|
|
Kivi
|
|
Bitkisel
Özellikleri
İklim & Toprak
İstekleri
Üretim
Tekniği
Bahçe
Tesisi
Budama
Sulama
& Gübreleme
Verim
& Hasat
Sınıflandırılma Paketleme
& Depolama
Hastalık
ve
Zararlılar
İstatistikler
Wallpaper

|
 |

|
Kivi meyvesi
üzerinde yapılan değerlendirme
analizlerinde
genelde dört şekilde yararlanılmaktadır. Bunlar dondurulma,
konserveleme,
suyunu çıkarma, meyve suyu exstraksiyonu ve taze olarak
tüketilmektedir,
bunun yanında gıda sanayiinde pasta, tatlılar ve içki yapımında
kullanılmaktadır.
Kivi meyve bileşimimde en önemli ve dikkat
çekici unsur C vitamini içeriğidir. kivi
meyvesine değer katan
aranan
bir meyve olmasını sağlayan etmenlerin başında gelmektedir. Kivi
meyvesinin 100 gramında değişmekle birlikte ortalama 100- 400 Mg C
vitamini
bulunur.
Meyvede bulunan C
vitamini oranı cevre koşullarına gelişme ve
olgunlaşma durumuna hatta meyvenin bitkide bulunduğu yere göre
değişmektedir.
Kivi meyvesinin besin değeri yanında hekimlikte kullanımı da söz
konusudur.
Çin 'de yapılan analizlerde meyve suyunda bulunan bazı
maddelerin
kansere
neden olan faktörleri önlediği ortaya çıkmıştır. Yine
bazı tıbbi
içeceklerle
birlikte kullanıldığında astım, öksürük ve nefes
açıcı
olarak
faydalanılmıştır.
|
|
|
|
|
|
|
BİTKİSEL ÖZELLİKLERİ
|
|
|
Çalı
formunda
olan kivi, sarılıcı-tırmanıcı
bir bitkidir. Gövde odunsu yapıda olmasına rağmen hızlı
sürgün
gelişiminden
dolayı bitki kendi ağırlığını taşıyamamaktadır.Bunun için telli
terbiye
sistemlerine ihtiyaç duyulmaktadır.Yabani formları
ağaçlara tırmanarak
büyümektedir. Kışın yaprağını döken çok yıllık
bir bitkidir. Sürgün
gelişmesi
çok kuvvetlidir. Özellikle erkek bitkilerin
sürgün gelişmesi daha
hızlıdır. Tırmanıcı olmasına rağmen asmadaki gibi tutunmak için
sülük
gibi
bazı özel organları bulunmamaktadır.
KÖK
Sistemde
kökler en önemli
unsur olup hayati önem taşımaktadır. Çünkü
kökler sistemde en çok hasar
görmeğe müsait kısımdır. Toprak yapısına göre değişmekle
birlikte
toprağın
çoğunlukla 40 cm' lik kısmında yoğunlaşmaktadır.
Kökler
çoğunlukla
Saçak kök yapısına sahip olup kökler şişkince ve
etli yapıda
olmaktadır.
Derin, hafif ve süzek topraklarda kökler daha derinlere
inmekle
beraber
geniş bir dağılım göstererek, topraktaki bitki besin
elementlerinden
daha
fazla faydalanmaktadır. Uygun yapıda olmayan topraklarda ise
kökler
toprak
kaynaklı mantarı hastalık ve zararlılardan (nematod)
çok etkilenmekte olup bitkinin gelişimi gerilemekte ve
sonuçta ölüm
oluşmaktadır.
GÖVDE
VE SÜRGÜNLER
Gövde
odunsu yapıda
olmasına rağmen hızlı sürgün gelişiminden dolayı bitki kendi
ağırlığını
taşıyamamaktadır.Bunun için telli terbiye sistemlerine
ihtiyaç
duyulmaktadır.
Ayrıca yeni tesis edilen bahçelerde gövdenin dik durması ve
düzgün
gövde
oluşturulması için destek hereğinin çakılması
gerekmektedir.
Dikimden
sonra terbiye
şekline göre, şekil budaması yapıldıktan sonra ana dal
üzerinde yan
dalların
düzgün bir şekilde oluşturulması gerekmektedir. Yan dallar
düzenli bir
şekilde terbiye edilirse bitkinin gelişmesi ve verimi daha iyi olur.
Yan
dallar gövdeden hemen çatallaştırılmamalı, yayvan ve yere
paralel
olacak
şekilde oluşturulmalıdır. Yaklaşık 150-200 cm uzunluğunda ve zıt
yönde bırakılan iki adet ana dal, gövde ile birlikte kivinin
iskeletini
oluşturmaktadır.
İlk
baharda süren genç
ve taze sürgünlerin, odunlaşması yaz ortasında (temmuzun
ikinci
yarısında)
başlar yaprak dökümünde son bulunmaktadır.
Sürgünler uygun koşullarda
5-7
metre boylanabilmektedir. Sürgünlerin uç kısmı
sarılıcı kahve renkli ve
tüylüdür. İyi meyve veren sürgünlerin boğum
araları daha kısa,
belirgin,
dolgun olmakta ve sürgünün ucu bir gözle son
bulmaktadır. Ana
dallar
üzerinde boğum araları uzun, çapları geniş, boyları uzun ve
dik büyüyen
sürgünler ise obur dalları oluşturmaktadır. Bu
sürgünler eğer
vegetasyon
periyodu içerisinde (yaz ortasında) sürerse hiç
meyve vermez. Bunun
için
yaz budaması esnasında bu dalların çıkarılması gerekmektedir.
Bunun
yanında
kış dinlenmesinden çıkışta süren obur dallar azda olsa
meyve
vermektedir.
YAPRAK
Yapraklar
sürgün üzerinde bulunan gözlerin
alt kısımlarından meydana gelmektedir. Yapraklar, oval, kalp şeklinde
olup
üst yüzeyleri koyu, alt yüzeyleri ise açık yeşil
ve ince tüylerle
kaplıdır.
Yaprak kenarları dişlidir. Görünümü çok
güzel olan yapraklar, oldukça
büyük
olmakla beraber kağıt yapımında da kullanılabilmektedir.
ÇİÇEKLER
Kivilerde
çiçekler yaprak altında tek
tek veya salkım halinde oluşur. Dişi bitkilerde oluşan
çiçekler
çoğunlukla
tek tek bazen de üçlü salkımlar şeklinde oluşur. Erkek
bitkilerde ise
üçlü
veya beşli salkımlar halinde oluşur.
|
 |
 |
 |
Şekil.
Hayward çeşidine
ait üçlü ve tekli çiçek salkımları
|
Matua
sürgünü |
 |
 |
 |
|
Şekil.
Kivi çeşitlerine
ait çiçeklerin görünüşü
A.
Tomuri B.
Hayward C. Matua
|
B.
Hayward C. Matua |
BRUNO:
Çiçekleri çoğunlukla
tekli
seyrek
olarak 2-3'lü, taç yaprakları altılı beyaz |
 |
 |
 |
| HAYWARD:
Çiçekleri çoğunlukla
tekli, taç
yaprakları altılı beyaz krem renkli büyük ve
yuvarlaktır. |
TOMURİ: Çiçeklerde
5-9 arasında taç yaprak
bulunur. Bunlar beyaz orta büyüklükte ve ovaldir.
Çiçek sapı uzunluğu 6
cm civarındadır.. Geç çiçeklenir ve
çiçeklenme süresi ortadır. Soğuğa
dayanıklıdır. |
MATUA: Çiçekleri beyaz
taç yaprakları
küçük
ve çiçek sapı uzunluğu 4.2 cm'dir. Çiçek
şekli düzensizdir bir salkımda
1-5 arasında çiçek bulunur. Çiçeklenmesi en
erken olan ve en uzun süren
çeşittir. Bol çiçek açar ve bol polen
verir. Ancak soğuğa fazla
dayanıklı
değildir. sürgünleri gür ve kuvvetli gelişir. |
|
TOZLAŞMA
VE DÖLLENME BİYOLOJİSİ
|
|
Tomuri -
Hayward - Matua çiçeği
bitkiler esas itibarı ile iki
evciklidir.
Erkek ve dişi çiçekler farklı bitkilerde bulunmaktadır.
Bu yüzden
çapraz
tozlaşma sağlanmalıdır. Etkili bir tozlaşma için erkek
çiçeklerle dişi
çiçekler aynı anda çiçek açmalı, 1:8
oranında erkek bitki tesis
edilen
bahçede yer almalı ve iyi bir tozlaşma için arı
kovanı bulundurulmalıdır.
Ticari yetiştiricilikte tozlanma arılarla olur. Rüzgarla tozlanma
çok
az
sayıda meyve tutumu sağlar.
Normal
irilikteki meyvelerde 1000 den fazla tohum vardır. Meyve
iriliği
ile çekirdek sayısı arasında yakın ilişki vardır. Normalde az
sayıda
tohum
içeren meyveler küçük, yuvarlak ve çok
tüylü olurlar
Döllenen
çiçeklerde dişicik tepesi kahverengileşir ve solar
döllenmeyenlerde
ise renk beyaz kalır ve dişi organın görünümü
değişmez.
Kaliforniya da
çiçeklere elle tozlama yöntemi ile erkek
tomurcukların
anterleri ortaya çıkmadan önceki devrede toplanır ve oda
sıcaklığında
yarılıp
açılmaya terk edilir. Temiz polenler fırça ile dişi
polenlere sürülür
ve
tozlaşma yapılır.
|

|
|
Tozlanmadan
sonra dişi çiçeklerde döllenme olur ve Meyve
teşekkülü
başlar
1.Dönem: Tozlaşmadan 9. haftaya
kadar olan süredir. Meyve
tohumları
maksimum büyüklüğe ulaşır. Çok hızlı
büyüme vardır (Haziran + Temmuz) .
2.Dönem: 9-12 haftalar
arasıdır.büyüme yavaşlar tohumlar
renklenir.siyaha
yakın lacivert renk alır (Ağustos) .
3.Dönem: 12-17 haftalar arasıdır.
Meyve büyümesi yeniden
hızlanır.
Tohumlar koyu esmer renk alır (Eylül) .
4.Dönem: 17-21 haftalar arasıdır.
Meyve irileşmesi
azalır.Tohumlar
tamamen siyah renk alır. Meyvede bu safhada şeker asimilasyonu başlar
(Ekim).
5.Dönem: 21-23 haftalar arasıdır
meyveler artık gerçek
büyüklüklerine
ulaşmıştır. Bu dönemde çekirdekler meyve etinden ayrılır
(Kasım)
|
|
MEYVE
Kivi
meyveleri dişi çiçeğin döllenmesi ve yumurtalığın
gelişmesi sonucu
oluşur. Olgun meyvede kabuk açık kahverengi, kısa ve yumuşak
tüylerle
kaplıdır.
Döllenmeden itibaren meyve oluşumu için ortalama 20-24
haftalık bir
süre
gereklidir.
Meyveler
çeşitlere göre değişmekle birlikte 4-5 cm eninde, 6-9 cm
boyunda
ve ağırlıkları 40-150 g arasında değişmektedir.
Meyve, silindirik
ovalden
yuvarlağa yakın yumurtamsı şekilde olmaktadır. Meyve şekli dıştan
içe
doğru
tüyler, kabuk,dış meyve eti, iç meyve eti,
çekirdek,çekirdek evi
yumurtalık
izleri ve meyve özünden meydana gelmiştir.
Kivi meyvesi %80 oranında su
%20 oranında kuru madde ihtiva eder.Kivi meyvesi C vitamini bakımından
zengindir. 100 gram taze meyvede 100-400 mg C vitamini bulunur.
|

|
İKLİM
İSTEKLERİ
|
Kivi genelde kışları ılıman
yazları sıcak ve nemli bir iklime
ihtiyaç duymaktadır. İlkbahar ve sonbahar donlarının
görülmediği
yerlerde
yetiştirilmesi uygundur. İlkbaharda Gözlerin sürmesi ile
yaprak dökümü
arasında 230- 260 gün don olmayan yerlerde yetiştiriciliği
rahatlıkla
yapılabilmektedir. Özellikle gözlerin sürmesi ve
yapraklanmadan sonra
meydana gelen don olayları bitkiye büyük zarar vermektedir.
Meyvelerin
hasat döneminde ise -2C derecede meyveler zarar
görürler.
Soğuklanma
isteği, kültürü yapılan çeşitlere göre
değişmekle beraber +7C
altında
400-1000 saat'dir. Soğuklanma ihtiyacının karşılanmayan gözlerin
uyanması
daha az olmakta ve verimde düşüşlere neden olmaktadır.
Yıllık
sürgünler aşırı rüzgarlardan
olumsuz şekilde etkilenmektedir.
Bunun için bahçeler tesis edilirken rüzgara karşı
gerekli önlemler
(rüzgar
kıran) alınması gerekir. Aksi takdirde yeni sürgünlerin
dallara
bağlantısı
kuvvetli olmadığından kolayca kırılabilmekte ve verimi olumsuz
etkilemektedir.
Kivi, suyu sevmekle beraber vejatasyon
dönemi içinde düzenli olarak
800 - 1400 mm arasında yağış alan bölgelerde rahatlıkla
yetiştirilebilmektedir.
Bu durum göz önüne alındığında ülkemizde bu yağış
düzenine uyan tek
bölge
Doğu Karadeniz bölgesi olup diğer yörelerde sulama yapılmadan
yetiştirilmesi
mümkün değildir. Hatta bu bölgede bile yer yer havaların
kurak gittiği
zamanlarda sulama yeterince yapılmadığı taktirde bitki
gelişmesi
duraklamakta ve meyve verimi ve kalitesinde önemli azalmalar
olmaktadır.
|
| TOPRAK İSTEKLERİ |
Kivi bitkisi toprak isteği bakımından
secicidir. Kökler olumsuz toprak
şarlarından etkilenmektedir.Özelikle saçak
köklerin çokluğu
ve
hassas oluşu kivinin toprak isteğinin önemini
göstermektedir.Bu
bakımından
ağır olmayan, derin, süzek , ve geçirgen
gevşek
yapılı
organik maddece zengin nötür veya orta asit
karekterli Ph 5
- 7 arasında olan topraklar kivi için uygun topraklardır. Ağır,
su
tutan,
drenajı iyi olmayan ve taban suyu yüksek olan topraklar ise
uygun
değildir.
|
| ÜRETİM
TEKNİKLERİ |
Kivi,
çoğaltılması kolay olan meyve türlerinden
biridir. Tohumla çoğaltılabildiği gibi aşı, çelik ve doku
kültürü
yöntemleri
ile çoğaltılabilmektedir.
|
TOHUMDAN ÜRETİM
Tohumla çoğaltım,
anaç üretiminde ve ıslah çalışmalarında
kullanılmaktadır. Bir kivi meyvesinde ortalama 1000 adet tohum
bulunmaktadır. Tohumları çok küçüktür.
Ortalama 1000 dane ağırlığı 1 gr'dır.
Tohumlar,
olgun ve sağlıklı meyvelerden elde edilir. Bunun için meyve
kabukları
soyulduktan
sonra blender yardımıyla meyveler parçalanarak pulp haline
getirilir.
Pulp
ince gözlü elekten süzdürülerek elde
edilir. Tohumlar serin bir
yerde
kurutulduktan 15-20 gün +3-4 oC bekletildikten
sonra
ekim yapılmalıdır.
|

|
 |
| Şekil. Kivi tohumları |
Şekil. Çimlenmiş kivi tohumu
|
Tohum ekiminde çimlenme ortamı olarak
kullanılan
meteryalin hafif ve ince olması gerekir. Ortam hazırlanırken
özellikle
torf + yanmış ahır güb.veya tavuk gübresi , veya perlit +
dere kumu +
bahçe
toprağı + Yanmış elenmiş ahır gübresinden oluşan ortamlara
dikilmektedir.
Tohumların üzeri hafifçe harç toprağı ile
örtülür. Tohumların
çimlenmesi
için asgari 21oC toprak sıcaklığı ve neme özen
gösterilmelidir.
Yaklaşık
olarak tohum ekiminden 20-30 gün sonra
çimlenirler.
Çöğürler
iki yapraklı ve tutulabilir büyüklüğe(5cm) ulaşınca
çapları 6-10 cm
olan
plastik torbalara şaşırtılır ve bu plastik poşetlerde gelişimini
tamamladıktan
sonra aşılanmak üzere fidanlıklara şaşırtılır.
|
AŞI İLE ÇOĞALTMA
Aşıyla
çoğaltmada, tohumdan üretilen çöğürler
anaç
olarak kullanılmaktadır.
Aşı ile çoğaltım sayesinde nitelikleri iyi
olan
ve kök yapısı iyi gelişmiş kaliteli fidanlar elde edilmesi
mümkün
olmaktadır.
Kivilerde kök yapısının kuvvetli olması özel bir önem
taşır. Çünkü
kivilerdeki
yaprak alanı diğer meyve türlerine göre oldukça
büyüktür. Bitki su
dengesini
koruyabilmesi için köklerin iyi gelişmesi gerekmektedir.
|
 |
 |
| Şekil. T göz aşısının yapılışı |
a. Aşı gözünün
alınması |
b. Gözün
yerleştirilmesi
|
|
Kivilerde sürgün ve durgun aşılar
rahatlıkla
yapılabilmektedir. Sürgün aşılar yapılırken aşı kalemlerinin
bitkiye su
yürümeden 1 yıllık odunlaşmış sürgünlerden uyanma
olmadan önce alınarak
muhafaza edilmelidir.
Kalemlerin saklanması nemli samanlı kağıda
sarıldıktan
sonra hava almayacak şekilde plastik torbalara konulur ve daha sonra
soğuk
hava deposunda, buzdolabının sebzelik kısmında veya serin bir yerde
toprağa
gömmek suretiyle muhafaza altına alınır.
Göz aşılarından, T, ters T ve yongalı göz
aşıları; kalem aşılarından ise yarma, kakma, dilcikli, dilciksiz ve
kabuk
aşıları rahatlıkla uygulanabilmektedir.
Sürgün göz aşısı yongalı
aşı Nisan ayında başlanabilir. T aşısı Mayısta, uygun
olmaktadır. Kalem
aşıları ise su yürüme başlangıcı Şubatın ikinci yarısından
Mart başına
kadar yapılmalıdır. Durgun göz aşıları ise Temmuz sonu-Ağustos
başında
yapılmalıdır. Durgun aşılarda aşı kalemleri direk bahçeden bir
yıllık
sürgünlerden
alınmalıdır.
|
 |
| c. Aşı gözünün bağlanması |
GÖZ AŞILARI
Göz aşılarının yapılacağı en uygun
vakit, sabahın
erken saatleri ve saat 15’den sonrasıdır. Fazla sıcakta ve yağmur
altında aşı
yapılmaz. Göz aşısına başlamadan birkaç gün önce
aşı yapılacak fidanların
bulunduğu ortamdaki yabancı otlar
ve aşı fidanlarının gövdesinden çıkan sürgünler
temizlenir, tek bir gövde
haline getirilir ve gövdenin dik durması için destek
sistemine alınır. Fazla uzamış
olan asılanacak fidanların tepe sürgünleri alınır. Bundan
sonra toprak yüzeyinden
7-10 cm yukardan ası
çakısının ucuyla, odun kısmı zedelenmeden anacın kabuğu T
şeklinde kesilir.
T’nin ilk olarak üst ve bundan sonra da
orta çizgisi
kesilmelidir. Kesik kısmın iki kenarındaki kabuk, ası çakısının
tırnağı ile yerinden kaldırılır. Böylece
anaç hazırlanmış olur. Bundan sonra ası kaleminden uygun bir
şekilde ası gözü hafif odunlu olarak
çıkarılır, bu şekilde çıkarılmış olan göz, yine
bıçaktaki tırnağın yardımı ile anacın kesilen kısmına
yukardan aşağı doğru sürülerek yerleştirilir ve ası bağı ile
sarılır. Ası bağı ile bağlamaya
yukarı taraftan başlanmalı ve
göz serbest bırakıldıktan sonra alt tarafa geçilerek bu
kısmı da
iyice sarıldıktan sonra düğüm atılmalıdır.
Göz asıların
tutup tutmadığı
15-20 gün sonra belli olur. Tutan asılarda takılan gözün
altındaki yaprak sapı
kendiliğinden düser ve gözün takıldığı kısımda hafif bir
kabarıklık hasıl olur.
Eğer yaprak sapı
kurumuş kalmış,
gözün çevresinde buruşmuş ve kararmış ise ası
tutmamıştır. Bu takdirde ası
evvelki yerin altından veya üstünden yenilenir.
KALEM AŞILARI
Kalem aşıları
odunlaşmış aşı kaleminin anaç olarak
kullanılacak bitkiye uygun zamanda ve uygun şekilde
birleştirilmesidir.
Bunun için yaprak dökümünden ve ilk soğuklar
geçtikten sonra aşı
kalemleri
alınır. Aşı kalemleri alınacak bitkiler hastalıksız,iyi gelişen
ve
iyi ürün veren bitkiler olmalıdır. Alınan bu aşı
kalemleri O-
4C'de
aşı zamanına kadar muhafaza edilir.
Kalem aşıları için en
uygun zaman yöreye göre
değişmekle birlikte Şubat-Mart aylarıdır. Çünkü bu
aylarda henüz
bitkiye
ağlama öz su akışı başlamamıştır. Kalem aşıları
ilkbaharda
bitkiye su yürümeden önce yapılır. Aşılamada
başarı oranı % 95'
in
üzerindedir. Bitkiye su yürüdükten sonra yapılacak
aşılarda başarı
oranı
düşer. Anaçtan gelen öz su kalemle anaç
dokuları arasına girerek sıkı
şekilde
temas etmelerini önler. Bunun içindeki özsu akışının
durması beklenir.
ve durduktan sonra aşılama yapılır, veya kalemler damızlık
ağaçtan aşı
günü kesilir. Kivilerin çoğaltılmasında en yaygın
olarak
kullanılan
aşılar yarma aşı, kakma aşı, dilcikli aşı.
|

Şekil. Göz aşısı, aşılı göz solda,
yabani göz sağda
|
KAKMA AŞI
Aşılanacak
materyalin çapı aşı kaleminden fazla
olduğu zaman uygulanır. Bunun için Anaç olacak
ağaç dipten 15-20
cm yukardan azıcık eğimli olarak testere ile kesilir.
Tepede V harfine
benzer 2-2.5 cm uzunlukta dış üst genişliği
4-5
mm
inçe bir oyuk açılır.
Kalemde bu oyuğa uyacak şekilde
hazırlanır ve
anaçla
kalemin kabukları tam olarak çakışmalıdır, daha sonra aşı
bağı
ile
bağlanır. Kesik yerlere ve bağların üzerine aşı macunu
sürülür.
DİLCİKLİ AŞI
Yaklaşık
eşit
kalınlıktaki anaç ve kalemin aşılanmasında
uygulanan bir kalem aşısı yöntemidir.
Anaç ve kalem 45 C
eğimle
kesilir.
Her ikisinin uç kısmından aşı bıçağı ile 1-1.5 cm
derinliğinde
bir
kesik
açılır sonra diller iç içe gelecek şekilde kalemle
anaç yerleştirilir.
Anaçla kalemin kabukları birbirine çakışacak şekilde
yanaştırılır ve
bağlanır. Kesik yerlere ve aşı bağı üzerine macun
sürülür.
|

Şekil. Kabuk ve Kakma aşı
|
YARMA AŞI
Çapı
en çok 5 cm
olan gövde ve dallara yapılır.
Aşılanacak anacın gövdesi yerden 30-50 cm yüksekten testere
ile yatay
olarak
kesilir.
Yarma aşı üzerinde
iki göz bulunan ve uzunluğu 10-15
cm olan
kalemler
kullanılır.
Kalemlerin anaçla aynı kalınlıkta olması tercih
edilir. Bu
amaçla önce anaç ortadan bir kesici yardımı ile
yarılır.
Kalem bu
yarılan
yere karşılıklı kabuk kısımlarının temas edecek şekilde
yerleştirilir
ve yara yüzeyinin kurumasın önlemek için bu kısımlara
macun sürülür;
daha
sonra aşı bağı ile sıkıca bağlanarak yağmur suyu böcek girecek yer
bırakılmaz
anacın kalemi sıkması sağlanır.
Şekil. Yarma
aşı uygulaması
|
 |
 |
ÇELİKLE
ÜRETİM
Kivi
aşıyla
çoğaltıldığı gibi çelikle de
çoğaltılabilir.Çelikler
alınma zamanına göre Yeşil çelik, yarı odunsu
çelik ve odun
çeliği
adlarını alırlar.
|
|
YEŞİL
ÇELİKLER
:
Yeşil çelikler yaz başlangıcında Mayıs ve Haziran
aylarında
alınırlar.
Çeliklerin kalınlığı 4-10 mm boyları 1O - 20 cm ve 2-3 boğumlu
alınırlar.
Çeliğin üst kısmı gözün 1.5 -2
cm yukarısından
Alt kısmı boğumun hemen
altından(45o çapraz olarak kesilir En üst yaprağın
dışındaki bütün
yapraklar
çıkarılır, bu yaprak yarım kesilir.
Yeşil
çeliklerde su kaybını
önlemek
için mistleme(yaprakları nemlendirme) zorunludur. Ayrıca
taze ve
duyarlı oluşları nedeni ile özellikle mantari hastalıklara ve
olumsuz
şartlara
dayanıksızdır.
|

Şekil. Sisleme altında
yazlık çeliğin
köklenmesi
|

Şekil. Köklenmiş
çelik
|
YARI
ODUNSU
ÇELİKLER :
Yarı odunsu
çelikler
aynı yıl süren tam olarak odunlaşmamış sürgünlerden
Temmuz Ağustos
aylarında
alınır.
Uzunlukları 15-25 cm kalınlıkları 7-12 mm 2-3 boğum
olmalıdır.
Alınan çelikler hemen en üst gözün
üstünden 1.5 cm ve alt gözün
hemen
altından 45 C çapraz gelecek şekilde kesilir ve üst
yaprağının
yarısı
bırakılır, diğerleri dipten çıkartılır.
Yeşil
çeliklerde olduğu
gibi su kaybını önlemek için mistleme(yaprakları
nemlendirme)
zorunludur.
|

Şekil.Yarı odunsu
çelik
|

Şekil.
Köklendirme ortamı
|
ODUN
ÇELİKLERİ
:
Bir yılık
iyi odunlaşmış hastalıksız,düzgün
sürgünlerden alınmalıdır.
Alınma
zamanı olarak bitkinin yaprağını döktükten sonra
şubatın ilk
haftalarına
kadar olan süre içerisindedir. Boyları 10-25 cm arasında en
az 2 gözlü
kalınlıkları 7-12 mm civarındadır.
|

|
|
|
| Şekil. Odun
çeliği
kesimi |
Şekil.Odun(kışlık)çelik
|
Şekil Odun
çeliği
kök ortamı |
|
|
|
BAHÇE
TESİSİ |
|
|
Çok
yıllık
bitkilerde başlangıçta yapılacak hatanın giderilmesi
zaman
ve emek alır. Bu yüzden başlangıçta her şeyi ayrıntılı
olarak düşünmek
ve hazırlıkları ona göre yapmak gerekir.
Bu hazırlıklar içinde; 
- Yer
seçimi,
- toprak
yapısı,
- fidan
seçimi,
- dikim
aralık
ve mesafeleri
- tozlayıcı
bitki oranı,
- dikim
planı ,
- destek
sistemi
unsurları,
- rüzgar
kıran tesisi,
- sulama
suyu ve
tesisi oluşturmaktadır.
YER
SEÇİMİ
Önce
kivi
fidanlarının dikimi yapılacak olan toprağın
kivi
bitkisi için uygun özellikte olmalı aksi takdirde iyi bir
sonuç almak
mümkün
değildir. Çünkü bitkinin kök yapısı olumsuz
şartlara karşı aşırı
duyarlılık
göstermekte ve bitki gelişmesi sekteye uğramaktadır.
Yine
fidanların
dikileceği
yer arazi yapısı uygunsa güney yönlü ve sıraların
yönü kuzey güney
istikametinde
olmalı ve dikimi yapılan yerin taban su seviyesi yüksek
olmamalıdır.
Fidan
dikimi ilkbahar ve sonbaharda yapılmalıdır. Eğer fidanlar tüp
içerisinde ise özellikle dikimden sonra sulaması
takip
edildikten sonra
yaz aylarında da yapılır.
Kivi
fidanlarının dikileceği fidan çukurları
en az 45-50 cm derinliğinde ve çapında olmalıdır.
Açılan
kuyulardan
çıkan
toprakla hayvan gübresi karıştırılır tekrar fidan
çukurlarına
konulmalıdır.
Erken
verime yatmaları ve sağlıklı bir gelişme için 2 yaşlı
sağlıklı
fidanlar dikilmelidir.
Fidan dikimi yapılırken Aşı yeri veya sürgün yeri
toprak altında kalmamalı toprak üzerinde olmalıdır.
Tüplü
(torbalı)fidanlar
tüpten ayrılarak dikilmeli ve can suyu verilmelidir.
Dikilen
fidanların sağlıklı gelişebilmesi için 3-4 günde bir
yağışsız
havalarda sulanmalıdır.
Sürgünün
dik büyümesi ve düzgün bir gelişme
gösterebilmesi
için 3-4 cm çapında 2.0 M uzunluğunda destek (herek)
verilmelidir.
Ana
gövdeyi oluşturacak olan sürgünde yaklaşık 1.80-2M
düz bir
şekilde büyüme sağlandığında tepesi kesilerek alt taraf dan
çıkan yan
sürgünlerden
iki tanesi sağa ve sola büyütülmek üzere bırakılır
ve taçlandırma
yapılır.
DİKİM
PLANI
Kivi
bitkisi iki evcikli (erkek-dişi)dir.
Erkek
bitkiler tozlayıcı
durumda olup bahçe tesisinde 7 veya 8 dişi için 1 erkek
dikilmelidir.
Tozlanma
olayında rüzgar çok fazla bir role sahip değildir,
büyük oranda
tozlaşma
arılarla olmaktadır.
Kivi
meyvelerinin çiçekleri nektar üretmezler ancak
arılar için polen kaynağıdır.Güneşli havalarda arıların
çalışması daha
yoğun şekildedir.
Arı
kovanlarının kivi bahçesine konulacağı en uygun
zaman
dişi çiçeklerin % 10' unun açtığı zamandır.
Dönüme
iki
arı kovanı
yerleştirmek iyi bir döllenme ve meyve kalitesi ve verimi
için
zorunludur.
Dikim
planında erkek bitkilerin yeri tespit edilirken özellikle dişi
bitkileri
en iyi şekilde tozlayabilecek yerlere konulmalıdır. Yandaki dikim
planında
olduğu gibi.
DESTEK
SİSTEMLERİ
Kivi
bitkisi kuvvetli gelişme
gücüne sahip çalı görünümlü
bitkilerdir.
Normal
gelişme ve büyüme sağlayabilmeleri için desteğe
ihtiyacı vardır.
Kivi bitkisi gövdeleri kendi ağırlığını taşıyamaz. Doğal gelişme
ortamlarında
ağaçlara sarılarak destek alırlar.
Meyve
verimi 1 yaşlı çubukların
gözlerinde
olduğundan bunların bitkide yeter sayıda ve uygun yerde
bulunmalarını
sağlayacak budama ve destek sistemine ihtiyaç gösterir.
Bitkinin
ağırlığını
taşıyan, destekleyen direkler , teller ve herekler destek
sistemini
oluştururlar.
T Sistemi
- Dünyada
en çok
kullanılan
sistemdir.
- Özellikle
arazi
yapısının
meyilli olduğu yerlerde T sistemi uygundur.
- T sistemi
meyilli
arazilerde
setlendirmek (teraslamak) sureti ile yapılmalıdır.
- Bu sistemde dikim
aralık
ve mesafeleri ekolojik şartlara göre değişmekle birlikte
uygulanan
sıra arası 4 m sıra üzeri 5 m dir.
|
T
sistemi Avantajları
- Tesisi
kurmak daha
kolay ve ucuzdur.
- Budama yapılması daha kolaydır
- Daha az
yoğunlukta iş gücü
ister
- Arı girişi
daha
kolaydır.
- Mantari
hastalıkların
bulaşması daha az olur
|

|
 |
|
Şekil.
Çardak sistemi |
Şekil.Çardak
sisteminde sürgünlerin bağlanması |
|
Çardak
Sistemi (Pergola) Sistemi
- Bu terbiye
sistemi düz olan
arazilerde uygulanmaktadır.
- Bu
sistemde
Sıra arası 5 m sıra üzeri 4 m olmalıdır.
Direklerin
toprak üstünde
kalan
boyu 2 M olmalıdır.
- Direkler
üzerinden dik olarak dört yana taşıyıcı
teller
en az 6-8 mm çapında gayet düzgün, esnemeye meydan
vermeyecek şekilde
çekilir.
- Ara
teller
ürün
çubuklarını bağlayacak şekilde
50-70 cm aralıklarla geçirilmesi gerekir.
Çardak Sisteminin avantajları
- Rüzgarın verdiği zararlar daha az
risk
taşır.
- Yabancı ot daha az gelişir.
- Meyve yanığı daha az olur
|
|
|
|
| BUDAMA |
Kivi bitkisi kuvvetli
büyüme ve gelişme
göstermesi nedeni ile düzenli budamaya ihtiyaç
gösterir. Budama üç şekilde
uygulanır: şekil budaması, kış budaması, yaz budaması
|
Şekil
Budaması
Bu budama şekli yeni dikilmiş ve
aşılanmış genç
bitkilerin düzgün ve dik büyüyen bir gövde
ile, taçlandırmanın şekillendirilmesidir.
Dikimi yapılan fidan birinci yıl sadece sarılmadan, düzgün,
dik bir gövde
oluşturması sağlanır; o yıl sonunda gövde yüksekliği
istenilen taçlandırma
seviyesine (1.80-2 m) ulaşmışsa sürgün tepesi kesilerek hemen
altından
sürecek olan gözlerden kolların uygun bir şekilde
oluşması sağlanır.
İkinci yıl kolları oluşturacak sürgünlerin iyi bir şekilde
takip edilerek
yıl sonunda istenilen uzunlukta (1.5-2 m)kesilir. Bu zaman aralığında
gövdeden
çıkan sürgünler koparılır.
Daha sonraki yıllarda
oluşan bu yan kollardan
ürün çubukları dengeli bir şekilde bırakılır.
Kivi bitkisi kuvvetli
büyüme ve gelişme
göstermesi nedeni ile düzenli budamaya ihtiyaç
gösterir. Budama üç şekilde
uygulanır.
|
Şekil.
Birinci yıl yapılan şekil budaması
|
Kış budamasındaki amaç uygun nitelikteki meyve
çubuklarını
yeterli sayıda (bitki fizyolojik dengesini bozmayacak
şekilde) sürgünün
dib kısmındaki gözlerin belirginleştiği gözden itibaren en az
10 göz 1
m, genel olarak 1,5 m, 15 göz üzerinden
sürgününün inceldiği noktadan kesmektir.
Bırakılan bu ürün çubuklarından sürecek
olan sürgün ve yapraklara
rahat bir gelişme ortamı sağlanır.Bunun yanında verimden
düşmüş olan
kütükler (2-3 yıllık dal) uygun şekilde yenilenmelidir.
|

|

|
|
Şekil. Tam verim çağında
verim budaması
|
Şekil. Genç kivi bitkisinde
verim budaması
|
Yaz
Budaması
Genel bir kaide olarak yaz
budamasındaki amaç
kivi bitkisinde kökler, yapraklar ve meyve arasında
fizyolojik dengeyi
oluşturmaktır. Yaz budaması bu dengenin sağlanmasını için
yapılmalıdır.
Bu amaçla öncelikle aşırı gelişme gösteren obur
ve sık sürgünler,
sürgün uçlarındaki sarılmalar ortadan kaldırılarak
bitkinin iyi bir şekilde
havalanmasını, güneşlenmesini ve gelişmesini, sağlamaktır. Daha
sonraki
aşamalarda üçlü çiçek tomurcuklarını,
standart dışı (yapışık, ikiz,üçüz,
yamuk)meyveler seyreltilmelidir.
|
| SULAMA |
|
Kivi bitkisi fazla suya ihtiyaç
gösteren bir türdür. Kivinin toprak
altı organlarını hacim ve ağırlık olarak toprak üstü
organlarına göre
zayıftır.
Kivinin Özellikle yaprak alanının geniş olması yazın
güneşli
sıcak
havalarda transprasyon (yapraklardan suyun
buharlaşması) oranını arttırmaktadır.
Bu sebeple yapraklardan kaybedilen su karşılanmaz ise yapraklardaki
basınç
(turgor basıncı) azalmakta, yaprak dik duramamakta ve kendini
bırakmaktadır.
Sonuçta yaprakların fotosentez faaliyeti azalır,yapraklar
kıvrılır
sertleşir
ve kenarlarda kurumalar başlar. Özellikle genç bitkiler
kuraklığa daha
dayanıksızdır.
|

|
 |
Meyveler küçük kalır,
sürgünler yeterli uzunluğa
ulaşmaz,Bitkinin
normal gelişimi sekteye uğrar, odunlaşma erken başlar. Bu nedenle kivi
bahçesi tesis edilirken sulama sistemi de kurulmalıdır. En uygun
sulama
sistemi 1-3 yaş arası damlama, 4 yaştan itibaren
yağmurlama sistemidir.
|
| GÜBRELEME |
Genel bir kaide olarak bir
bitkinin
gübre ihtiyacı tespit edilirken
yaprak ve toprak analizine bakılır.
Kivi bitkisine verilecek gübre
miktarı
yapılan araştırma sonuçlarına göre tespit edilmelidir.
Toprak yapısı ve
derinliği uygun olduğu takdirde kökler yanlara ve derinlere
dağılır.
Bol
saçak kök yaptığı içinde toprağı sömürme
gücü fazladır. Gübrelemede
esas
bitkinin topraktan aldığı bütün elementleri en az
alındığı
miktar ve alınabilir formda olmak üzere toprağa geri
vermektir. |

Şekil. Şubat-Mart dönemi organik
gübre
|

Şekil. Organik gübrenin veriliş şekli
|
|
Kivi bitkisinde hızlı
vejatatif
ve genaratif gelişmeye bağlı
olarak besin maddelerine her yıl artan miktarlarda ihtiyaç
gösterir.
Verilecek
olan gübre miktarı ve zamanı önemlidir. Organik gübre
(hayvan
gübresi,yeşil
gübre) Şubat-Mart dönemi kivinin taç iz
düşümüne göre en az
1m2'lik alana verilmelidir. Verim çağında olan kivi bitkisi
için ortalama
yanmış
sığır gübresi 15-20 kg tavuk gübresi için 10 kg
yeterlidir.
Kimyasal(Suni)
gübreler verilirken, yine bitkinin yaşı ve taçlanma
iz düşümüne
göre
verilmelidir. Azotlu gübrelerin hepsi bir defada
verilmemelidir.
Suda çabuk hidroliz olmaları ve yıkanmaya duyarlı oluşları
nedeni ile
özellikle
bölgemizde yağışlı bir iklime sahip olduğundan 1/3 mart 1/3
mayıs
1/3 haziran ayında verilmelidir. Fosforlu ve potaslı gübreler suda
zor
erimeleri ve tutulmaları nedeni ile kasım-aralık ayında verilmelidir.
Dikimden sonra İlk üç yıl
genç
fidelere uygulanacak olan
gübre miktarı üçe bölünmek üzere 1/3
Mart, 1/3
Mayıs,
1/3 Haziran ayında verilmelidir. Gübre verilirken en az 1m2
lik
alana
yayılmalıdır.
Tam verim çağında olan bir kivi
bitkisi
için 500
gr saf azot karşılığı, azotlu gübrelerden
üre için
1kğ,
Amonyum nitrat için 1.5 kğ olmak üzere üçe
bölünerek 1/3
Mart,
1/3 mayıs, 1/3 haziran, ayında verilmelidir.
Fosforlu
ve potasyumlu gübreler bir defada sonbaharda verilmek
üzere
200 gr P2 O5 300 gr K2O verilmelidir
|
| VERİM |
|
Doğal olarak bitkinin
verimi, iklim, bakım
(budama,sulama,gübreleme,çapalama),
tozlaşma (döllenme) ile yakından alakalıdır. Bu faktörlerden
iklim
doğrudan
verimi etkileyen en önlemli faktördür.Özellikle kış
dinlenme döneminde
gözlerin soğuklanma ihtiyacı yetersiz kalınca verimli
gözlerin uyanması
azalmakta ve meyve verimi düşmektedir.Verimde etkili olan diğer
faktörler
meyve kalitesi için gereklidir. Kivi bitkisi dikimden
üç yıl sonra
çiçeklenmeye
başlar meyve verir.Yaş ilerledikçe verim artışı devam
eder. Tam
verime
7-8 yaşında ulaşır.

Yukarıda belirtilen meyve miktarında bir
çubukta asgari 10 göz
olduğu
hesap edilerek alınmıştır ve bu gözlerden % 50'nin uyanıp
sürdüğü
kabul edilmiş olup, her süren gözden oluşan
ürün çubuklarından
ise
ortalama 4 adet meyve vereceği , bu meyvelerin ortalama ağırlığı 100 gr
olarak hesap edilmiştir.
|
HASAT
|
|
Hasat her
meyveye özgü olgunluk kriterlerinin bazı organ ve aygıtlar
yardımı ile tam ve doğru olarak belirlenmesi sonucu elde edilen
değerlerin
uygulanmaya konulması eylemidir. Kivide en uygun hasat zamanı meyve
içerisindeki
suda çözünen kuru madde miktarı
ölçülerek belirlenir.
Meyve
içinde suda eriyebilen kuru madde oranı
refraktometre
ile ölçülür. Refraktometre adı verilen optik
aletin pirizma yüzeyine
bir iki damla meyve suyu konur ve kapak kapatılarak % de olarak okunur.
Suda
çözünen kuru madde oranı % 7 - 9 arasında olduğu zaman
hasat
edilir.
Hasat edilen kivi meyvesi uzun süreli, depolanacaksa suda
çözünen
kuru madde oranı % 6.2-8, meyve eti sertliği 7-10 kfg. olduğunda hasat
edilir. Meyveler, depolama, işleme, ve nakletme süresince
yumuşarlar.
Meyve
yumuşama oranı, meyve toplama mevsiminin uzunluğu ve depolama
süresi
ile sınırlıdır.
Kivi
meyvesini dökmeyen bir bitkidir. Sonbahar erken donları olmayan
yörelerde
hasat zamanı 2-2.5 ay geciktirilirse meyve dalında olgunluğa
gelmektedir.Meyvenin
yeme olgunluğundaki suda çözünen kuru madde oranı %
14-15 meyve eti
sertliği
0.5-0.8 kgf. dir Meyve hasat edilirken meyve sapı dalında
kalmalıdır.meyveler
önlük çanta içinde toplanır, bunlar dolduğu
zaman dikkatlice sandıklara
boşaltılmalıdır. Meyveler toplandığı sandıklarda bahçeden
nakledilir
ve depolanır. Optimum depolama ömrünü korumak
için meyve hasattan hemen
sonra , 24 saat veya en geç 48 saat içinde soğutulmalıdır.

|
MEYVELERİN
SINIFLANDIRILMASI
|
|
Soğuk hava
Deposuna konulacak kivi meyvesi tek tek incelenmeli
ve büyüklerine göre sınıflandırılmalıdır.
Büyük işletmelerde hareketli bant üzerinde
meyveleri seçen oparatörler herhangi bir
şekilde zarar görmüş, şekilsiz,yaralı, bereli ve kusurlu olan
meyveleri
ayıklarlar. Sonraki sınıflandırma makineler tarafından
ölçümlerine göre
yapılır, her meyve ayrı ayrı tartılır. Meyve büyük
miktarlarda sınıflandırıldıktan
sonra dökme veya paketlenmiş olarak soğuk hava depolarında
depolanır.
|
PAKETLEME
|
Kivi meyvelerini paketlemek için
standartlaşmış olan
tahta, mukavva
plastik kasa, plastik viyol ve karton kullanılır. Tablaya
konulacak
bütün meyveler aynı ölçüde olmalıdır. Viyol
meyve ölçüsüne uygun olarak
8 sıralı, 25 ile 46 meyve alabilecek şekilde olmalıdır.Paketleme
için kullanılan
viyol aşağıdaki imkanları sağlar.
- Meyve için gerekli olan sıcaklık
ve rutubeti
sağlamak
- Meyvenin ezilmeden korunmasını
sağlamak
- Toptancı ve parekendecilere uygun
satılabilir el tut
ünitesi oluşturmak
- Tüketiciye en yüksek meyve
kalitesini
sunmak
- Genelde paketlenmiş kivi meyvesi
tablaları 174 tabla
içerecek şekilde istiflenir
ve sıkıca çemberlenir.
- Kivi meyvesi bu istif şeklinde ön
soğutulur.
- Depolanır ve son olarak nakledilir.
|
DEPOLAMA
|
|
KİVİ
DEPOLAMA ŞARTLARI
Depolanacak
kivide işleme zinciri
hasatla başlar. Hasat edilecek kivinin
depolama olgunluğuna gelmesi gerekir; meyve olgunluğu, meyve
suyunda
en az % 6.2 suda eriyebilir kuru madde seviyesine ulaştığında
kabul
edilir. Daha düşük suda eriyebilir kuru madde içeren
meyveler
olgunlaşmamış
kabul edilir. Meyve olgunluğu ile depolama arasında sıkı bir
ilişki
vardır. Tam olgunlaşan meyveler daha uzun süre
depolanabilirler.
Hasattın zamanından önce yapılması meyvenin bütün
özelliklerini
gösterememesi
anlamındadır. Yani erken hasat edilen meyvelerin eriyebilir kuru
madde oranı düşüktür. İyi olgunlaşan kaliteli meyvelerde
eriyebilir
kuru
madde oranı % 7 - 9 arasında olmalıdır. Bu olgunluğa gelmiş olan
meyvenin
hasat edildikten sonra yapılacak olan hasat sonrası muamele
meyvenin
ne kadar süre ile muhafaza edileceğini belirler. Bu nedenle
üreticilerin
yetiştirdikleri ürünün hasat sonrası muamelesi konusunda
bilgi sahibi
olması
gerekir. Hasat edilen her üründe olduğu gibi kivi meyvesin
dede
fizyolojik
ve patolojik olarak yaşayan çanlılar olduğu
unutulmamalıdır.Başarılı
bir
hasat sonrası muamele programında ön soğutma ve soğuk muhafazanın
büyük
önemi vardır. Araştırmalar bazı ürünler için
hasat sonrası ön
soğutmanın
1 saatlik gecikmesinin pazardaki raf ömrünü bir gün
kısalttığı
görülmüştür.Ürün
hasadın dan tüketime kadar gecen sürede üründe
kalite ve ağırlık
kaybının
olacağı kaçınılmaz bir gerçektir; işte bu kayıpları en
asgari seviyede
tutmak için tarladaki ürün sıcaklığını bir an
önce ürünün depolama
sıcaklığına
ve nem isteğine getirilmesidir.
Kivi
meyvesi için uygun görülen
optimum depolama şartları
1- 0 C + 0.5 C
meyve sıcaklığı
2- Meyve etrafındaki havada en az %95 oranında oransal nem
3- Meyve etrafında etilensiz hava (meyveyi çabuk olgunlaştırdığı
ve
yumuşattığı için)
4Kivi meyvesi başka meyvelerle birlikte (etilen gazı oluşturdukları
için) depolanmamalıdır.
5- Kontrollü atmosfer şartları % 3 CO2 + %3 O2 ile %5 CO2
+%2
O2 dir. Bu şartlarda meyvelerde önemli bir sorun olan yumuşama
kontrol
altında tutulmuş olur.
Oransal Nemin Etkisi
Bütün
taze meyveler hasattan
sonra su ve ağırlık kaybederler kivi
meyvesinin ağırlık kaybı %3-4 den daha fazla olduğu zaman meyve
buruşmaya
başlar. Bir üründeki su kaybına ürünün
içinde bulunduğu ortamın buhar
basıncı
ile ürünün hücreleri arasındaki hava boşluklarında
bulunan suyun buhar
basıncı arasındaki fark sebep olmaktadır. Taze meyve ve sebzelerin
içerisindeki
hava neredeyse doymuş havadır; diğer bir deyişle % 100 bağıl neme
yakındır.
Ürünün içinde bulunduğu havanın su buhar
basıncını etkileyen tek faktör
ürünün sıcaklığıdır. Genel olarak düşük
sıcaklıklar düşük su buharı
basıncına
yüksek sıcaklıklarda yüksek buhar basıncına neden olmaktadır.
Soğutulmuş ve O C de depolanmış meyvede ağırlık kaybını etkileyen
en önemli faktör meyve etrafındaki havanın oransal nemidir;
ancak
meyvenin
durumu, etrafındaki havanın sıcaklığı, taze sıcaklık, ve havanın hızı
da
etkiler. İşleme ve depolama süresince % 1 lik ağırlık kaybı
beklenebilir
Depolamaya
Sıcaklığın Etkisi
Sıcaklık,kivi
meyvesinin hasattan
sonra kalite kontrolünü etkileyen
en önemli Çevresel faktördür. Meyvenin herhangi
bir çeşidi için,
meyvenin
çevresindeki yumuşama oranı, sıcaklıktaki yükselmeyle artan
çürüme,
rutubet
kaybı, olgunlaşma ve terlemeyi içeren bütün hayati
işlerin gelişme
oranı
esas olarak sıcaklık tarafından belirlenir 2 C de depolanan kivi
meyvesinin
depolama ömrü, optimum O C sıcaklıkta depolanma ile
karşılaştırıldığında
1- 2 ay azalır. Genelde meyve sıcaklığında 0 C den 5 C dereceye
yükselme
terleme oranını iki katına çıkarır ve depolama
ömrünü de yaklaşık
yarıya
indirir. Kivide - 0,5 C nin altındaki depolama sıcaklığından donma
noktasının
güvenlik sınırını sürdürmek için sakınılmalıdır.
Marshall ve diğerleri
(1967) kivinin en yüksek donma sıcaklığının - 1.5 olarak
izlemişlerdir;
ama tipik değer 1,7 dir.
Etilen
Meyve Eti Sertliğine Etkisi
Depolamada en
önemli konu meyvelerin
etilene maruz kalmamasıdır. 0 C
de 0.1 ppm etilen yoğunluğunda bile meyve yumuşaması artacağından
depolama
ömrü azalır. Hatta 0.03 ppm etilen konsantrasyonunda bile
yavaş bir
yumuşama
görülür. Ancak yinede kivi meyvesinin minimum etilene
duyarlılık eşiği
belirlenememiştir. Şayet soğuk hava deposunda etilen
ölçülmüşse genelde
havayı temizlemek için 10-15 dakika fanlar çalıştırılarak
kapılar
açılır.
Etilen olası kaynakları kontrol edilir ve temizlenir.
ÖNSOĞUTMA
Bahçe
ve tarladan gündüz
sıcağında hasat edilen meyvelerin hasat
anındaki tarla sıcaklığının depolama sıcaklığına ve nemine kısa
sürede
düşürülmesidir. Bu amaçla
1-Meyvenin solunum hızı yavaşlatmak
2-Meyvenin su kaybı azaltmak
3-Çürümeye sebep olan mikroorganizmaların
üremeleri azaltmak
4-Yaralanma etkisi azaltmak
5-Etilen gazı üretimi yavaşlatmaktır.
Depolanacak kivi meyveleri ön soğutma ile depolama ömrü
artar.
Geleneksel
soğuk depolar da optimum 0C de tabla şeklinde
istiflendiğinde
bir haftada soğutulur . Havayla zorunlu soğutmada bu süre sekiz
saatte
tamamlanır. Ön soğutma İşleme, nakletme veya soğuk depolamadan
evvel
meyvenin
soğutulması süresidir.Ön soğutmada birkaç değişik
teknik uygulanır.
1- Oda soğutması
2- Zorlanmış hava akımı ile soğutma
3- Su ile soğutma
4- Paket buzlama
5- Vakumla soğutma
Zorunlu
havayla soğutmanın avantajı ,istiflenerek yüklenenlerin tamamı
soğutulabildiğinden normal bir sınıflama paketleme ve depolama
işlemi
rahatlıkla birleştirilebilir, aynı zamanda soğuk hava deposunun etkin
bir
şekilde kullanılmasını sağlar.
Kivi meyvesinin depolanmasındaki amaç
pazarlama sürecini uzatmak, tatil
dönemleri için stok yapmak, üretimin fazla olduğu
dönemlerde fiyat
düşüşlerini
önlemek ve dış pazarlara açılabilmektir.
|
| HASTALIK VE ZARARLILAR
|
HASTALIKLAR
Kivi bitkisinde bir
çok hastalık etmeni
vardır. Bunların bir kısmı kök
boğazı ve toprak altı organlarında zarar verirken bir kısmı da
çiçek,
yaprak ve meyvelerde zarar oluşturur
.
YAPRAKLARDAKİ
ARAZLAR LEKELER
Kivi
bitkisi,
vejatatif
gelişmesi güçlü
olan ve iyi ürün taşıyan çok
hassas bir sistem içerir, eğer herhangi bir sebeple bitki
fizyolojinde
bir dengesizlik veya oransızlık olursa, sistemde ters tepki, reaksiyon
oluşur ve bu oluşum sonunda yaprak bozulmalarına ve yaprak
arazlarının
ortaya çıkmasına neden olur.
Yaprak
arazlarının
ortaya
çıkmasındaki
etkenlerin başında besinsel ve
çevresel faktörlere bağlı olarak bitkinin
strese
girmesidir.
Genel bir kaide olarak kivi bitkisinde amaç kökler
yapraklar ve meyve
arasında
fizyolojik dengeyi oluşturmaktır. Sistemde kökler en önemli
unsur olup
hayati önem taşımaktadır. Çünkü kök sistemi
sistemde en çok hasar
görmeye
müsait kısımdır. Kısaca iyi bir sonuç almak
için sağlıklı bir kök
sisteminin gelişebileceği ortamı hazırlanmaktır. Zayıflatılmış,bozulmuş
bir kök sisteminde yaprak arazları oluşur. Bu arazların oluşumunda
aşağıdaki
faktörler etkilidir.
1-Taban su
seviyesinin
yüksek olması
2- Fizyolojik
dengenin bozulması (aşırı ürün yüklemesi
,ağır yaz
budaması)
3-
Rüzgar,iklimsel hasar,besin elementi noksanlığı
KÖKLERDE OLUŞAN HASTALIKLAR
Kök
Çürümesi : Hastalık
oluşturan
etmelerin en
önemlileri Armilariamelea, Phytopthora,
Roselina, Rhizoctonia, Fusarium gibi mantarı hastalıklardır. Genel
olarak
hastalık belirtileri Yaprakların solması, Yaprak boyutlarının
küçülmesi,
kuvvette(gelişmede) azalma, sürgünlerin zayıf gelişmesi,
olumsuz
şartlara
kuraklığa ve dona karşı daha az mukavemet gösterme ve
Sonuçta,
sürgün ve dalların tepeden köke doğru kuruması ile
ölüm
gerçekleşmektedir.
Enfeksiyon derecesine (şiddetine) bağlı olarak bu belirtiler 4 yılda
gerçekleşir,
eğer enfeksiyon şiddetli ise 2 yılda bu belirtiler ortaya çıkar. Bütün
dünyayı kaplayan bir
mantar türüdür. Bu türlerin her biri
büyük sayılarda odunsu bitki türlerine hastalık
bulaştırırlar. Hastalık
etmeni şapkalı bir fungusdur. Şapkalarını sonbaharın ilk yağmurlarından
sonra oluşturur. Fungus hem toprakta, hem de odun dokusunda yaşar,
ölü
ağaçlarda ve toprakta kalan kök parçalarında uzun
süre yaşamını
sürdürür.
Nemli yerlerde iyi gelişme gösterir. Başlangıçta
kökleri tam
işgal
etmeye çürütmeye başlar daha sonra işgal toprak
yüzeyine yakın ve
kökle sapın birleştiği noktada başlar ve son olarak
çürüme
bitkinin
ana gövdesinin içine yayılır.
|
|
Hastalığa
yakalanmış kivi asmaların kökleri incelendiğinde
saçak kökler
canlılığını kaybetmiş ve tahrip olmuştur. Hastalığın belirtisi yan
köklerden,
kök boğazına kadar kabuk dokusu ile odun dokusu arasında beyaz
fungal
tabakanın
oluştuğu görülmüştür. Hastalığın başlangıcında odun
dokusu acık
kahverengidir,
daha sonra sarımtırak beyaz süngerimsi dokuya
dönüşür
Mücadelesi
, Kültürel
Tedbirler
- Kuruyan ağaçlar bahçeden
sökülerek imha
edilmeli ve yerlerinde kireç
söndürülmelidir.
- Tekniğine uygun dikim ve bakım
yapılmalıdır.
- Hastalığın yayılmasında etkili olan
konukçu bitkilere dikkat
edilmeli
Sonbaharın ilk yağmurları ile oluşan funguslar imha edilmelidir.
- Derin dikilmemeli Aşırı sulanmamalı
köklerin yaralanmamasına
dikkat
edilmemelidir.
- Drenaj kanallarının yapılması ve taban
suyu seviyesinin yüksek
olmaması
gereklidir.
|

Armillariamelea (Kök Çürüklüğü)
|
ÇİÇEK
HASTALIKLARI
Pseudomanas
viridiflava
Çiçek
küfü veya tomurcuk
çürümesi olarak adlandırıl, erken
belirtileri, açılmamış çiçek tomurcuklarının
çanak yaprakları
üstündeki
çökmüş bölgelerdir. Tomurcuk içinde
enfeksiyon olduğu zaman çiçek
yaprakları
sarı ve portakal rengindedir. Çiçek açıldığı zaman
dokuların içi koyu
kahverengi
ve çürümüş olduğu görünür. Bu
şartlarda çiçek hemen dökülür. Şiddetli
enfeksiyon
durumlarında bütün dişicik başları ve ercik sapı
çürümüştür. Dişicik
borusunun
sapı bodur kalmıştır.
Sclerotnia
Sclerotionum (Beyaz
çürüklük)
Hastalık
genel olarak kök ve kök boğazında ıslak
çürümeler ,yaprak
ve sürgünlerde solgunluk şeklinde kendini gösterir.
Özellikle nemli
havalarda
meyveler, hastalanmış yapraklar üstünde ve hastalıklı
çiçekler üstünde
beyaz misellerin çokluğu ile dikkati çeker.
Mantarlar bitki altındaki yabani otla ve
otların
süprüntüleri üstündeki
emeçler ile biçimlenir ve de büyürler .Buda
meyve bahçesindeki
hastalığı
yükseltiyor .Emeçler kış boyunca uykuya yatmış olup,
baharda topraklar
ısındığı zaman döllenmiş sporlar doğuran miseller üretirler,
zamanla bu
miseller yumak şeklini alır önceleri kirli beyaz renkte ve
yapışkandır,
daha sonra koyu kahverenginden siyaha kadar değişen renkler alarak sert
bir tohum şekline dönüşür. Bu misellerden döllenmiş
tohumlar boşalır ve
çiçeklerin üstüne uygun havalarda yukarı doğru
tırmanırlar, çiçekler
birkaç
saat nemli kalırsa enfeksiyon meydana gelir.
Hastalanmış dokular üzerinde mantarlar,
spor üretemezler,
bütün
enfeksiyonlar
(bulaşma) meyve bahçelerindeki flora (bitki
örtüsü--konukçu bitki)
üstündeki
emeçlerdeki döllenmiş sporların boşaltılması
ile enfeksiyon
meydana gelir.
Mücadelesi
Öncelikle kültürel önlemler alınmalıdır. Toprağın
drenajı iyi yapılmalı. Aşırı sulamadan
kaçınılmalı. Sık dikim yapılmamalı. Hastalıklı bitki artıkları
bahçeden uzaklastırılarak imha edilmeli
DEPOLAMA ÇÜRÜMESİ
Botrytis cinerea (Kurşuni küf)
Genelde
havalanmanın
yetersiz
olduğu durumlarda etkili bir şekilde ortaya
çıkar. Doğada ve çoğu zaman depolarda bulunur. Sporları
renksizdir
Fungus
kış mevsimini Sklerot(yumak) halde geçirir, ilkbahar gelince
Sklerotlar
çimlenerek miselyumlar oluşturur. Çok geniş bir
konukçu dizinine
sahiptir.
Borytis cinerea gri küf mantarı yaşlanmış ve
yaralanmış
bitki
dokularında Saprofit (çürümüş organik maddelerle
beslenen bitkisel
organizma)
olarak beslenir.
Bu hastalık, meyve soğuk depolamada iken gelişir. 0-35 C de enfeksiyon
yapıp gelişebilmektedir. Çürüme ve zarar görmemiş
meyvelerde bile
hastalık
oluşturabilir.
|
|
Zarar görmüş meyvelerde
yaralanmamın herhangi bir noktasında
hastalığa
bulaşma olabilir. Hastalıklı, etli kısım, ıslak ve cam gibidir, dıştan
etkilenmiş bölge meyvenin sağlıklı kısmından daha koyudur. Bir
gelişme
aşamasında olan tüysüz yumuşak misel, başta beyaz sonra
gri
olarak,
çürümüş meyvede ortaya çıkar. Bu misel
bitişik sağlıklı meyvelere de
yayılabilir
ve ikinci bir enfeksiyona sebep olabilirler. Enfeksiyonun ilk
belirtileri
meyve soğuk depoya konulduktan birkaç haftaya kadar
gözükmemektedir.
Depolama
çürüğünün kontrolünde,
genellikle Kiviler üzerindeki
B.cineria nüfusunun azalması için
amaçlanmış tedbirlerin
başında,
koruyucu kültürel önlemler etkin rol oynar .
Özellikle, mantarı
hastalıkların
kontrolünde havalanma çok etkilidir. Bu da yaz
budamaların da
kivi
bitkisinin iç kısımları açılarak yeterli havalanma
sağlanmalıdır.
Böcek ilaçları ila mücadele çiçek
parçaları üstünde hastalık yapan
bakteri
veya virüslerin oluşmasına engel olmak için,
çiçeklenmenin sonuna doğru
uygulanır ve hasattan 20 gün önce enfeksiyon oluşumu
kontrolde tutmak
için
tekrar edilir.
|

|
|
Ayrıca meyveyi depoda enfeksiyon
yuvalanmasından korumak
için ilaçlama yapılmalıdır. Hasattan sonra hem
yaralı olanların
ayıklanması,
hem de mümkün olan daldırma tedavisi ile depolama
çürüğü
azaltılacaktır.
Fakat yapılan hasat sonrası tedaviler genel olarak ilaçlamanın
kalıntı etkisi
nedeni
ile
uluslararası
onaya
sahip olmuyorlar.
ZARARLILAR
|
| Meloidogyine
ssp. (kök ur nematodu)
Toprak altında
zarar
teşkil
edenlerin en önemlisi kök ur nematodudur.
Mikroskobik
canlı olan kök ur nematodları köklerde
oluşturdukları
toplu iğne başı büyüklüğünde veya daha
büyük urlarla anlaşılır.
Urların
Büyüklüğü enfeksiyonla orantılı olarak
artmaktadır.
Bitkideki
zararı kök sistemini zayıflatmakta ve buna bağlı
olarak
bazı saçak kökler ölmektedir. Bu nedenle bitkinin su
dengesi ve besin
alımı
sekteye uğradığı için toprak üstü organlarda,
büyüme yavaşlamakta
verim düşüşüne neden olmaktadır.
|

|
Tetranychus
urticea (kırmızı örümcek)
En fazla
konukçusu
olan türlerden
biridir. Sıcak bölgelerde kışında
faaliyet gösterir. Tarla kenarları bahçe ve
çalılıktaki
bitkilerle
beslenir. Soğuk bölgelerde kışı döllenmiş dişi halinde
ağaç gövde
ve dallarda gizlenebilecek yerlerde çatlak ve
yarıklar
arasında,
dökülmüş yaprak ve bitki artıkları arasında diapoz
halinde geçirir.
Özellikle Mart ayında faaliyete geçen dişiler
konukçu bitkilerin
yapraklarının
alt yüzeyinde ağ örer ve beslenirler daha sonra bu ağlar
içerisine
yumurtalarını
koyarlar. Bitkideki zararı beslenmek için devamlı genç
yaprakları
tercih ederler
damarlardaki bitki öz suyunu emerek beslenirler bu gibi
yapraklar
geriye doğru kıvrılır, sertleşir ve büzüşürler.
Mücadele olarak yazlık ve kışlık yağlar, akarisitler zararlının
populasyon yoğunluğuna göre özellikle Mart sonu nisan başı ve
çiçeklenmeden
önceki dönemlerde ve çiçek
dökümünden sonra özellikle yaprakların alt
yüzeyine
vurulmalıdır.
|
İSTATİSTİKLER
|
|
|
|
|
|
Hazırlayanlar
- Ayhan
Haznedar (Derleme)
- Haydar Eroğlu
(Çizimler)
- Muammer Demet (Webmaster)
- Seçkin
Yeniçırak (Fotoğraflar)
|
- Kaynaklar
- Kivi
Yetiştiriciliği, H.Samancı, 1990, Yalova
- Kivi
Yetiştiriciliği, T.Çalışkan, 1997, Ankara
- Tarım
Köyişleri Bakanlığı, 1998 Şubat Sayısı Eki
- Türkiye
de Kivi Yetiştirme Olanakları, Francesco
Monastro
- Kiwifruit
Science, Warrington J.J. Weston, 1990,
New
Zeland, Tercüme: Sebahat Kudu, 2000
- Kivi Gıda
Değerleri, Kaliforniya Üniversitesi
|
|
|
|