Şeytan
hizmetçi
kılığına girmiş ve yirmi sene Cüneyd-i
Bağdadî Hazretleri'nin yanına gidip gelmişti. Bir türlü gönlüne vesvese
vermeye, ona istediklerini yaptırmaya muvaffak olamamıştı.
Birgün:
- Ey
Üstad!
Yoksa siz benim kim olduğumu biliyor musunuz? dedi.
Hazreti
Cüneyd:
- Sen
lanetli
İblissin. İlk geldiğin andan beri seni tanıyorum, buyurdu.
Şeytan:
- Ey
Sultanü'l
Muhakkikin! Sizin kadar yüksek dereceye ulaşan başka bir büyük zat
tanımıyorum.
Yirmi senedir size hiçbir isteğimi yaptırmaya muvaffak olamadım, dedi.
- Defol
mel'un!
Şimdi de beni kendini beğenme hastalığına düşürerek mahvetmek mi
istiyorsun!
Yirmi senede yapamadığını yirmi saniyede mi yapacaksın? Yıkıl
karşımdan! diye
bağırdı.
İnsanın
en zayıf damarı "Sensin!" denilerek, koltuğunun altına
girmektir. Nice cahil, günahkar, kendisini alim ve faziletli zannederek
bu
şekilde İslam'a zarar vermiş, verdirilmiştir. Günümüzün de en teklikeli
hastalıklarından da birisi budur.
Mehmet
Akar,
Mesel Denizi, Nil Yayınları, İstanbul 2001, s. 147-148