Dinde Kolaylık
"Dinde kolaylık vardır.
Güçleştirmeyin, kolaylaştırın! Nefret ettirmeyin, sevindirin!" gibi ifadelerden yanlış
mana çıkararak dini değiştirmeğe kalkmak, büyük hatâdır. "Kolaylaştırın"
demek, kolayınıza geleni yapın demek değildir.
Dinimiz, emirlerde
kolaylık olduğunu bildirmektedir. Bütün emirlerde kolaylık gösterilmesi, Allahü
teâlânın ni' metlerinin en kıymetlisidir. 24 saat içinde 5 vakit namaz kılmayı
emir buyurmuştur ki, hepsi bir saat bile sürmez.
Sayılamıyacak kadar çok
şeyleri helâl etmiştir. Yiyecek, içecek ve giyeceklerden pek çoğunu mubah etmiş,
pek azını haram kılmıştır. Haram etmesi de kulların menfaati içindir. Yalnız
şarabı haram ettiği halde, bütün meyve sularını, tarçın, karanfil, çay, kahve,
süt gibi faideli içecekleri mubah kılmıştır. İnsaf ehli, bu kadar kolaylığı güç
ve ağır göremez. Bu kolaylıkları güç görenlerin kalblerinin bozuk olduğu
anlaşılır.
Daha kolay olmalı, başıboş
olmalıyım, demektir. Şu dünya nizamında da başı boşluk işlerimizi alt üst eder.
Meselâ vâsıtalar, yolun sağından gider. Kolaylık istiyorum diyerek soldan
giderse, ya bir kazaya sebep olur, yahut trafik birbirine girerek, yolculuk
aksamış olur. Ba'zı sokaklara girme yasağı konmuştur. (İstediğim sokağa
girebilmeliyim) demek uygun olur mu? Dinimiz de belli muayyen kaideler
koymuştur. Bunlarda da her insanın vaziyetine göre kolaylıklar bahşetmiştir.
Meselâ her abdestte gusletmeyi şart
koysaydı, ne diyebilirdik? Zekât olarak kırkta biri değil de, dörtte biri
fakirin hakkı denseydi ne diyebilirdik? Dinimiz en makûl öçülerde kolaylıklar
ihsan etmiştir. (Dinde kolaylık var.) diyerek nefsinin kolayına geleni
yapmak dini değiştirmek olur.