 |
Amerika
Birleşik Devletleri’nde
Yeni
Çay
Plantasyonları Oluşturmak İçin
Yürütülmekte
Olan Çalışmalardan Örnekler
Camellia sinensis
(L.) O. Kuntze
– Çay’ın
USA’da ki Dağılımı (CASI
16)
Birleşik
Devletler Tarım Departmanı (USDA)
1.Çay
Tohumlarını(Camellia sinensis) Çimlendirmek – Hawaii USA.
2.Farklı Işık
Düzeyleri Altında Yağlık Çay Camellia’nın
(Camellia oleifera) Fidanlıkta Üretimi – Güneydoğu Georgia
USA.
|

|

|
Çay
Tohumlarını (Camellia sinensis) Çimlendirmek
Dwight
Sato, Çevre ve
Bitki Koruma Bilimi Departmanı
Beşeri
Kaynaklar ve
Tropikal Tarım Fakültesi
Hawai
Manoa
Üniversitesi, Mart 2007, SCM-17
Taze
olarak hasat edilen tohumlar kullanıldı. 24 Saat süreyle suda
ıslatıldılar.
Tohum ların batmasına yardımcı olması için tülbentten
yapılmış bir torba
kullanılabilir. Islatıldıktan sonra, torba suya boşaltılır ve
batanlardan,
yüzenleri ayırmak için bir süzgeç kullanılır.
Ekim için öncelikle suya batmış
(tohum) olan gruptakiler kullanılır. Yüzenlerde
çimlenebilir ancak zayıf
bitkiler oluştururlar, büyümeyi sonuna kadar takip etmek
için ayrılarak
etiketlenmelidirler.
Plastik
bir üretme ortamı veya bir branda
üzerinde tamamen güneş alacak yatay bir şekilde yayılan
tohumlara nemlerini
korumaları için sık sık su serpilir. Bir veya iki gün sonra
bitki tohumlarının
tohum kabuğunda bir çatlak gelişir. Tohum gözü (hilum)
yatay pozisyonda olacak
şekilde (ortam yüzeyine paralel) ekilir. Ortamın 1inç
altına gömülür. Drenajı
iyi olan bir ortam kullanılmalıdır. Ham vermikülit hem
mükemmel nem tutuma
kapasitesine hem de iyi bir drenaja sahiptir. Yeni ekilen tohumlar
gölge
altında saklanmalı (%80 oranında gölgele me yapan bir bez) ve
ortamın nemi
korunmalıdır. Tohumlar yaklaşık 1-2 ay içerisinde
çimlenecektir.
Tamamen
sağlıklı köklerin, 3.-4. yaprakların
gelişiminden sonra oluştuğu saptanmıştır. Bitkilere %30-40
gölgeleme önerilir.
Yavaş çözünen bazı granüler gübreler
(Nutricote 13:13:13 veya 18:6:8 gibi) ve
asit seven bitkiler için formüle edilmiş yaprak
gübrelerinden (etiketlerinin
üzerinde önerilen miktarın yarısı) hafif bir dozda uygulanır.
Camellia, açelya,
gardenya ve rhodonendron için genellikle 3:1:1 (30:10:10 ,
27:7:7 vb) oranında
NPK artı mikro besinlere sahip çözünebilir.
Formülasyonlar uygundur. Fidanlar
gelişirken yaklaşık 1feet (30 cm) uzunluğa
ulaştıkları
zaman, başka bir yere dikilmek için hazırlandıklarında yavaş
yavaş tam
güneşlenmeye geçirilmeleri önerilir.
Farklı
Işık Düzeyleri Altında Yağlık Çay
Camellia’nın (Camellia oleifera) Fidanlıkta Üretimi
John
M.Ruther
U.S Tarım Departmanı Yeni Ürün
Geliştirme
Servisi
2002.
J.Janick ve
A.Whipkey (eds.) ASHS Pres Alexandria, VA.
Takdim
Camellia’nın
tohumları (Camellia oleifera Abel,
Theaceae) 1000 yıldan daha uzun bir süre Çin’de
kullanılmaktadır (Shanan ve
Ying 1982). Çay yağı, Güney Çin illerindeki başlıca
yemek pişirme yağıdır,
özellikle Hunan’da sebzelerin %50’den çoğu Camellia’dan
elde edilen yağla
pişirilir. Zeytin yağı ile karşılaştırıldığında, çay yağı
yüksek kaliteli bir
pişirme yağıdır ve oda sıcaklığında depolanması uygundur. Yağ asitlerinin %88 kadarını oleik asit
oluşturur ve
tohumları %40-50 yağ içerir (Shanan ve Ying
1982 ; Xia et al.1993). Çin’de çay yağının yıllık
üretimi 1980 sonundan 1990
başına kadar yaklaşık 150.000 ton/yıl’dır (Tang et al.1993).
Çin’de
2000 yılında ihtiyaç duyulan çay yağının
485.000 ile 551.000 ton/yıl arasında olacağı hesaplanmıştır (Fang
1994).
Kabaca, Çin halkının 1/7’si yemek pişirmek için
çay yağı kullanır (Şekil 1).
Diyetlerine sığır iç yağı ilave edilenle karşılaştırıldığında
Camellia yağı
ilave edildiğinde genç erkeklerin kanlarındaki HDL kolesterol
düzeyi azalmıştır
(Hang 1988).
Çay
yağı endüstriyel kullanım için, iyi bir materyaldir ve
sabun,
margarin, saç yağı, yağlama (gres) yağı, boya, molekül
ağırlığı yüksek diğer
bileşenlerin sentezi ve paslanmaya karşı yağ üretmek için
kullanılır.
Camellia
yağı, deri
farmakolojisi ve kozmetik bilimi alanında da kullanılan tüm
merhemlerin
kökeninde de yer almaktadır (Sabetay 1972). Kullanıldığı alanlar;
gece ve
gündüz kremleri, anti buruşukluk terkipleri, ruj, saç
kremleri, makyaj malzemeleri,
anti güneş preparatları ve makyaj temizleme ürünlerini
kapsar. Tohum
kabuklarının ekstraksiyonu ile ayrıca saponin, tanin ve pentosan gibi yararlı
bileşikler
elde edilir. Saponin, yangın söndürücü
köpükler için, deterjanlarda ve
pestisitlerde emülsiyonlama maddesi olarak kullanılır (Shanan ve
Ying 1982).
Çay
yağı işleme atıklarından elde edilen
ekstraktlar, ayrıca çiftlik hayvanlarının beslenmesinde
kullanılacağı gibi
gübre yem ve pestisit formulasyonlarında da kullanılır.
Camellia’dan elde
edilen triterpenoid saponin’in bağışıklık fonksiyonunu geliştirdiği
görülmüş,
anti bakteriyal ve anti viral aktiviteyi arttırmış, insanlar ve
hayvanlarda
anti muta genik ve anti oksidan özelliklere sahiptir (Zhan 1999).
Çay
yağı
atıkları aşağıdaki zararlıların etkin kontrolleri için
kullanılmaktadır;
pirinç yanıklığı, pirinç kını ve sapı hastalığı, buğday
pası, kesici kurtlar,
pamuk yaprak biti, bazı tırmanıcı böcekler, uzun boynuzlu
böcek ve sülükler
(Shanan ve Ying 1982). İşlemden
sonra arta kalan tohum kek’i ekstrakları
insektisitlerde larva gelişimini durdurduğu bilinmektedir (Duke
ve
Ayensu 1985). Bu
ürün, hali hazırda biyolojik esaslı yeni pestisitlerin
gelişimini de olanaklı
kılar.
Çay
yağı, Hunan ve Jiangxi başta olmak üzere
Çin’deki 105 farklı idari bölgede yetiş tirilmektedir.
C.oleifera, Çin’de 18o’den
34o’kadar ki kuzey enlemleri arasında yer alır ve ocak
ayında
ortalama sıcaklığın 2oC’nin altına düşmediği asit
topraklarda
yetişir (Shanan ve Ying 1982). 1960 ve 1970’lerde Çin’de geniş
çaplı denemeler
yürütülmüştür (Şekil 2). Elit bitkiler
seçilerek bir çok bölgede yetiştirme
denemeleri kurulmuştur. Tohum verimleri üstün olan varyeteler
seçilirken,
Çin’in farklı bölümleri de üretim için
seçilmişti. 1990’dan sonra Çin’de çay
yağı üzerine yapılan tüm araştırmalar ekonomik sorunlar
yüzünden durduruldu
(Fang 1994). Bir çok deneme zarar gördü veya yok oldu.
Seleksiyonun
ilerlemesi için gerekli olan yerel
fidanların bulunduğu bir çok çiftlikten sadece biri
Çinli araştırmacılar
tarafından kritik alan olarak tanımlandı. Verimi düşük fidanların üzerine
üstün nitelikli klonların
aşılanması ile %50’den daha fazla verim arttırıldığı gibi, tohum
üzerinde
antraknoz’un etki alanının da azaldığı görüldü (Niankang
et
al.1996). Diğer bölgelerdeki üstün nitelikli klonlarla,
mevcut yerel fidanlar
arasında yağ üretim artışını test emek için 3-5 kez
karşılaştırıldı (Zhuang et
al. 1992). Camellia oleifera en iyi, Birleşik Devletlerin
güneydoğu
bölgesindeki alçak, Piedmont ve Coastal ovalarına adapte
oldu, böylece
geleneksel tarım ürünleri arzının olduğu alanlarda alternatif
bir ürün
olasılığı ortaya çıktı. Birleşik Devletlerin güneydoğusunda
ki ticari yağlı
tohum ürünü olarak C.oleifera’yı üretmek
için bir proje başlatıldı. Bu çalışmada
tarafsız olarak belirlenenler;
1.Saksılarda
yetiştirilen, Camellia
oleifera’nın en ideal üretim için hangi düzeye ışığa
maruz kalacağı ve
2.Farklı
koşullar altında fotosentez işlemi
üzerine fotoinhibisyon’un etkisinin olup olma dığını belirlemek.
Metodoloji
C.oleifera
PI 162475’in tohumu 1999
sonbaharında Washington DC’de ki US Ulusal
Arbaratum’undan temin
edilerek,
çimlendirildi. Bu çalışmadaki denemeler;
1- Tam
Güneşlenme
2- Dokuma
kumaş gölgesi altında %30’luk ışığa maruz bırakmak
3- Dokuma
kumaş gölgesi altında %30’luk ışığa maruz bırakmaktan oluşmuştur.
Bitkiler,
1.2 kg/m3 dolomitik kireç taşı ve 0.9 kg/m3
Micromax
mikro besinler (The Scotts Corpany, Marysville, Ohio) ile yapısı
çam havı:kum
(8:1 v/v) ile ıslah edilmiş saksılara yerleştirildi. Nisan 2000’de
çalışmanın
başlangıcında her bir bitkiye baş gübre olarak 1.1 oz
(30 gr) Osmocote Plus 15.0 N : 4.0 P : 9.9 K uygulandı. Karanlığa
alıştırılanlarda ki (~30 dakika) klorofil
flüoresan ölçümlemeleri, OS-500 modülasyonlu flüorometre kullanılarak Temmuz ayında oda
sıcaklığında yapılmıştır
(Opti-sciences, Tyngsboro Massachusetts). Kasım 2000’de
çalışmanın sonucunda;
sürgün uzunluğu, sürgünlerin sayısı ve nihai bitki
boyu ölçümleri yapılmıştır.
Yaprak, dal ve kök kuru kütlesi, 48 saat süreyle 66 oC’de
kurutul
duktan sonra belirlenmiştir. Yaprak
alanı, bir LI-3000 yaprak alan metresi kullanılarak
ölçümlenmiştir (LI-COR, Inc.,Lincoln Nebraska).
Özgül yaprak alanı, toplam
yaprak alanı / toplam yaprak kuru ağırlığı olarak hesaplanmıştır.
Sonuçlar
ve Tartışma
Nihai
bitki yüksekliği, yaprak, dal, kök ve bitki kuru
kütlesi, kök:sürgün oranı,
yaprak alanı, özgül yaprak alanı ve sürgün
uzunluğu’nun tümünün, maruz
bırakılan ışık düzeyine karşı ikinci dereceden (quadratik)
(P<0.05) karşılık
verdiği gözlendi (Tablo 1). Tam güneşte üretilen
bitkilerle
karşılaştırıldığında %30 ışık altında büyüyen bitkiler daha
çok gelişti. %55
ışık altında büyüyen bitkiler %30 ve tam güneş ışığı
altında büyüyen bitkiler
arasında genel olarak ortada yer aldı. Karanlığa alıştırılanlarda ki
klorofil
flüoresan ölçümlemeleri (Fv/Fm) Temmuzda
yapılmış, tam güneşte yetiştirilen
bitkilerde fotoinhibisyonun (0.77-0,78 aralığın da) bir problem
olmadığı
görülmüştür.
Tablo 1: (n=15)
Saksılardaki (3,8 L),
Camellia oleifera’nın büyümesi üzerine maruz bırakılan
ışık düzeyinin etkisi.
Mevcut olan tüm değerler, tam güneşlenmeye maruz bırakılan
bitkilere göre
göreceli yüzde artışlardır.
Sonuç
%30
Işık altında oluşan optimal büyümeye karşı, güney
Georgia’da gölgeleme
olmaksızın saklılarda büyüyen C.oleifera bitkileri
üretilebilir. Kış süresince
yetersiz ışık altında büyüyen bitkilerde tam güneş
koşulları altında
fotoinhibisyon problem olacaksa, ya %30 ışık koşulları altında
büyüyen bitkiler
en iyi oluşumu gösterdiklerinde kurulan üretim alanına
nakledilmeli yada oldukları
alanda bırakılmalıdırlar. Bu yeni ürün için, saksıda
üretim standartlarını
düzenlemek için deneme çalışması devam etmektedir.
Güneydoğu Georgia’da ürünün
nasıl bir performans gösterdiğini görmek ve seleksiyon
çalışmasını ilerletmek
için Georgia, Savannah’da ki sahil bahçeleri ve bambu
çiftliklerine dört farklı
kaynaktan elde edilen germplazm (tohum) ekilmiştir.
Tercüme : Kamil
Engin İslamoğlu, Ziraat
Mühendisi,
E-Mail
Kaynaklar :
1)plants.usda.gov
2)http://www.ctahr.hawaii.edu/oc/freepubs/pdf/SCM-17.pdf
3)
http://www.hort.purdue.edu/newcrop/ncnu02/pdf/ruter.pdf
4)
http://hort.ufl.edu/trees/CAMOLEA.pdf
|