Yetmişüç Fırka
"Yahudiler yetmişbir, Hristiyanlarda yetmişbir fırkaya ayrıldılar. Ümmetimde yetmişüç fırkaya ayrılacaktır. Biri Hariç Bütün fırkalar ateştedir" (Hadis-i Şerif)
Müminûn sûresi, 53.  ve Rûm sûresi 32.âyetinde meâlen, (Her fırka, doğru yolda olduğunu sanarak, sevinmekdedir) buyuruldu. (7)

Bu bölüm henüz tamamlanmamış olup devam etmektedir....


Cebriyye





Bize imanı veren de ibadet ettiren de Allah’tır. Allah her işi zorla yaptırır. İnsan kaderine mahkumdur. İrade-i cüziyye yoktur, kâfirler mazurdur. Çünkü, işleri yapan Allah’tır, bunlar, mecburdur, diyorlar. (4)
Hariciyye





Başlıca yedi büyük kola ayrılmıştır. Bunlar, Acaride, Ezarika, İbadiyye, Muhakkimmetü'l-ula, Necedat, Sealibe ve Sufriyye'dir. Kendilerinin dışındaki bütün müslümanları kafir kabul ederler. (1)

Hâricîler, Hz. Ali ile Şam valisi Muâviye arasında yapılan Sıffin savaşında, sorunun çözümü için tarafların birer hakem atamaları üzerine ortaya çıktılar. Onlara göre Allah'tan başka kimsenin herhangi bir konuda hüküm verme yetkisi yoktur. (lâ hukme illâ lillâh). Böyle bir yetkiyi kabul edenler kâfir olurlar. Sorunu hakemler aracılığı ile çözmeyi kabul ettiği için Hz. Ali de kâfir olmuştur. (3)

Hâricîler Allah'ın sıfatlarında teşbihe karşıdırlar. Kur'ân'ın mahluk olduğunu, çünkü yalnızca Allah'ın Kadîm olduğunu ifade ederler. İmâmet hakkında imamların Kureyş'ten olmasına karşıdırlar. Son derece sert ve acımasız bir adâlet görüşüne sahiptirler. Emr-i bi'l-ma'ruf ve nehy-i ani'lmünker ilkesini şiddet yoluyla müslümanlara tatbik etmişlerdir. Hâricîler bu görüşleriyle Mu'tezile'ye tesir etmişlerdir. (3)

Bazı görüşlerinde Kur'ân ve Sünnet'e dayandıklarından ehl-i sünnet'e uygun görüşleri de vardır. Ancak ehl-i sünnet'le temel de ters düştükleri meseleler de vardır. Allah'ın hem dünyada hem âhirette görülemeyeceği, haktan ayrılan imamı azletmek için isyan etme, ehl-i kıbleyi tekfir, İslâm'ın imandan olduğu, Kur'ân'ın yaratılmış olması, Hz. Peygamber'in günahkârlara şefâatini red, büyük günâh işleyenin ebedî cehennemde kalacağı gibi görüşleriyle ehl-i sünnet'e karşı çıkmışlardır. (3)
Acaride

-Hazımiyye
-Şuaybiyye, -Meymuniyye
-Halefiyye
-Ma'lûmiyye, -Meçhuliyye
-Saltiyye
-Hamziyye
Ezarika
İbadiyye

-Yezidiyye
-Hafsıyye
-Harissiye
-İbrahimmiye -Meymuniyye
-Vakiffiye
-Beyhessiyye
Muhakkimmetü'l-ula
Necadat
Sealibe

-Ma'bediyye
-Ahnessiye
-Ruşeydiyye
-Mükremiyye
-Şeybaniyye
Sufriyye
Mutezile





Sahabenin hepsinin adil ve Cennetlik olduğunu, Miracı, diğer mucizeleri ve kerameti, kabir sualini, kabir azabını inkâr ederler.
"Cennette olanlara Allah görülmez,
günah işleyen kâfir olur, amel imandan parçadır, kabir ziyaretinde, enbiya ve evliyadan yardım istemek caiz değil, ölüye, dua fayda etmezSırat, mizan, şefaat diye bir şey yoktur, akıl, herkeste eşittir. akıl şaşmaz bir hüccettir, aklın beğendiği, güzel gördüğü şeyler farz, çirkin gördüğü şey ise haramdır,  din bildirmese de, akılla haramı ve farzları bilmek mümkündürderler.   (4)
Müşebbihe





Allahü teâlâyı bir cisim olarak kabul eden ve Ona insanlardaki gibi uzuvlar isnat eden, Kur’andaki müteşabih âyetlere yanlış mana verip, Allah’ın el, yüz gibi organlarının olduğunu iddia eden sapık fırkadır. (4)
Mürcie





Bu fırka, siyasetle dinin esaslarını birbirine karıştırmakta ve itikat bakımından haricilerin tam karşı kutbunu teşkil etmektedir. Hariciler, büyük günah işleyenleri kafir ve ebedi olarak cehennemlik sayarken, Mürcie fırkası, küfürle ibadetin faydası olmadığı gibi, iman olduktan sonra günahında hiçbir zararı yoktur, derler. (5)
Asıl olan sadece imandır. İman da ikrardan ibarettir. Kalbi tasdikin bulunup-bulunmadığını bilmek mümkün değildir. Amellerin   fazla bir  değeri yoktur.
Mümin ve kafirleri Allah'a bırakırız. Mümin cennetlik, kâfir cehennemliktir diyemeyiz. Dünya ve ahiret Allah'ındır; iki alemde de dilediğini mağfiret eder, dildiğini  cezalandırır. İyi amellerimiz makbul kılınmış, kötü amellerimiz ise affedilmiştir. Ameller farz değildir, fazilettir. Yapanlar için iyidir, yapmayanlara bir şey yoktur. Müminler günahkarlarla dost olamaz. (1)
1- İman denen şey, sadece Allah'ı ve Resulü'nü kabul etmek demektir. Amel, iman için zaruri değildir.
2- Kurtuluşun esası yalnızca iman etmektir.
3- Bir kişinin mağfirete ermesinin şartı; şirkten kaçınması ve tevhid akidesi üzerine ölmesidir.
4- Mürcie'den bazıları şunu da eklerler: Şirkin dışındaki tüm büyük günahların affolmaması mümkün değildir.
5- Bir insan kalbiyle inandığı takdirde, İslam ülkesinde bile, hiç kimseden korkusu olmadığı için diliyle küfrünü ilan etse, putlara tapsa, hatta Yahudi ve Hıristiyan dinini seçtiğini söylese, o kişi kamil iman sahibi, Allah'ın dostu ve cennet ehlidir.
6- Yöneticilerin zulmüne ve hükümetlerin haksız uygulamalarına itiraz caiz değildir. (6)

Mürcie mezhebinin mensupları, kendi aralarında ihtilafa düşmüş ve beş ayrı fırkaya ayrılmışlardır."
Neccariyye





Allah'ın sıfatlarını inkar ederler. Kur'an-ı Kerim yazıldığında cisim, okunduğunda a'razdır, derler.
Şia





Yakında...
Keysanniyye

 -Muhtariyye
- Kerbiyye
- Haşimiyye
- Beyyaniyye
Rafiziyye

-Muhammediyye
Sebeiyye


Zeydiyye

-Butriyye
-Carudiyye
-Ceririyye
-Yakubiyye











Acaridde

Bunlar Abdulkerim b. Acred'e bağlıdırlar. Bu kolun başlıca görüşleri şunlardır: Yûsuf sûresi Kur'ân'dan değil, yalnızca bir kıssadır. Böyle bir aşk kıssasının Kur'ân'da yer alması câiz değildir. Büyük günâh işleyenler dinden çıkmışlardır. Savaşa katılmayanlar, aynı inancı paylaşıyorlarsa düşman sayılmazlar. (2)

Bu mezhebe göre, çocukları ergenlik çağına kadar kendi hallerine bırakmak gerekir. Ergenlik çağına geldiklerinde İslam'a davet edilir ve müslüman olarak vasıfglandırılır. Kendilerine katılmak farz değil, ancak bir üstünlüktür. Acâride sekiz kola ayrılır. Hazımiyye, Şuaybiyye, Meymuniyye, Halefiyye, Ma'lûmiyye, Meçhuliyye, Saltiyye ve Hamziyye.

-  Hazimiler, Allah'ın iradesi ve kudreti gibi genel konularda Ehl-i Sünnet'e uygunluklarıyla bilinirler.
- Şuaybiyye, kader hakkında görüşleri Hazımiyye mezhebininkine benzer. Ayrılık bir mal alacağı yüzünden çekişmeden meydana gelmiştir.
- Meymuniyye, genel manada Allah'ın kader ve dilemesini inkara yönelmiş olup, kulların yaptığı işlerde Allah'ın iradesi yoktur derler. Allah hayrı ister şerri değil. Müşriklerin çocukları Cennet'dedir, günahkarlar kafirdirler. Sultanla ve sultanın hükmüne boyun eğenle savaşmak gerekir. Kendilerine hücum etmedikçe, d,nlerine dil uzatmadıkça veya sultana hempalık yapmadıkça, sultandan başkası ile savaşmak gerekmez. Oğulların kızları, kızların kızları, yeğenlerin çocuklarının kızları, kız kardeşlerin çocuklarının kızları ile evlenmeyi caiz görmüşlerdir.
- Halefiyye, muhallif çocuklarının Cehennem'lik olduğuna inanırlar. Genel manada Allah'ın kader ve iradesini kabul ederler.
- Malumiyye'ye göre; Allah'ın bütün isimlerini bilmeyen kişi Allah'ı tanımıyor demektir. Allah'ı da bilmeyen de kâfirdir.
- Meçhuliyye'ye göre Allah'ın isimlerinden bazısını bilen kişi Allah'ı bilmiş olur. Allah'ı bilen kişi mü'mindir. Ma'lumiyye mezhebinden olanlar kâfirdir.
- Saltiyye'ye göre; ergenlik çağına ulaşıncaya kadar çocuklar için İslam söz konusu değildir. Çocuklar ergenlikten sonra İslam'a girerler.

- Hamziyye, Mütezzile mezhebinin  Kaderiye kolu ile aynı görüştedirler, ancak "müşriklerin çocukları Cehennem'liktir" görüşüne katılmazlar. Savaşta kazandıklarında, yenilenlerin mallarını yakar, hayvanları öldürüür, esirleride kılıçtan geçirirler, kendileri ile aynı görüşte olmayan herkes ile çatışırlardı.  (3)


Ezarika

Bunlar, künyesi Ebu Raşid diye bilinen Nafi b. Kays'a uyanlardır. Ezrakiler denir.

- Bu ümmet olan muhaliflerinin müşrik olduğuna inanırlar.Muhakkimmetü'l-ula ise onların kafir olduklarını söyler, müşrik oldukların değil.
- Onlara göçmen olarak katılmak isteyen kişinin imtihan edilmesi gerekir. İmtihan yolu da muhaliflerinden bir esiri öldürmesidir. Öldürürse ne ala, öldürmediği takdirde munafık sayılır. O zamanda kendisi öldürülür.
- Muhaliflerinin hanımlarını ve çocuklarını müşrik olmakla suçlayarak öldürmeyi mubah görürler.
- Muhalif çocuklarının sonsuza kadar Cehennem'de kalacaklarına kesinlikle inanırlar.
- Büyük günah işleyenin kafir olduğuna ve İslam'dan çıktığına inanırlar.
- Hırsızın kolunun omuzundan kesileceğini savunurlar.
- Ezrakilerin ekserisi, hayızlı kadının namaz kılması ve oruç tutması gerektiği görüşündedirler; ancak bazısı böyle bir kadının, orucu kaza ettiği gibi, namazı da kaza edebileceğine kânidirler.


İbadiyye

Bunlar, Abdullah b. İbad el-Murri et-Temimi'ye  bağlı olanlardır. Kendisinden sonra bu fırka yedi kola ayrılmıştır. Bunlar; Yezidiyye, Hafsıyye, Harissiye, İbrahimmiye, Meymuniyye,  Vakiffiye ve Beyhessiyye.

- İbadiyye'ye göre zina eden veya hırsızlık  yapana ceza uygulanır, sonra o kişinin tevbe etmesi istenir. Tevbe ederse ne âlâ, aksi takdirde öldürülür.
- Kadınların ve çocukların öldürülmesi caiz değildir
- Nifak konusunda çelişkiye düşmüşler ve üç guruba ayrılmışlardır.

- Yezidiyye, "Allah, Acem'den bir rasul gönderecek, ona gökten bir kitap indirecek ve şeriatiyle Muhammed (s.a.v)'in  şeriatini ortadan kaldıracak" iddiasında bulunarak İbadiyye'den ve bütün müslümanlardan ayrıldılar. İddialarına göre, beklenen bu peygambere uyacak olanlar Kur'an-ı Kerim'de (Maide,69) bahsedilen Sâbiiler'dir. (2)

Yezidiler "Allah'tan başka ilah yoktur, Muhammed Allah'ın Araplara gönderdiği rasüldür" diyen kişi Hz.Muhammed (s.a.v)'in dinine girmiş olsa bile mümindir, derler. İnançlarına göre; yahudilerden İseviyye ve Mûşikâniyye'yi de İslam milletine sokmaları gerekir. Çünkü onlar da "Muhammed, Allah'ın Araplara gönderdiği Rasüldür, Ehli Kitab'a değil" diyorlardı. Ehli-i Kıble, Yezidilerin kâfir oldukları ve İslam ümmetinden ayrıldıkları konusunda görüş birliğine varmıştır. (3)


Muhakkimmetü'l-ula

- Hz.Osman, Hz.Ali, Cemel ve iki hakem olayına katılanları, hakem tayinine rıza gösterenleri, iki hakemi veya bunlardan birizsini tasvip edeni küfürle suçlarlar.
- İmam zulmettiği zaman onun azlinin veya öldürülmesinin gerekli olduğuna inanırlar.
- Müslümanlar için hiç imamına  olmamasını da caiz görürler.
- Çocukların ve kadınların öldürülmesine izin verirler.
- Günah işleyenleri küfürle suçlarlar.
- Hz.Ali ve Hz. Osman'ı küfürle suçlamayan kişiyle nikahlanmanın doğru olmadığına inanırlar.
- Karşıt görüşlülere kâfir damgası vururlar.


Necedat



Sealibe :Sa'lebiler, Sa'lebe b.Mişkan taraftarıdırlar. Sa'leb çocukların durumu hakkında çelişkiye düşerek, birbirlerini küfürle suçlayıncaya kadar Abdulkerim b. Acred'le  aynı görüşü paylaşmıştı. Aceride mezhebinden bir adam Sa'lebe'nin kızına evlenme teklifinde bulunur. Sa'lebe ona aralarındaki mihri söyler. Evlenme teklifinde bulunan adam karısını, kızın annesine gönderir ve kızın ergenlik çağına gelip gelmediğini, İslam ile mutassıf olup olmadığını sorar ve:

Eğer kızı baliğa ve İslam'ın emirleriyle yükümlü ise ona verilecek mihrin miktarı önemli değil der. Kızın annesi:

Kızım müslümandır, büluğa ermiş veya ermemiş ne çıkar der. Adam  Sa'lab'in hanımının bu sözlerini Abdülkerim ve Salebe nakleder. Abdülkerim çocukların büluğdan önceki dönemde kendilerinden uzaklştırılması gerektiği görüşünü kabul  etmiştir, bundan dolayı kadının sözünü kabul etmez. Sa'lebe ise hanımının sözünü kuvvetlendirerek şöyle der:

Biz hakkı inkar ederek sapıklığa razı olduklarını görene kadar ister küçük, ister büyük olsun, çocukların korunması gerektiği görüşündeyiz. Bu söz üzerine  bu iki adamdan iki ayrı gurup oluşur. Sa'lebe hayatta olduğu müddetçe mezhebi dağılmaksızın mevcudiyetini korumuş, ölümünden sonra altı kola ayrılmıştır. Bunlar; Ma'bediyye, Ahnessiye, Ruşeydiyye, Mükremiyye ve Şeybaniyye.


Keysanniyye : Bunlar, Muhammed b.Hanefiyye'nin imameti için çağrıda bulunan Keysan'a uyanlardır. Muhtariyye, Kerbiyye, Haşimiyye ve Beyyaniyye  olmak üzere dört gruba ayrılmışlardır.

- Muhtariyye, bu mezhep mensupları Muhtar b. Ebi Mesud'a uymuşlardır. Muhammed b. Hanefiyye'nin imametini savunurlar, vasi olduğunu ilan ederler. Mehdiyyü-l muntazar olduğunu kabul ederler. Allah hakkında beda görüşüne inanırlar, ancak Allah zalimlerin sözlerinden münezzehtir derler. Muhtar kendisne vahiy geldiğni iddia eder ve peygamberlik davasında bulunur.
-


Rafiziler : Bunlara göre; ruhlar bir cisimden diğer bir cisme intikal ederler. Ayrıca Allah'ın ruhunun 12 imama intikal ettiğine inanırlar.

Sebeiyye
Bunlar  Allah düşmanı yahudi Abdullah b. Sebe'ye uyanlardır. Hz. Muhammed (s.a.v.)'in yeryüzüne döneceğini ortaya atarlar.  Hz. Ali'nin peygamber olduğunu kabul ederler, daha da ileri giderek Allah olduğunu iddia ederler. (2)

Zeydiyye


Kaynaklar:
1) Ehli Sünnet İtikadı, Ahmed Ziyaüddin Gümüşhanevi, Bedir Yayınevi, 1996
2) Çağdaş Dünya Dinleri ve Mezhepleri, Prof.Dr. Abdülkadir Şeybe, Beyan Yayınları, 1995
3) Haricilik, Hariciyye Mezhebi, Ahmed Özalp, Nur Dergisi
4) Mutezile, Dinimiz İslam
5)
Mezhepler Tarihi, Prof. Dr. M.Ebu ZEHRA, , c/2, sh:60)
6)
Dünden Bugüne Tekfir Olayı, Prof. Dr. N.Abdurrezzak Samarrai, 42-43
7) Mektubat-ı Rabbani,  İmam-ı Rabbani, 80.Mektub


Ana Sayfa