban bayramı günü hayvanı yatırıp ayaklarını bağlasa onun emri olmadan bir başkası gelip hayvanı boğazlasa bu kurban için yeterlidir. Başka bir hayvan kesmek gerekmez.
-Aralarında
anlaşmazlık çıkarsa birbirlerine
kurbanlıkların değerini öderler. Eğer eyyâm-ı nahr geçmiş ise bu
paralan tasadduk ederler. (1)
Karı
koca
ikisi de memur olsa,
ikisi de
maaş alsa veya ikisi de ticaret yapsa, kazançları ayrı değilse, kadının
parası kocasının, erkeğin parası karısının sayılıyorsa, yani hepsi aynı
kazanın içine giriyorsa, bunların ikisinin ayrı kurban kesmeleri
gerekmez, ikisi için bir kurban kifâyet eder. Fakat zenginlikleri ayrı
ise, yani kadın kendi parasının sahibi ise veya kadının kendi malı olan
ve mikdarı 85 (seksen beş) gramı geçen altını bulunmakta ise yahut
bayram günlerindeki rayiç üzerinden 85 gram altına tekabül eden parası
varsa, bu durumda onun da kurban kesmesi gerekir. Kurban kesmek için,
zekâtta olduğu gibi sahip olduğu zenginliğin üzerinden bir sene geçmesi
gerekmez. Kurban bayramı günlerinde zengin olan kimse kurban keser. (2)
Asgari Ücretliye Kurban Düşer mi? Kurban
bayramı
günlerinde, borç harç dışında,
eldeki para miktarı 85 gram altının tutarını geçiyorsa kurban
kesilir. Seksen beş
(85) gramın altındaki altına da zekât düşmez. Bu mikdarı geçerse kırkta
bir oranında zekâtı vardır. (2)
Kaynaklar: 1) Kurban, Saffet KÖSE, Şamil İslam Ansiklopedisi 2) Kurban Hakkında Akla Gelen Her Soruya Cevap, Prof.Dr.Raşit Küçük, Haber 7 |
![]() |