Toplam
Kateşin
ve Fraksiyonları Temeli Üzerinde {Camellia
sinensis (L) O. Kuntze} UPASI Çay
Klonlarının Genetik Farklılığı
M.Saravanan,
K.M. Maria
John, R.Raj Kumar, P.K. Pius, R.Sasikumar
Bitki
Fizyolojisi
Bölümü, UPASI Çay Araştırma Kurumu,
UPASI
Çay Araştırma
Enstitüsü, Nirar Dam BPO, Valparai 642 127, TN Hindistan
(Kabul
20 Mart 2004,
Gözden geçirilerek kabul 7 Haziran 2004)
Özet
Seçilen 26 UPASI çay
klonunun genetik
farklılığını tanımlamak için çay yaprağındaki kateşinler ve iki
hidroksillilerin
(dihydroxylated ), üç hidroksilli kateşin fraksiyonlarına
(trihydroxylated
) oranı analiz edildi. Temel Bileşen Analizi (PCA) özellikle kateşinler, kalite
bileşenleri ( siyah çayın likör karakteristikleri ile yeşil
yapraklardaki amino
asitler, toplam kateşinler, toplam polifenoller gibi ) ile birlikte
jat’lara göre
( jat’lat ; Assam, Çin, Kamboçya vb. orijinlere dayalı coğrafik
ırklardır) 5
gruba ayrılan çay klonlarındaki regresyon (gerileme) faktörüne
dayalıdır.
I.Grupta UPASI-1, UPASI-2, UPASI-9 ve UPASI-10 gibi kuraklığa
toleranslı
klonlar ile UPASI-10, UPASI-12 ve UPASI-15 gibi orta kaliteli (mamul
ürün
kalitesi itibariyle) klonlar sunuldu. 2.Grup tamamen Çin varyetelerini
içerirken, 3.Grup yüksek kaliteli çay varyetelerine sahipti. Assam
çaylarının
(5.Grup) sahip olduğu iki hidroksilli’lerin,üç
hidroksilli kateşin fraksiyonlarına oranı
(1:4), Çin çaylarındakinden (1:5) (2.Grup) daha
düşüktü. Bu biyokimyasal farklılıklar, çoğunluğunun Nirgilis’te
yerleşik bir çay arazisinden (tarlasından) seçilmiş olmasına rağmen
kateşin
fraksiyonlarına göre ayrılan UPASI çay klonlarındaki genetik
farklılığın çok
geniş olduğunu gösteriyor.
1.Takdim
Günümüzde çay
yetiştiriciliği (özellikle
plantasyondaki boş bölgeleri doldurmak, bitki dikimi, sıraya dikim ve
yenileme)
çoğunlukla vejetatif yolla üretilen materyalden elde edilen klonlara
dayanır.
Bu tamamen farklı orijinli klonlardan yararlanılmaksızın
hazırlandığında, geniş
alanlara diklen klon çaylarda genetik farklılığı azaltacaktır. İlk
çalışmalarda
kullanılan Rastgele
Çoğaltılmış Polimorfik DNA (RAPD) ve Çoğaltılmış Parça Uzunluk Polimofizmi (AFLP)
işaretleyicileriyle yapılan çalışmalarda Kenya çaylarının Hindistan
germplazmı
ile yakın benzerlikler gösterdiğini ortaya koymuştur (1).
Yinede, germplazm ile önceden tasarlanan bir seleksiyon
içinde yüksek kalite kayıp olur. İyi kaliteli çay bitkilerinin
seleksiyonu için
likör karakteristiklerini veren biyokimyasal bileşenler üzerin de titiz
bir
çalışmaya ihtiyaç vardır. Yeşil çay kateşinleri ve onların oksidasyon
ürünleri
çayın kalitesi üzerinde belirleyici olan önemli biyokimyasallardır.
(-)-
epikateşin (EC), (-)- epigallo kateşin (EGC), (-) - epigallokateşin
gallat (
EGCG ) ve (-)- epikateşin gallat ( ECG ) yeşil yaprakta hakim olan
başlıca
kateşinlerdir.
Theaflavin ve
thearubigin gibi oksidasyon
ürünleri siyah çayın kalite karakteristik lerinin çoğundan sorumludur (2). Son ürünün kalite
potansiyelindeki
yükseklik ile toplam kateşin içeriği
yüksekliği arasında ilişki vardır (3).
Aksine, bu
yöntemde dönüşüme uğradıkları için bireysel olarak kateşinler dikkate
alınmaz. Kateşin fraksiyonları, genetik biyo bileşenler ile çay
kalitesini belirleme de
önemlidir (4). Böylece
bireysel olarak
kateşin
fraksiyonlarının ifadesi çalışmada esas alınmıştır. Sırasıyla iki
hidroksilli
kateşinler (EC ve ECG) ile üç hidroksilli kateşinler (EGC ve EGCG)
öncüleri
olan iki hidroksilli quercetin (dihydroquercetin) ve iki
hidroksilli myricetin (dihydromyricetin)
genetik kontrol altındadır ( Gerats ve Martin, 1992 ). İki ve üç
hidroksilli
kateşinlerin oranları çaydaki genetik farklılıkları çalışmak için
kullanılır.
Bu bağlamda, genetik ve coğrafik farklılıklar için UPASI çay
klonlarının toplam
kateşinleri ile iki ve üç hidroksilli kateşin oranları, yürütülen
denenmede
analiz edilmiştir.
2.
Materyal ve Metod
İki yaprak ve bir
tomurcuk içeren çay
sürgünleri verimin maksimuma ulaştığı ve azaldığı dönemlerde, yılda
dört kez
hasat edildi. Çay bitkileri deniz seviyesinden (MSL) 1150 m yukarıda
bulunan
UPASI Deneme Çiftliğinde yetiştirilmektedir. Farklılıkları önlemek için
toprak
yüzeyinden 26 inç yukarıdan budana ve aynı yaşta olan bitkiler seçildi.
Üzerinde çalışılan UPASI klonlarının farklı tiplerine ait cins ve
coğrafik veri
Tablo 1 ‘de sunulmuştur. Temel olarak UPASI çay klonlarının Assam, Çin
ve
Kamboçya hibritlerinden oluştuğu ifade edilmektedir. Bu sınıflandırmada
fenolojik karakteristikler esas alınır (5).
RAPD ve AFLP teknikleri gibi yeni biyoteknolojik araçlar,
genetik ve coğrafik orijinleri temel alarak farklı sınıflardaki
bitkileri
gruplandırmak için kullanılır (6)

Toplanan çay
sürgünleri, Swain ve Hillis (1959)
tarafından rapor edilen metot kabul edilerek toplam kateşin içeriklerini
belirlemek için (Model :
Genesys 10 UV) spektrometre
kullanıldı. ISO 14502-2,
1999 metoduyla HPLC (Model HP 1100 serisi) kullanılarak kantitatif
olarak
kateşin fraksiyonları belirlendi. UPASI-23 çay klonu Nirgilis’in yüksek
rakımlı
alanlarında yetiştiği için biyokimyasal değerlendirmeye tabi tutulmadı.
Çay klonlarını
kümelere ayırmak için elde edilen veriler üzerinden özel
amaçlı
istatistik yazılı (SPSS,
Ver. 7.0) kullanılarak temel
bileşenler analiz edildi ve doğrusal regresyon analizine tabi tutularak
değerlendirildiler. PCA (temel bileşen analizi) analizi için bireysel
olarak
toplam kateşin içeriği ve fraksiyonları dikkate alındı. Farklı çay
tipleri
arasında net bir tanımlama sağlamak için en yüksel çözünme gücüne sahip
kateşin
oranı, diğer değişkenlerle karşılaştırılıp PCA yoluyla açığa
çıkarılarak
yapılan tanımlamada, hem toplam
kateşin hem de üç hidroksilli kateşin konsantrasyonları
mevcut germplazm’lardan sadece kaliteli klonların tanımlanmasını
sağlar.
3.
Sonuçlar ve Tartışma
Yetiştirilme
/ Ticari kullanım için piyasaya
arz edilse bile UPASI çay klonları (UPASI-1’den
UPASI-27’ye kadar) Güney Hindistan’daki bir coğrafi
kökene aittir. Onların çoğu Nilgiris, Brooklands Çay Arazisinde
tanımlandı. Bu
klonların toplam kateşin içerikleri değişkendir (Tablo 2). Varyasyonlar
sadece fenolojilerinde değil genetik karakteristiklerinde de
gözlemlendi.
Klonlar içinde en yüksek toplam kateşin içeriğine UPASI-17 (Kamboçya),
ardından UPASI-3 (Assam) sahipti.
İlk elute
edilen ( HPLC’de alınan ) (-)-
epigallokateşin ( EGC ) ardından (-)- epikateşin (EC), (-)-
epigallokateşin
gallat (EGCG) ve (-)- epikateşin gallat (ECG) geldi. Miktarları ve
oranları
çay klonları farklılaştıkça değişti (Tablo 3). Kateşin fraksiyonlarının
miktarlarındaki marjinal farklılaşmaya rağmen toplam kateşin içeriğinin
en
yüksek UPASI-17’de olduğu görüldü ve ardından UPASI-3 geldi. Toplam
kateşin ve
fraksiyonlarının en düşük değeri UPASI-26’da kayıt edildi. Kayıt edilen
toplam
kateşin ve fraksiyonlarının değeri bir diğeri ile örtüşmüyordu. Bu,
mevcut
çalışmada kullanılan HPLC metodu ve spektrofotometre metodunun
doğrusallığındaki farklılıktan kaynaklanır. Bu çalışmada elde edilen
sonuçlar,
çay klonlarının metabolik fonksiyonları ve biyokimyası üzerine yapılmış
ilk
çalışmaları doğrulamaktadır (7).
UPASI
klonlarının istatistiksel özeti,
kateşinler ve fraksiyonları temelinde 5 faklı gruba ayrıldıklarını
ortay
çıkardı (Tablo 3). Sadece toplam kateşin dikkate alındığında, 6 genotip
yüksek kalite kategorisi sergilerken, 7 prototip düşük kategoride yer
aldı. İki
klon grubu orta kategorideyken diğer üçü iyi kaliteli klonlardı. Kalan
diğer
iki klonda iyi klonlardı (Tablo 3). Bireysel kateşin fraksiyonları ve
kombinasyonlarında da benzer eğilim gözlemlendi (Tablo 2 ve 3). Toplam
kateşin ve fraksiyonlarına ait veri birleştirildiğinde gruplar
içerisindeki farklılığın
belirginleştiği görüldü (Tablo 4). II. ve III. Gruplar küme topluluğu
arasında göze çarpan bir farklılığa sahipti, bunu III. ve IV. Gruplar,
II. ve
V. Gruplar ile son olarak I. ve III. Gruplar izledi. IV. ve V. küme
arasında
çok sınırlı bir ilişki görüldü (Şekil 1). Temel bileşen analizinin ilk
bölümünde % 60,3 değişkenlik rapor edilmişken, ikinci bölümde toplam
değişkenlik % 39,7 olarak rapor edilmiştir. II. ve II. kümeler
arasındaki fark
çok yüksekti, bunu III. ve IV. kümeler izledi. IV. ve V. gruplar
arasında ise
çok yakın bir ilişki vardı. UPASI-26 (Devarshola) vb. gibi bir veya iki
klon
hariç bırakıldığında diğer hiyerarjik kümeleşme içerisindeki gruplar doğal yolla
melezlenmeyi doğrulamaktadır.

Çay klonları
Assam ,Çin, Kamboçya hibridleri
olarak ayrılmış olsa bile, hiç biri kateşin fraksiyonlarına göre
bireysel gruplara
ayrılmaz. Bu çok uzun sürede oluşan ve süresiz devam eden doğal
hibridizasyondan kaynaklanır, ki bu süresiz süreç fizyolojik /
metabolik
fonksiyonlar ve biyokimyasal önemli farklılıklardan sorumludur.
Örneğin; I.
kümede yer alan UPASI-1, UPASI-2, UPASI-9, UPASI-10 ve UPASI-15
içerisindeki
UPASI-9, UPASI-10 ve UPASI-15 klonları Çin varyetesi olarak
tanımlanıyorken,
UPASI-2 Assam varyetesi olarak dikkate alındı (8).
III.
Kümede geniş yapraklı hem Assam (UPASI-3) hem de
Kamboçya
(UPASI-17) birlikte ayrıldı. Bu noktada tekrar, her bir klon orta ve
iyi
kaliteli klonlar olarak tanımlandı. Küme analizinde, Çin-Hindi ve
Kamboçya gibi
coğrafik orijinler esas alındığında ayrım yaratacak her hangi bir
farklılık
görülmemiştir. Ancak mevcut çalışmada, sınıflandırmadaki farklılığın
doğal
yolla melezlenmeden kaynaklandığı açık bir biçimde görüldü ki bu,
sıralı olarak
5 grubu kesintili (süreksiz) şekilde ayrı tuttu.
I.Grup;
UPASI-1, UPASI-2, UPASI-9, UPASI-10 ve
UPASI-15 gibi kuraklığa toleranslı klonlar ile UPASI-10, UPASI-12,
UPASI-15
gibi orta kaliteli klonları temsil eden Assam ve Çin varyetelerinin bir
karışımıdır. I.Grupta UPASI-2, UPASI-10 ve UPASI-15’in yanıklığa
toleranslı
olduğunu da not etmek zorunludur ( Agnihothrudu ve Chandramouli, 1990
).
II.Grup ; UPASI-5, UPASI,7 UPASI-11, UPASI-13, UPASI-19, UPASI-25 ve
UPASI-26
gibi tamamen Çin ırklarını içerir.UPASI-5 ve UPASI-13 orta kaliteli
klonlardır.
III.Grup yüksek kaliteli varyetelere sahip olmasına rağmen (UPASI-3 ve
UPASI-17) fenolojik karakterlerinden dolayı kuraklığa karşı duyarlı
oldukları
bilenmektedir ( yapraklarının genişliği ve stoma sayısının fazlalığı).
IV.Grup
Kamboçya varyetesi UPASI-20’nin (morfolojik karakterizasyona bağlı
olara )
yanında hem de Assam ve Çin varyetelerini (UPASI-4,
UPASI-6, UPASI-14, UPASI-18) içerir. IV.Grup
sadece UPASI-19, UPASI-21, UPASI-22,
UPASI-24, UPASI-27 gibi Assam tipini içerir. İki hidroksilli kateşinler
hiçbir
grupta belirgin bir şekilde özdeşlik göstermedi. Yüksek kaliteli
varyeteleri
içeren III.Grubun kateşin oranı 1:4 ‘iken, orta kaliteli klonları
içeren
I.Gruptaki kateşinlerin oranı 1:6 olarak kayıt edildi. Assam tipi
(V.grup) 1:4
kateşin oranına sahipken, Çin ırkı (II.grup) 1:5 kateşin oranına
sahiptir. Bu iki
grubun arasında bulunanlarda (IV.grup) 1:5’lik oran gözleniyordu.
Camellia
ssp. içinde çok belirgin farklılıklar
gözlemlendi Assam, Çin ve Kamboçya gibi üç kategori içerisinde
gruplandırıldılar. Çin tipleri, Assam ırkıyla karşılaştırıldığında
toplam kateşin
içerikleri düşüktür. Bu çalışmada elde edilen sonuçlar Takeda'nın
(1994) ilk
raporlarını doğrulamaktadır. Bu çalışmayla elde edilen sonuçlar ayrıca
varyetelerin tanımlan masında işaretleyici olarak yaprak ve çiçek
karakteristiklerini kullanan Mohanan ve Sharma (1981) sonuçları ile
uyuşmaktadır. Bununla birlikte belirli bir varyete içerisinde her üç
tipi
içeren grupları kesin olarak ayırmak zordur (Visser,1969). UPASI çay
klonlarının kateşin içerikleri kullanılarak burada sunulan sonuçlar,
mevcut çay
germplazmından ana ocaklarda istenilen / potansiyel kaliteyi ileriki
aşamalarda
tanımlamak için kullanılacaktır. Bu
çalışma da üstün kaliteli klonları tanımlamak için iki
hidroksilli / üç hidroksilli kateşin oranlarının yüksek değerleri
yanında, bir
işaretleyici olarak kafein içeriği gibi diğer karakteristiklerde
kullanıldı.
Klonlar,
UPASI-2 ve UPASI-6 benzer kateşin
değerleri gösterdi ancak kateşin oranlarındaki belirgin farklılık
sonucunda
sırasıyla Çin ve Assam olarak ayrıldılar. Genetik çeşitliliğin
belirlenmesinde
kateşin oranlarından yararlanılarak gelecekte, ana taksonomik
kategorilerde ki
hibridlerin akrabalıklarını saptamada yeni ve kullanışlı bir teknik
olduğu
kanıtlandı. Bu tekniğin avantajı, yüksek kaliteli çay varyeteleri için
bir
işaretleyici olarak kullanılabilirliğidir. Zahmetli ve yüksek maliyet
gerektiren RFLP (Restriksiyon Fragmenti
Uzunluk Polimorfizmi), AFLP (Çoğaltılmış
Parça Uzunluk Polimorfizmi)
ve RAPD (Rastgele Çoğaltılmış Polimorfik DNA)
gibi uygulamalar
için yeni moleküler biyoloji tekniklerini temin etmek güç olduğundan,
bu teknik
yararlı bir tamamlayıcı olacaktır.
Teşekkür .Yazarlar,
veri analizleri ve denemeleri
yürütmede ki yardımları için Mr.P.R. Jeyaramraja ve Mr.D.Jayakumar’a
minnettardır. Yazarlar, “Bitkilerdeki genomik
fonksiyon ların
kullanımı : Çayda mühendislik uygulamaları – modülasyonların sunumu ve
gen
keşfetmek için teknolojilerin kullanımı ve geliştirilmesi”
projesinin
yöneticisi olan Milenyum Hindistan Teknolojik Liderlik İnisiyatifi
(NMITLI)’ ne
ve finansal kredi desteği için CSIR’ye minnettardır.
Tercüme:
Kamil Engin İSLAMOĞLU, Ziraat Mühendisi, E-Mail
Kaynak : M.
Saravanan, K.M.
Maria John, R. Raj Kumar , P.K. Pius 1, R. Sasikumar. 2004. Genetic diversity of UPASI tea
clones
(Camellia sinensis (L.) O. Kuntze) on the basis of total catechins and
their
fractions. Plant Physiology Division, UPASI Tea Research Foundation,
Tea Research Institute, Nirar Dam BPO, Valparai 642 127, TN, INDIA
1) Wachira et al., 1995;
Paul et al., 1997
2) Robert,
1992
3) Obanda ve
Owuor, 1997
4 )Owuor
ve McDowell, 1994
5)
Mohanan ve Sharma,1981 ; Venkataramani
ve Sharma, 1975
6)
Balasaravanan et al., 2003
7) Ranganath
ve Marimuthu,1992; Raj Kumar et al.,
1993
8) Mohanan
ve Sharma, 1981
|