|
İman ne
demektir?
Îmân demek,
tasdik
etmek demektir. Tasdîk ise, bir kimseyi söylediğisözde
doğrulamak ve doğru söylediğine inanmakdır. Îmân
sözü, emîn,
ya’nî emniyyet, güvenilir olmak kelimesinden
gelmekdedir ki, tersi güvensizlik
ve korkudur. Ya’nî, emîn kılmak demekdir.
Biraz
dahâ açıklıyalım: Haber veren birisi, bir şeyden
haber verdiğinde, dinleyen, o şeyin hakîkatini ve doğrusunu bilmezse,
söylenen şeyin
doğru olup olmadığında tereddüt eder. Söyleyen, böyle yap, şöyle yapma
dediğinde,
dinleyen o işin doğrusunu bilmezse, elbette tereddüdde kalıp, bu
kişinin yap
veyâ yapma demesi, doğru mudur diye düşünür. Nihâyetkalbinde, gerçek
doğru ve açık olarak karar kılar ve
duyduğunun doğru
olup, onda bir eğrilik ve yanlıfl bulmaz da, yap
veyâ yapma sözüne inanırsa,
işe o zemân bu i’tikâd ve inanıflla özünü
emîn kılıp, yalan haber olmakdan
kurtulur ve bozuk bir söz olmakdan rahatlar.
Kul,
kendi aklı ile, âlemin bir yaratıcısı vardır; O
yaratıcı hayy [diri], âlim [bilici], kâdir [gücü yetici], kadîm [başlangıcı
olmıyan], bâki [hep vardır]
diye bilir, Peygamberler “aleyhimüsselâm”
vâsıtası ile kendisine ulaşmış
olan doğru tevhîdin şartlarına inanır, kabûl
eder ve bunlarda bir şüphesi
kalmadığını bilirse, nefsi [içi, kalbi] rahatlar
ve bildiğinde yanlışlık korkusu kalmaz. Bildiğinin ve işitdiğinin yalan
veyâ
yanlış olması ihtimâli kalkar.
Ayrıca, kendini tevhîde da’vet eden ve hak
dîne götürene yalancı
diyemez ve muhâlefet edemez. Bir de, i’tikâd
sağlam ve doğru olur ve bu
i’tikâd üzere ölürse, azâb korkusu bulunmaz. İşte
bu bir kaç şekilde olan
doğru itikâd ve inanmağa îmân denir.
İmanın aslı nedir?
Îmânın
yetmiş küsûr
dalı vardır. Hepsinin aslı (Eşhedü en lâ
ilâhe illallah ve Eşedü enne Muhammeden abdühü ve Resûlühü) demekdir.
Tasdik nasıl muteber olur?
Tasdîk,
her ne kadar kalb ile
olur ve îmânda esâsı teşkîl ederse de, dinde
mu’teber olması, dil ile
ikrâr ve i’tirâfdan sonradır. Kalb ile tasdîk ve
dil ile ikrâr ve i’tirâf edince,
o kimse mü’min olur. Evet, îmândaki mertebesi,
Allahın ve Resûlünün buyurduğu
gibi olursa, dahâ iyi ve mükemmel olur.
Alem nedir?
Allahü
teâlâdan
başka olan her şeye ÂLEM denir. En önce
kula lâzım olan, bütün bu âlemin bir yaratıcısı
olduğunu bilmek ve bunun Allahü teâlâ olduğuna inanmakdır.
Alemin
mahlûktur, yoktan yaratılmıştır. Yaratılmış olanın muhakkak bir
yaratıcıya muhtâçtır. Yaratıcı olanın,
yaratılmış olması caiz değildir.
Devam
edecek...
|
|