| RİZE
ÇAYI HAKKINDA BAZI RAPORLAR |
İkinci Dönem Raporları |
İlk Dönem Çay
Raporları
RAPOR I
*
(1947 yılına ait bir rapor)
R.O. Mannell
R.O. Mannell
& Co.Ltd. London
Aziz Dr.
Mann,
Gönderdiğiniz Rize çayına ait raporu
yazmadan önce, birinci sınıf otoriteye sahip diğer bir çay otoritesinin
de fikrini almayı doğru buldum. Onun için raporumuz gecikti.
Bundan
dolayı özür dilerim. Mezkur mütehassısın muhtelif çay örnekleri
hakkındaki
raporunu aşağıya kaydediyorum. Bundan başka aşağıda görüleceği
gibi
kendi müşahadelerimi de kaydedeyim şöyleki:
"Samimi olarak, bu çayların fevkalade
güzel manzaraları karşısında hayranlık duydum. Çok arzu ederimki
Hindistan
ve Seylan çaycılarımızda bu tarz imalat yapsınlar. Bu çayların menkuu
ise
mat ve düze mütemayil olup terai ve melez Darjeeling karekterinde fakat
daha tatlı ve latiftir. Hülasa olarak söylemek isterim ki Türkiye'nin
bu
çaylardan çokça miktarda ihraç edecek durumda olmayışından Seylan,
Hindistan
ve Cava çaycıları müstefid olmaktadır."
Yukarıdaki genel görüşlere ben de
tamamıyla iştirak ediyorum. Fakat teferruata ait bazı genel
noktalarada
ayrı değerlendirmemi not etmek isterim. Şöyle ki:
FOP : Temmuz imalatı çayı, Ağustos
imalatından daha buruk lezzette ve kalite karekterli isede Ağustos çayı
Temmuz çayına nazaran daha parlak altınbaş ihtiva etmektedir.
FOP ve BOPI : Temmuz imalatı çaylar,
Ağustos imaltından daha buruk lezzette ve kalite karekterli isede,
Ağustos
çayı Temmuz çayına nazaran daha parlak altınbaş ihtiva etmektedir.
OF ve BOPI : Temmuz imalatı çay,
az altınbaşlı fakat tam manası ile kuvvetli burukluktadır. Ağustos çayı
ise yine daha fazla altınbaşlı ve daha parlak menku bakiyelidir. Bu çay
menkuunun sert ve kuvvetli ve zengin olması bakımından üstün vasıflıdır
ve mevcut çayların en fevkaladesidir.
Umumiyetle söylemek isterim ki
çeşitleri ayırma neticeleri hakkında tenkidim kalmamıştır. Asım Bey ve
arkadaşlarını elde ettikleri zikre şayan neticelerden dolayı bütün
kalbimle
tebrik ederim
R.O. Mannell
R.O. Mannell
& Co.Ltd. London
Cari 9 tarihli
mektubunuza cevaben Rize bölgesi çaylarına ait raporun bir suretini
ekli
olarak sunuyorum. Rapora ilave olarak şunu arz etmek isterim ki, bu
çayların
umumiyetle harman yapılmaktan ziyade başlı başına satılması daha
uygundur. Çok
iyi hazırlanmış olmaları itibariyle emsali Hint ve Seylan çaylarının bir çoğundan
üstündür. Haddi zatında yalnız bu husus
dahi kendisinden düşük evsafta olanlardan daha yüksek fiyat bulması
için
kafidir. Hele iyi daha iyi menku'lu oluşu bir çok harmancıları müzayede
dışı harekete getirecektir. Bundan başka BOP Orange Fanningsler, içim
itibariyle
harmana karıştırılmaya elverişlidir. Darjeeling karekterlerinde
olmaları
da onların değerini herhangi bir şekilde değiştirmeye sebep teşkil
etmez.
Seylan
da çay istihsal müesseselerinin hiç değilse buna benzer şekilde çay
imal
etmelerini arzu ederim.
Rize Bölgesi
|
|
|
|
| OF | Güzel altunbaşlı muntazam Fanningtir. | Güzel renkli, canlı ve kaliteli |
| BOP | İyi imal edilmiş siyah yapraklardan ve beğenilir parlak altunbaşlardan müteşekkildir. | Parlak, kuvvetli, iyi kalitede ve canlıdır. |
| FBOP | İyi imal edilmiş gösterişli ve parlak altunbaşlıdır. | Parlak, kuvvetli, iyi kalitede ve canlıdır. |
| FOP | İnce bükülmüş tel gibi gayet iyi kıvrılmış olup bir mikdar altunbaş ihtiva eder. | Parlak, fakat biraz hafiftir. |
| OP | İnce kıvrılmış münferit parçalardan müteşekkildir. | Parlak, fakat biraz hafiftir. |
17 Ekim 1953
Sayın Dr. Mann
Türkiye'nin
Rize Bölgesi Temmuz mahsulüne ait çay raporunu göndermekte gecikmiş
olduğum
için özür dilerim. Size evvelce de söylediğim gibi İsveç ve
Danimarka'ya
yapmış olduğum bir iş seyahati dolayısıyla burada bulunmuyordum.
İlk olarak
şunu söylemeliyim ki, eğer Türkiye bu çayları
dış piyasaya arz
etmiş
olsaydı Hint ve Seylan müstahsillerine müthiş bir darbe indirirdi.
Danimarka'da herkes altunbaşlı çiçekli BOP çaylarına rağbet ettiği için
Rize'nin bu tip 2 ve 3 numaralı çayları onları cezbedecekti.
1951 senesinde
bu bölgenin 640.000 libre mahsul vermiş olduğunu ve bu miktarın
artacağını
söylediğinizi hatırlıyorum. Eğer 1953 istihsal rakamlarını temin
edebilirseniz
memnun olurum. Acaba Türk Hükümeti bu çayı iyi bir döviz kaynağı olarak
kullanma imkanını bulamaz mı?
Bu çaylar
hakkındaki teknik raporumu aşağıda görüleceği veçhile arz ediyorum.
|
|
|
|
| FBOPF | İyi nispette altunbaşlı, iyi kalite arz eden parlak | Zengin ve kıvamlı |
| FBOP | Altunbaşla dolu çok parlak | En iyi kaliteli çayların safında zengin kalite ve lezzete sahiptir. |
| FFOP | Parlak altunbaşlıya tercih edilen koyu mat renkte altunbaş çeşitli ve çok kıvrımlı olup gösterişlidir. | Renk FBOP den daha iyidir. İçim bakımından ise tam manasıyla Darjeeling karakterindedir. |
| FBOP | Bir miktar altunbaş ihtiva eden ince kıvrılmış ideal bir çaydır. | Parlak renkli olup, Darjeeling tadındadır. |
| OP | Kıvrılmış yaprak itibariyle FBOP den daha büyük, çok siyah ve çok mükemmel ince bir şekilde imal edilmiştir. | Bakiye bakır renginde olup FBOP kadar parlak değildir. Lezzeti Darjeeling karakteri intibaını vermekte ve temiz bir kalite göstermekte olup sertlik bakımından hafiftir. |
Londra'nın
en büyük çay harmancısı ve satıcısının noktai nazarını öğrenmek üzere
bu
çay numunelerini kendilerine verdim ve burada da onların kanaatini
bildiri
raporu ekli olarak gönderiyorum.
R.O.Mennell
| 1955
Yılından Sonraki İkinci Dönem Çay Raporları (Bir Yeşilin Peşinde, Asım Zihnioğlu,1998, Sayfa :205, Tubitak Yayınları) İkinci dönmede 1960 yılında Londra'ya
gönderilen yerli çay örneklerine ait raporların, işletmelere
ulaştığında
moral kırıklığı yarattığı anlaşılıyor. Bundan sonra da Londra veya
diğer bir ülkeye örnek gönderilmesine cesaret edilmediği anlaşılıyor.
Dosyalarımda son döneme ait bunlardan başka herhangi bir rapor
yok ve eğer ÇAYKUR tarafından dış ülkelere gönderilmiş çay örneklerine
ait başka rapor varsa onu bilemiyorum. Zira ÇAYKUR'un yayınlarında
şimdiye kadar böyle bir rapora rastlamadım. Çay bahçelerinde hatalı
budama ve yaprak toplamadan ileri gelen kalite kaybı, daha önceki
paragraflarda açıklandığı gibi günümüze kadar süregelen yanlış
uygulamaların doğurduğu sonuç olarak ortaya çıkmıştır. Gerçi imalatta
da kusur olduğu açıktır. Sanırım o dönemde fabrika kapasite
yetersizliğinden ileri gelen imalat bozukluğu buna neden olmuştur. Bu
derece kalite bozukluğunda baş etkenin kötü yaprak olduğu da bir
gerçektir. Ama Türk çayının gerçek kalitesi ikinci döneme ait
raporlarda belirtildiği gibi hiç değildir. Bu örnekler Türk çayının
gerçek kalitesini temsil edemez. Ortada bir hata varsa, bu bizim yanlış
tutumumuzdan ileri gelmektedir. Eğer bu yanlış gidiş ve tutum
düzeltilirse yine en iyi kalite düzeyine ulaşılır.
|