Türkiye de Kafein Üretimi (3)
İlaç ve
meşrubat sanayinin önemli bir hammaddesi olan kafeinin başlıca
doğal kaynağı kahve ve çaydır. Ülkemizin kafein ihtiyacı yurt dışından
karşılanmaktadır. Doğu Karadeniz Bölgesinde üretilen çayın artıklarının
değerlendirilmesi, iyi bir kafein kaynağı olarakdüşünülmüş, Çay kurumu
Genel müdürlüğü yaptığı çalışmalar sonucunda Rize'de bir kafein
fabrikasının
kurulması planlanmış ve ihalesi yapılmıştır. Bu fabrikanın üretime
geçmesiyle
yılda 75 ton kafein üretimi yapılabilecek ve Ülkemize önemli bir gelir
sağlanmış olacaktır.
Kafein
gıda
ve ilaçların birçoğunda bulunan bir maddedir. Dünyada doğal
olarak bir çok bitkide bulunmakla beraber, ticari olarak iki çeşit
bitkiden
üretilmektedir. Bu bitkilerden en önemlileri kahve ve çaydır. Dünya
Kafein
üretiminin %45'i doğal kaynaklardan (dekafeinize kahve
üretiminden
ve çay atıklarından) geri kısmı ise sentetik yollardan elde
edilmektedir.
Dünya kafein tüketiminin %70'e ulaşan kısmı kolalı içeceklerde, geri
kalan
kısmı ilaç sanayinde kullanılmaktadır.
Ülkemiz
kafein ihtiyacının tamamı ithalatla karşılanmaktadır.
Gerek ilaç sanayinin gelişmesi gerekse soğuk içeceklerin üretim ve
tüketimindeki
artışlarla ithal edilen kafein miktarı devamlı yükselme göstermektedir.
Çay
atıklarındaki kafeini çıkaracak bir tesisin kurulması Ülkemiz ihtiyacı
olan kafeinin tamamının öz kaynaklardan üretilerek kafein ithalatına
gerek
kalmayacağı düşünceleri uzun yıllardan beri tartışılmaktadır.
Türkiyede
Kafein Tesisi Kurma Çalışmaları
Ülkemizde
çay atıklarından kafein araştırılması 1960 yıllarına kadar
gider. Çay Araştırma Enstitüsü elemanları özellikle çay sanayi ile
ilgili
yabancı yayınlardan elde ettikleri literatür bilgisi ile Türk
çaylarında
kafein miktarlarını araştırmışlardır. Enstitünün bu yıllardaki
çalışmaları
kafeinin çeşitli çay kısımlarında bulunma nisbetini tayin şeklindedir.
Özellikle Hindistan, Japonya gibi çay atıklarından ticari olarak
kafein üreten ülkelerden bilgi alışverişi yapılmış ve kafein üretimi
tesisinin
Türkiye'de kurulması için ön fizibilite çalışmaları bir Hindistan
firması
ile yapılmıştır. Çalışmalar bu safhada kalmış ve konunun üzerinde
ileriki
yıllarda ilgilenilmemiştir. Birçok üniversite ve fakülteler çayda
kafeinin
belirlenmesi araştırmalarında bulunmuşlar, fakat bu girişimler ticari
olarak
çay atıklarından kafein üretimini amaçlamamıştır.
1974-1975
yıllarında Hacattepe Üniversitesi Farmakoloji Bölümünden Sezik,
Türk çay atıklarının kafein yönünden ticari değerlendirilmesi için
araştırmal
çalışmaya girmiş; proje Çay Kurumu ve Türkiye Bilimsel ve Teknik
Araştırma
Kurumuınca desteklenmiştir.
Proje
sonucunda;
- Ülkemiz çay sanayiinde atıkların gerçek miktarının tam belirlenmiş
olmadığı
- Endüstriyel kafein üretimi için plot tesisin kurulması
- Kafein tesisinin Çay-Kur Genel Müdürlüğü tarafından kurulması
gerektiğini
- Kafein üretim tesisinin kurulması ile ilaç ve meşrubat sanayinin
dışa bağımlılıktan kafein yönünden kurtulabileceğini belirtmiştir.
1979-1980
yılında Marmara Bilimsel ve Endüstriyel Araştırma Enstitüsü
ile Çay Kurumu Genel Müdürlüğü arasında yapılan sözleşme ile çay
atıklarından
endüstriyel ölçekte kafein eldesini gerçekleştirmek üzere proje
geliştirilmiştir.
Proje
sonucunda;
Türkiye de sentetik veya kısmi sentetik kafein üretimi, hammadde
girdileri ithali nedeni ile ekonomik değildir. Çay tarım ve sanayi
atıkları
Türkiyenin ihtiyacını karşılayacak kadar kafeine haiz olup ekonomik
olarak
üretebilir.
1982
yılında
Çay Kurumu Genel Müdürlüğü çay atıklarından kafein imal
edecek tesisin komple kurulması için uluslararası bir ihale açmıştır.
Bir
çok yerli ve 11 adet yabancı ülke firmasının katıldığı ihaleyi Alman
Buckhau
Walther firması kazanır. Bilahere üç kişilik bir heyet kafein
tesislerinde
inceleme yapıp DPT'na rapor halinde sunar.
Son
Durum
1982
yılındaki bu ihaledeolduğu gibi kalmış, bir gelişme olmamıştır.
1992 yılında konu bir kez daha "Kafein + Doğal Gübre Üretimi Entegre
Tesisleri"
şeklinde masaya yatırılmıştı. Tek başına rantabil olmayan kafein
tesislerinin
kafein üretim atıklarının gübre olarak değerlendirilmesiyle ekonomik
olacağı
ifade edilmişsede hayata geçirilmemişti.
Doğal gübre üretimi
entegreli kafein tesislerinin, organik
çay üretimine başlanıldığı bu periyotta konunun bir kez daha ele
alınacağını
ve sonuçlandırılacağını beklemek niye bir hayal olsun ki?

Muammer
DEMET
|