I. BÖLÜM
Rize interlandındaki çay sanayiinin tarımsal ve teknolojik yönlerini tetkik ettikten sonra misyon olarak görüşlerimiz aşağıda özet bir biçimde sunulmuştur.
Başlangıcından
günümüze çay sanayi
sürekli bir ilerleme sürecindedir ve bu devam etymektedir. Kayıt
altına
alınan çaylıklardan daha fazlasının olduğunu kabul etmek gerekir. Sonuçta,
üretimin yükseleceğini ve yakın gelecekte yapılan resmi tahminlerin
binlerce
ton üstüne çıkacağı beklenmelidir.
Toprak
şartları iyi görünüyor. İklim,
yüksek kaliteli çay için muhtemelen optimum olmamakla beraber, çay
tarımı için makul ölçülere sahiptir. Olgunlaşmış çayların miktarı,
vejetasyon
süresi ve mevcut yetersiz işletme şartları göz önüne alınırsa, oldukça
iyi görünmektedir. Tarımsal metodların iyileştirilmesi durumunda
verimin
muazzam bir şekilde yükseltilebileceğinden şüphe yoktur. Bu ise, deneme
ve rehberlik görevlerinin çaylık sahalarında genişletilmesiyle
olabilir,
deneyimli çay eksperleri bu süreci hızlandırabilir.
Uygulanmakta
olan tohum toplama
işlemi aslında negatif bir seleksiyon olup, çaylıkların dejenere
olmasına
yol açacaktır.Kısa vadede bu işler, dikim için en kuvvetli
fidanların
seçimiyle, uzun vadede ise bir proje olarak münasip tohum anaçlarının
seleksiyonu
ve bilhassa geniş ölçüde bir klon seleksiyonu programı ile islah
edilmelidir.
Çay
sahalarında genelde gözlemlediğimiz,
teraslı sistem, tamam olmayan bir çay örtüsü ve teras şevlerinde bol
miktarda
ot. Bu hem zirai işlemi bozmakta, hemde toprağın düzenini bozmak
yönünden
sakıncalı olmaktadır. Teraslarda çift sıra dikim erezyonun
etkin
bir biçimde kontrol altına alınmasını ve sakıncaların ortadan
kaldırılmasıyla
birlikte daha yüksek bir verim vaadeder. İkili dikim zorunlu
kılınmalıdır.
Azotlu
gübreleme dozu alına ürüne
oranla gayet yüksek görünüyor. Bundan da azottan faydalanmanın
oldukça
düşük olduğu görülmektedir. Otların mevcudiyeti, çay bitkilerinin iyi
bir
örtü teşkil etmemesi, çaylıklarda gübre dağılımının yeknesak
olmaması
ve en mühimi, hasadın sık sık yapılmaması bu düşük karşılığı
gösteren faktörlerdir. Toprakta mevcut gıda rezervleri bakımından
yetişkin
çaylıklara potas ve fosfat verilmesi şuphe götürür, fakat muhtemelen
genç
çaylıklar için faydalıdır. Detaylı bir gübre denemesi yapılması
zorunludur.
Hasat ve
budama üzerinde durulmak
ve geliştirilmak ister. Bu imalata kolaylık sağlaması açısından
vejetasyon
müddetince daha yeknesak bir ürün akışı için olmalıdır. Körpe ve bunun
içinde daha sık sık toplama fabrikaya daha iyi bir şans tanıyacaktır.
Bununla
birlikte hasat için daha iyi tekniklerin tatbik mevkiine konulabilmesi
üreticiye daha istikrarlı tavsiyelerle olduğu kadar, çaylıklarda genel
bir inkişafın temin edilmesine bağlı bulunmaktadır.
Toplanan ürünün alımyerlerine nakledilmesi çok fazla zaman almaktadır. Bu ise yapraklarda hiçte istenmeyen bir kızışmanın meydana gelmesine ve bunun neticesinde kalitenin bozulmasına sebebiyet verebilir. Nakliye işi, hasat ile fabrikadaki soldurma işlemi arasında geçecek müddeti son derece kısaltma hedeflenerek organize edilmelidir.
Soldurma,
mamûl çayın kalitesi bakımından fevkalâde önem taşımaktadır. Bu ise
benimsenmiş
gübreleme, budama ve hasat metodlarıyla geliştirlebilecek yeknesak
körpe
mahsül ile ve özellikle geniş bir soldurma yeri ister. Mevcut
soldurma
tesisleri yetersiz olduğundan, izdiham zamanlarında hiç yoktan yere
büyük
bir sıkıntııyla karşılaşılmaktadır. Hava ayarlama, mahsül serme
teknikleri
ve soldurma kerevetlerini modifiye etme gibi nisbeten kolay
tedbirlerle,
vaziyeti düzeltmede epeyce bir merhale katledilmiş olacaktır. Mamafih,
yapılacak en esaslı iş, daha modern soldurma tesislerinin tetkik edilip
bilhassa yeni fabrikalara uygulanmasıdır. Bu hususta teknik ihtisastan
faydalanılması zarureti vazgeçilmez şarttır.
Kıvırma,
yetersiz tazyik ve zayıf bir yaş eleme dolayısıyla % 15-20 gibi çok
düşük
bir oranda elek altı elde edilmektedir. Eleklerin daha işgörür
olanları
ile değişmesi gerekmektedir.
Fermantasyon,
müsait şartlar altında yapılamamaktadır. Serme kalınlığı ve
ısı ile ilgili olarak en iyi fermantasyon değerlerinin tespit edilmesi
elzemdir. Her durumda ısının 21-26 C ve nisbi rutubetin asgari %
90 olması tavsiye edilir.
Kurutmada,
arzu edilmeyen bir çok eksikliğe rastlanılmıştır. Özellikle ihracat
kıymeti
taşımayan yanık çaylar elde edilmektedir. Daha yakın kontrol ve daha
iyi
makineler esastır.
Tasnif,
acilen geliştirilmelidir. Çöplerin tasfiyesinde ve nevilere
ayrılma da özel itina göstermelidir. Mevcut titreşimli tasnif
makinelerinin
yerine yatay hareket eden tiplerin getirilmesi ısrarla tavsiye edilir.
Ambalaj,çayın
bu rutubetli ortamda bez torbalarda saklanması uygun değildir.
Ambalajlar
standart kontrplak kasalarda, ihracata ayrılacak çaylar ise
sandıklarda
saklanmalıdır.
Dünya
pazarında çayın görünüşü artık
yerini demin kalitesine bırakmış olup, bu doğrultuda yeni imalat
usulleri
bulunmuştur (CTC, Rotervan). Bu durum Türkiye Çay Sanayi
tarafından
tetkik edilmelidir. İzdiham dönemlerini atlatabilmek için ehveni şer
olarak
ister istemez başvurulan soldurmasız imalatın (Legg-cut) geliştirilmesi
de aynı derecede önem taşımaktadır.
Instant (öz
çay) çay imalatının
üzerinde de detaylı çalışmalar yapılmalıdır. Bu çeşit çaya karşı olan
talep,
gittikçe artmaktadır. Türkiye de üretilen çay öz çay üretimine uygun
görünmektedir.
Fakat bunun ileri bir teknik bilgi ve sayısız denemeler isteyeceğini
hatırdan
çıkarmamalıdır.
Çay
imalatının bütünüyle geliştirilmesi,
ihracat için gereken kaliteye sahip mamul çay elde etmenin tek yegane
çaresidir.
Bu neticeyi elde etmek için ise, uzmanlaşmış çay teknolojisİ'inin
hizmeti
elzemdir.
Organizasyona gelince; çayın hem tarımının hem imalatını geliştirebilmek için, gereken çalışmaların ayrı ayrı birimler tarafından idare olunması yerine, bir tek organizasyon tarafından koordine edilmesi ısrarla teklif edilir.
İHRACAT
İÇİN GEREKLİ HUSUSLAR VE DEGÜSTASYON
* Üretimin,
bu raporda gösterilen hedefler takip edilerek geliştirilmesi
*
İhracat için en uygun çayları seçmek için bir piyasa eksperinin mevcut
bulunması
* Gereği
gibi sandıklarda muhafaza ve anbarlamadan sonra, çayların standart kasa
(chest) halinde ambalajlanması.
Türkiyede üretilen çayların ihraç
edilebilme şansı yukarıdaki hususların yerine getirilmesi halinde
gerçekleşebilir.
Piyasa uzmanının aynı zamanda birinci sınıf bir "degüstatör" olması
şarttır.
Degüstatör'ün en iyi imalatı gerçekleştirme zorunluğu olan
Üretim
Sorumlusu ile birlikte daima teşriki mesai içinde olması gerekir.
Türkiye'deki genç elemanların degüstatör olmak
üzere
seçimi ve bir ön eğitimden sonra yurt dışında tamamlayıcı eğitim
almaları
hususun derhal ele alınmalıdır.
Degüstatör'ün iç piyasa için üretilen paket çay harmanlarının hazırlanmasında da yardımcı bir pozisyonda olmalıdır. Yerli mâmul çaya ithal çaydan eksperin tavsiyesi olmaksızın bir ilave katılması faydadan uzak, sadece döviz israfıdır.
Büyük ölçüde
devamlı, başarılı bir
çay ihracatı gerçekleştirilmek isteniyorsa, yukarıda belirtilenlerin
yanında
aşağıdaki hususların yerine getirilmesi fevkalade bir ehemmiyet
göstermektedir.
1963-1964 de
bir miktar çay ihracatı
gerçekleştirilmek isteniyorsa alınacak tedbirleri kısa ve uzun dönem
olarak
ikiye ayırabiliriz. Uzun dönemde alınacak tedbirlerle, birkaç yıl
içinde
Türk çayını uluslararası seviyeye çıkararak, kalite ve kantite
bakımından
tatmin edici bir üretime ulaşmak hedeflenmektedir.
1963-1964
İhracaatını Hedef Alan
Kısa Dönem Tedbirleri :
a) Bu yıl üretilecek çaylardan ihracata
uygun olanları seçecek bir degüstatör ile üretimi takip edecek bir
sorumlun
tayin edilmesi
b) Piyasa da bir araştırma yapma
ve deneyim sağlama için "pilot" görevi yapacak bir miktar çayın
üretilmesi.
c) İhraçlık çaylar için standart
çay kasalarının temini
d) Derhal yürürlüğe konulabilecek
bütün önerilerimizin yerine getirilmesi.
Çay
Sanayiinin
Gelişimi İçin
Uzun Dönemde Alınacak Tedbirler :
a) Uluslararası deneyime sahip çay sahip uzmanlardan oluşmuş bir ekibin hizmetinden istifade edilmesi. Bu ekip en azından:
Çay Sanyinin
geliştirilmesi yönündeki
beklentiler umut vericidir. İç piyasa talebinden fazla bir çayın
oluşması
yakın zaman içinde beklenmektedir. Yaş çay mahsülün aylara dağılımı,
tarladaki
kaliteli çay ve güzel bir imalatla bu fazlalıklar giderilebilinir.
Şu ana
kadar çay imalatında sadece
iç piyasa ihtiyacının giderilmesi hedef alınmıştı. Uluslararası
standartlara
uygun kalitede çay üretilmine haiz tecrübe kazanılması mutlaka
gereklidir.
Sözün özü, en kısa zamanda bir uzmanlar ekibi görevlendirilmelidir. Elzem olan acil zaruri gelişmeler tamamıyla buna dayanmaktadır.