| Cebriyye | ||||||
| Bize imanı veren de ibadet ettiren de Allah’tır. Allah her işi zorla yaptırır. İnsan kaderine mahkumdur. İrade-i cüziyye yoktur, kâfirler mazurdur. Çünkü, işleri yapan Allah’tır, bunlar, mecburdur, diyorlar. (4) | ||||||
| Hariciyye | ||||||
|
Başlıca yedi
büyük kola ayrılmıştır. Bunlar, Acaride, Ezarika, İbadiyye, Muhakkimmetü'l-ula,
Necedat, Sealibe ve
Sufriyye'dir. Kendilerinin dışındaki bütün müslümanları kafir kabul
ederler. (1)
Hâricîler, Hz. Ali ile
Şam valisi Muâviye arasında yapılan Sıffin savaşında, sorunun çözümü
için tarafların birer hakem atamaları üzerine ortaya çıktılar. Onlara
göre Allah'tan başka kimsenin herhangi bir konuda hüküm verme yetkisi
yoktur. (lâ hukme illâ lillâh). Böyle bir yetkiyi kabul edenler kâfir
olurlar. Sorunu hakemler aracılığı ile çözmeyi kabul ettiği için Hz.
Ali de kâfir olmuştur. (3) Hâricîler Allah'ın
sıfatlarında teşbihe karşıdırlar. Kur'ân'ın mahluk olduğunu, çünkü
yalnızca Allah'ın Kadîm olduğunu ifade ederler. İmâmet hakkında
imamların Kureyş'ten olmasına karşıdırlar. Son derece sert ve acımasız
bir adâlet görüşüne sahiptirler. Emr-i bi'l-ma'ruf ve nehy-i
ani'lmünker ilkesini şiddet yoluyla müslümanlara tatbik etmişlerdir.
Hâricîler bu görüşleriyle Mu'tezile'ye tesir etmişlerdir. (3) Bazı görüşlerinde
Kur'ân ve Sünnet'e dayandıklarından ehl-i sünnet'e uygun görüşleri de
vardır. Ancak ehl-i sünnet'le temel de ters düştükleri meseleler de
vardır. Allah'ın hem dünyada hem âhirette görülemeyeceği, haktan
ayrılan imamı azletmek için isyan etme, ehl-i kıbleyi tekfir, İslâm'ın
imandan olduğu, Kur'ân'ın yaratılmış olması, Hz. Peygamber'in
günahkârlara şefâatini red, büyük günâh işleyenin ebedî cehennemde
kalacağı gibi görüşleriyle ehl-i sünnet'e karşı çıkmışlardır. (3)
|
||||||
| Acaride -Hazımiyye -Şuaybiyye, -Meymuniyye -Halefiyye -Ma'lûmiyye, -Meçhuliyye -Saltiyye -Hamziyye |
Ezarika
|
İbadiyye -Yezidiyye -Hafsıyye -Harissiye -İbrahimmiye -Meymuniyye -Vakiffiye -Beyhessiyye |
Muhakkimmetü'l-ula
|
Necadat
|
Sealibe -Ma'bediyye -Ahnessiye -Ruşeydiyye -Mükremiyye -Şeybaniyye |
Sufriyye
|
| Mutezile | ||||||
|
Sahabenin
hepsinin adil ve Cennetlik olduğunu, Miracı,
diğer mucizeleri ve kerameti, kabir
sualini, kabir azabını inkâr
ederler.
"Cennette olanlara Allah görülmez, günah işleyen kâfir olur, amel imandan parçadır, kabir ziyaretinde, enbiya ve evliyadan yardım istemek caiz değil, ölüye, dua fayda etmez, Sırat, mizan, şefaat diye bir şey yoktur, akıl, herkeste eşittir. akıl şaşmaz bir hüccettir, aklın beğendiği, güzel gördüğü şeyler farz, çirkin gördüğü şey ise haramdır, din bildirmese de, akılla haramı ve farzları bilmek mümkündürderler. (4) |
||||||
| Müşebbihe | ||||||
| Allahü teâlâyı bir cisim olarak kabul eden ve Ona insanlardaki gibi uzuvlar isnat eden, Kur’andaki müteşabih âyetlere yanlış mana verip, Allah’ın el, yüz gibi organlarının olduğunu iddia eden sapık fırkadır. (4) | ||||||
| Mürcie | ||||||
| Bu fırka,
siyasetle dinin esaslarını birbirine karıştırmakta ve itikat bakımından
haricilerin tam karşı kutbunu teşkil etmektedir. Hariciler, büyük günah
işleyenleri kafir ve ebedi olarak cehennemlik sayarken, Mürcie fırkası,
küfürle ibadetin faydası olmadığı gibi, iman olduktan sonra günahında
hiçbir zararı yoktur, derler. (5) Asıl olan sadece imandır. İman da ikrardan ibarettir. Kalbi tasdikin bulunup-bulunmadığını bilmek mümkün değildir. Amellerin fazla bir değeri yoktur. Mümin ve kafirleri Allah'a bırakırız. Mümin cennetlik, kâfir cehennemliktir diyemeyiz. Dünya ve ahiret Allah'ındır; iki alemde de dilediğini mağfiret eder, dildiğini cezalandırır. İyi amellerimiz makbul kılınmış, kötü amellerimiz ise affedilmiştir. Ameller farz değildir, fazilettir. Yapanlar için iyidir, yapmayanlara bir şey yoktur. Müminler günahkarlarla dost olamaz. (1) 1- İman denen
şey, sadece Allah'ı ve Resulü'nü kabul etmek demektir. Amel, iman için
zaruri değildir.
2- Kurtuluşun esası yalnızca iman etmektir. 3- Bir kişinin mağfirete ermesinin şartı; şirkten kaçınması ve tevhid akidesi üzerine ölmesidir. 4- Mürcie'den bazıları şunu da eklerler: Şirkin dışındaki tüm büyük günahların affolmaması mümkün değildir. 5- Bir insan kalbiyle inandığı takdirde, İslam ülkesinde bile, hiç kimseden korkusu olmadığı için diliyle küfrünü ilan etse, putlara tapsa, hatta Yahudi ve Hıristiyan dinini seçtiğini söylese, o kişi kamil iman sahibi, Allah'ın dostu ve cennet ehlidir. 6- Yöneticilerin zulmüne ve hükümetlerin haksız uygulamalarına itiraz caiz değildir. (6)
Mürcie mezhebinin mensupları, kendi aralarında ihtilafa düşmüş ve beş ayrı fırkaya ayrılmışlardır." |
||||||
| Neccariyye | ||||||
| Allah'ın sıfatlarını inkar ederler. Kur'an-ı Kerim yazıldığında cisim, okunduğunda a'razdır, derler. | ||||||
| Şia | ||||||
| Yakında... | ||||||
| Keysanniyye -Muhtariyye - Kerbiyye - Haşimiyye - Beyyaniyye |
Rafiziyye -Muhammediyye |
Sebeiyye |
Zeydiyye -Butriyye -Carudiyye -Ceririyye -Yakubiyye |
|||
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
Bunlar Abdulkerim b. Acred'e
bağlıdırlar. Bu kolun başlıca
görüşleri şunlardır: Yûsuf sûresi Kur'ân'dan değil, yalnızca bir
kıssadır. Böyle bir aşk kıssasının Kur'ân'da yer alması câiz değildir.
Büyük günâh işleyenler dinden çıkmışlardır. Savaşa katılmayanlar, aynı
inancı paylaşıyorlarsa düşman sayılmazlar. (2)
Bu
mezhebe göre, çocukları ergenlik çağına kadar kendi hallerine bırakmak
gerekir. Ergenlik çağına geldiklerinde İslam'a davet edilir ve müslüman
olarak vasıfglandırılır. Kendilerine katılmak farz değil, ancak bir
üstünlüktür.
Acâride sekiz kola ayrılır.
Hazımiyye, Şuaybiyye, Meymuniyye,
Halefiyye, Ma'lûmiyye, Meçhuliyye, Saltiyye ve Hamziyye.
-
Hamziyye, Mütezzile mezhebinin Kaderiye kolu ile aynı
görüştedirler,
ancak "müşriklerin çocukları Cehennem'liktir" görüşüne katılmazlar.
Savaşta kazandıklarında, yenilenlerin mallarını yakar, hayvanları
öldürüür, esirleride kılıçtan geçirirler, kendileri ile aynı görüşte
olmayan herkes ile çatışırlardı. (3)
Bunlar, künyesi
Ebu Raşid diye bilinen Nafi b. Kays'a uyanlardır. Ezrakiler denir.
Bunlar, Abdullah b. İbad el-Murri et-Temimi'ye bağlı olanlardır. Kendisinden sonra bu fırka yedi kola ayrılmıştır. Bunlar; Yezidiyye, Hafsıyye, Harissiye, İbrahimmiye, Meymuniyye, Vakiffiye ve Beyhessiyye.
- İbadiyye'ye göre zina eden veya hırsızlık yapana ceza uygulanır, sonra o kişinin tevbe etmesi istenir. Tevbe ederse ne âlâ, aksi takdirde öldürülür.Yezidiler "Allah'tan
başka ilah yoktur, Muhammed
Allah'ın Araplara gönderdiği rasüldür" diyen kişi
Hz.Muhammed (s.a.v)'in dinine girmiş olsa bile mümindir,
derler. İnançlarına göre; yahudilerden İseviyye ve Mûşikâniyye'yi de
İslam milletine sokmaları gerekir. Çünkü onlar da "Muhammed, Allah'ın
Araplara gönderdiği Rasüldür, Ehli Kitab'a değil" diyorlardı. Ehli-i
Kıble, Yezidilerin kâfir oldukları ve İslam ümmetinden ayrıldıkları
konusunda görüş birliğine varmıştır. (3)
- Hz.Osman, Hz.Ali, Cemel ve
iki hakem olayına katılanları, hakem tayinine rıza gösterenleri, iki
hakemi veya bunlardan birizsini tasvip edeni küfürle suçlarlar.
- İmam zulmettiği zaman onun azlinin veya öldürülmesinin gerekli
olduğuna inanırlar.
- Müslümanlar için hiç imamına olmamasını da caiz görürler.
- Çocukların ve kadınların öldürülmesine izin verirler.
- Günah işleyenleri küfürle suçlarlar.
- Hz.Ali ve Hz. Osman'ı küfürle suçlamayan kişiyle nikahlanmanın doğru
olmadığına inanırlar.
- Karşıt görüşlülere kâfir damgası vururlar.
Sealibe :Sa'lebiler, Sa'lebe b.Mişkan taraftarıdırlar. Sa'leb çocukların durumu hakkında çelişkiye düşerek, birbirlerini küfürle suçlayıncaya kadar Abdulkerim b. Acred'le aynı görüşü paylaşmıştı. Aceride mezhebinden bir adam Sa'lebe'nin kızına evlenme teklifinde bulunur. Sa'lebe ona aralarındaki mihri söyler. Evlenme teklifinde bulunan adam karısını, kızın annesine gönderir ve kızın ergenlik çağına gelip gelmediğini, İslam ile mutassıf olup olmadığını sorar ve:
Eğer kızı baliğa ve
İslam'ın emirleriyle yükümlü ise ona verilecek mihrin miktarı önemli
değil der. Kızın annesi:
Kızım müslümandır,
büluğa ermiş veya ermemiş ne çıkar der.
Adam Sa'lab'in hanımının bu sözlerini Abdülkerim ve Salebe
nakleder.
Abdülkerim çocukların büluğdan önceki dönemde kendilerinden
uzaklştırılması gerektiği görüşünü kabul etmiştir, bundan dolayı
kadının sözünü kabul etmez. Sa'lebe ise hanımının sözünü
kuvvetlendirerek şöyle der:
Biz hakkı inkar
ederek sapıklığa razı olduklarını görene
kadar ister küçük, ister büyük olsun, çocukların korunması gerektiği
görüşündeyiz. Bu söz üzerine bu iki adamdan iki ayrı gurup
oluşur.
Sa'lebe hayatta olduğu müddetçe mezhebi dağılmaksızın mevcudiyetini
korumuş, ölümünden sonra altı kola ayrılmıştır. Bunlar;
Ma'bediyye, Ahnessiye, Ruşeydiyye, Mükremiyye ve Şeybaniyye.
Keysanniyye
: Bunlar, Muhammed b.Hanefiyye'nin imameti için çağrıda bulunan
Keysan'a uyanlardır. Muhtariyye, Kerbiyye, Haşimiyye ve
Beyyaniyye olmak üzere dört gruba ayrılmışlardır.
- Muhtariyye,
bu mezhep mensupları Muhtar b. Ebi Mesud'a uymuşlardır. Muhammed b.
Hanefiyye'nin imametini savunurlar, vasi olduğunu ilan ederler.
Mehdiyyü-l muntazar olduğunu kabul ederler. Allah hakkında beda
görüşüne inanırlar, ancak Allah zalimlerin sözlerinden münezzehtir
derler. Muhtar kendisne vahiy geldiğni iddia eder ve peygamberlik
davasında bulunur.
-