Siyah Çayın
Katı Madde Ekstraksiyon Verimi ve Krema Partikülü Oluşumu
Üzerine pH’nın Etkisi
Özet
İnstant
çay verim artışında çay katı maddelerinin ekstraksiyonu
üzerine pH’nın etkisi
önemlidir. Çay, pH 6.8’lik kaynatılmış saf su ile ekstrakte
edilenle
karşılaştırıldığında pH 1.2 ile ekstrakte edildiği zaman katı
maddelerin
ekstraksiyon verimi iki kattı. H+ ,ya
çay infüzyon larında protein üzerindeki
nucleophilic grupların ve polisakkaritlerin polifenollerle birbirini
etkilemesini stimüle etmekte veya infüzyon içerisinde
daha çok katı maddenin
serbest bırakılmasını sağlamak yoluyla siyah çayda krema
partikülü oluşumunu
teşvik etmektedir. HPLC
sonuçları, theaflavinler ve
çay
kateşinlerinin infüzyon rengi ve krema partiküllerinin
oluşumunu etkileyen
temel maddeler olduklarını ortaya çıkardı. Theaflavinler
ve EGCG, ECG, EGC gibi bazı
çay kateşinleri alkali
koşullara altında bozunur veya ayrışır böylece çay krema
partikülleri de erime
eğilimde olur ve çay infüzyon rengi de koyulaşır. Bu
raporla, pH ve
ısı kontrolünün normal içilen çay ve buzlu
çay için kullanılan instant çayların
ekstraksiyon adımlarında uygulanabilirliği ayrıca dikkate alınmıştır.
1.Takdim
Çay
kremasının hakim kimyasal bileşenleri ve infüzyon katılarının % 30
– 60 ‘ını
oluşturan thearubigin (TR) ve theaflavin (TF)’ler siyah çay
infüzyonundaki ana
polifenol oksidasyon ürünleridir ve bunlar, yatıştırıcılığı
güçlü bir siyah çay
oluşturduğu gibi süspansiyonda renkli bir çözelti
oluştururlar (1). Çayın piyasa fiyatı veya çay
kalitesi ile TFs içeriği
arasında pozitif bir ilişki vardır (2). Ayrıca
siyah çayın kremalaşma kabiliyeti, siyah çayın
kalitesinin bir göstergesidir.
Bununla birlikte
hazırlanan
buzlu çayda bulanık bir likör
oluşturduğundan dolayı soğuk suda çözünen buzlu
çay ürünlerinde önemli bir
problemdir ve bu tüketiciler tarafından onaylanmaz. TFs
ve TRs asidik özelliklere sahiptir (3).
Sülfirik asit yoluyla çay
infüzyonunun asidifikasyonu
renkli oksidasyon ürünlerinin kısmi çökelmesiyle
sonuçlandı ve bu yüzden buzlu
çay üretiminde suda çözünen instant
çay elde etmek için siyah çaydaki
değişmemiş flavanollerden oksidasyon ürünlerinin ayrışmasını
önemli derecede teşvik
eden bir yöntemdir (4).
Çay
yaklaşık olarak 300 –
2.1
Çay infüzyonlarının kararması,
krema partikül boyutu ve konsantrasyon miktarının belirlenmesi.
2.1.1
Metod A
Çay
demlemek için, bir mikrodalga fırında ısıtılıp kaynatıldıktan
sonra yukarıdaki
motoda göre pH 1.1, 1.2, 2 , 3 , 4 , 5 , 6 , 7 , 9 , 11 ‘e kadar
ayarlanan
destile su bulunan fincanlarda kremalaşma süresince çay
demlemede kullanılan
suyun pH sının etkisi incelendi. 3 g broken siyah çay 10 dk
süreyle 100 mL
kaynamış suda demlendi ve ayrıca infüzyonlar yukarıdaki gibi
filtre edildi.
İnfüzyon pH ‘ları Metter Toledo M84
pH metre vasıtasıyla ölçüldü. 45 mL’lik
infüzyon bir deney şişesine transfer
edildi ve 3 mol-1 HCL veya 3 mol-1
NaOH ile siyah çay infüzyonunun olağan
pH ‘sı 4.9’a ayarlandı. Daha sonra 50 mL ye kadar destile su ile
seyreltildi ve
4oC ‘de bir gece süreyle bekletildi. Seyreltilmiş
infüzyonların
krema partikül boyutu vol.conc ve sp.s.a‘sı Liang ve Bee (1991)
tarafından
tanımlanmış olan metoda göre belirlendi.
2.2 Katıların ekstraksiyon verimlerinin belirlenmesi
3 g’lık kotalarla
broken siyah çay,
yukarıdaki metod B uyarınca 10 dk süreyle pH 1.1, 1.2, 2, 3, 4,
5, 6, 7,
9, 11 ile 100 mL kaynar destile suda ekstrakte edilmiş ve sıcak
infüzyonlar ham pamuk bir tıkaç içerisinden
geçirilerek
filtre edildi. Oluşturulan infüzyonların her birinin hacmi, oda
sıcaklığına
kadar soğutulduğu zaman dereceli bir silindir ile belirlendi.
İnfüzyon
katılarının konsantrasyonu Liang ve Bee (1992) tarafından tanımlanan
kurutma
metoduna göre belirlendi. Katıların
ekstrasksiyon verimi (SEY)
yandaki eşitlikle hesaplandı.2.3 HPLC Analizi
Bir serada
yetiştirilen Camellia sinensis
(L). Var. Assamica ocaklarından 1 kg taze çay yaprağı toplanarak
14 saat
süreyle oda sıcaklığında soldurulmuş ve solmuş yapraklar bir
laboratuar
kıyıcısı yardımıyla kıyılmıştır. Kıyılan yapraklar paslanmaz
çelik bir tepsiye
yerleştirile rek 26oC’de 3 saat süreyle fermente
edilmiştir.
Fermente olan yaprakların 40g’mı 500mL lik bir beher glas’a
aktarılarak 90oC
‘ye kadar ısıtılan bir mikrodalga fırında fermantasyonu durdurulmuştur.
Daha
sonra yapraklar 10dk süreyle 300mL kaynar destile su ile
demlenmiştir. Sıcak
infüzyon whatman no 541 kağıdı içerisinden
geçirilerek filtre edilmiş.
Filtrattan 2 şer kota (her biri 45 mL) iki beher glas’a
aktarılmıştır. Biri, 3
mol-1 NaOH ile pH 9.45’e ayarlandı, diğeri doğal pH
düzeyinde (pH
4.9) kaldı. Bundan sonra, HPLC kolonuna enjeksiyona başlamadan
önce her iki
solüsyonda 50mL ‘ye kadar seyreltildi. HPLC, Bailey, McDowell ve
Nursten (1990)
tarafından tanımlanan metoda göre
tamamlandı. Bu yazıdaki test raporlarının tümü mevcut
ortalama değerlerin bir
kopyasıdır.
3.1 Çay krema partikülü
oluşumu
üzerine pH’nın etkisi
Metod A’ya göre
ekstrakte edilen çay
infüzyonlarında ki krema partikül konsantrasyon hacmi (vol.conc)
infüzyon pH
‘sının pH 1.2’den pH 9’a kadar artması ile azaldığı ve sonra pH 9’dan
13’e
kadar hafifçe yükseldiği Şekil:1’de
gösterilmektedir.
pH 3’den 2’e kadar azaldığında konsantrasyon hacminde neredeyse ilkinin
iki misli % 0.44 (v/v)
‘le
sonuçlanan keskin bir artış görülmüştür.
Konsantrasyon hacmi pH 9’da en düşüktü
ve sadece pH 1.2’de % 9.9 olmuştur.
İnfüzyon koyuluğu da konsantrasyon hacmine benzer bir
eğilimle hareket
etmiştir ve maksimum değerini pH 1.2’de göstermiştir ve pH 9’da
azalmıştır.
Ancak pH 4’den PH 7’e kadar 0.65 - 0.68’de kalmıştır. Krema
partikül boyutu da
pH tarafından ayrıca etkilenmiştir.
pH 4.9’da ortaya çıkan doğal
infüzyon pH
‘sının fonksiyonunun bir sonucu olarak sp.s.a ‘nın kürvesindeki
maksimum değer
şekil :1’de gösterilmiştir ve infüzyon pH’sı doğal pH’sından
daha düşük veya
daha yüksek bir değere ayarlandığında sp.s.a
düşmüştür.
Farklı
pH’larda metod A’ya göre hazırlanan infüzyonların krema
partikül boyutlarında
ki dağılım, iki farklı dağılım tipi gösterdi (Şekil:2). pH
3’den 7’e kadar
partikül boyutu dağılım diyagramı tek bir pik olarak
görüldü ve partiküllerin
0.2’den 0.6 µm‘ye kadar çaplara sahip olanları %70’in (v/v)
üzerindeydi.
Çapı 1 µm ‘un aşağısındaki partiküller
toplam
partikül hacminin %90’ı kadardı.
İnfüzyon pH’sı, pH 3 ‘den daha aşağı veya pH 7‘den daha yukarı
olduğu zaman
partikül boyut skalası üzerinde, partikül boyut dağılımı
iki fraksiyona
ayrılmış olur.
Birinci
fraksiyon
koloidal partikül boyutunda oluştu (9)
ve ortalama
boyu tu 0.35
µm civarındayken doğal çay infüzyonunun pH ‘sı ile bu
infüzyonun ki benzerdi.
Partikül lerin ikinci fraksiyonunun
boyut sıralaması 3’den 70 µm ‘a kadar geniş bir
dizi
oluştururken, koloidal partikül boyutu daha fazlaydı.
Birinci
fraksiyonun, ikinci fraksiyona partikül hacim oranı pH ile
değişti, örneğin;
pH 1.2’de 8.2 ve pH 9’da yaklaşık 1.1 olmuştur.
Bu sonuçlar aynı
zamanda büyük
koloidal olmayanların, koloidal partiküllere oranının
yüksekliğine bağlı olarak
ekstrem pH düzeylerinde çay infüzyonlarında ki
partikül boyut ortalamasının
arttığını ve sp.s.a ortalamasının azaldığını göstermiştir (Şekil:2).
Çay,
metod B’ye göre pH 4 – 9 ‘luk sularla demlendiği zaman çay
infüzyon pH‘sı
normal çay infüzyon pH’sı düzeyinde kaldı (Tablo:1) ve aynı zamanda bu çay
infüzyonunun renginin normal siyah çay infüzyon
rengine benzediği görüldü.
Bununla birlikte, çay pH 2 veya daha
aşağısında ekstrakte
edilirse,
infüzyonların çay demlemek için kullanılan suyun
pH’sına benzer değerde bir
pH’ya sahip olduğu ortaya çıktı ve renkte matlaşma ile
bulanıklık görüldü.
Değişik
pH’larda ekstrakte edilen infüzyonların tümü ph
4.9’a ayarlandığı zaman
demir kırmızı renk aldılar, pH 2 veya daha aşağısında ekstrakte
edilenler hariç,
ki onlar hafif yeşilimsiydiler. pH 9’da ekstrakte edilen
infüzyonların partikül
konsantarsyon hacmi ve likör koyuluğu en düşüktü.
Koyuluk
ve krema partikül
konsantrasyon hacmindeki yükseklik pH 1.1’de ekstrakte edilen
infüzyonlarda
gözlemlendi (Şekil:1).
pH
4.9’a ayarlanarak
ekstrakte edilen
infüzyonlarla
farklı pH ‘larda ekstrakte edilen infüzyonlar arasında
partikül boyutu dağılım
farklılıkları, fark edilebilir belirginlikte değildi.
Bu,
farklı pH ‘larda ekstrakte edilen
infüzyonlarda belirlenen koyulaşma değişikliklerinin
çoğunlukla nedeni konsantrasyon
hacminin değişim derecesiydi çünkü koyulaşma,
konsantrasyon hacmiyle aynı
eğilimi gösteriyordu (Şekil:1ve2).
3.3
Siyah çay infüzyonunda polifenolik kompozisyon üzerine
pH’nın
etkisi
Birincisi,
(Metod A’ya
göre ekstrakte edildiğinde) kuvvetli
asit koşullar altında; (-) -epikateşin gallat (ECG),
(-)-epigallokateşin
gallat (EGCG), theaflavin-3-gallat (TF3G), theaflavin-3ı-gallat
(TF3’G) ve theaflavin-3,3ı -digallat gibi bazı polifenol
galloyl
esterleri bazundu ve protein molekülleri üzerindeki HS- ve
HN- gibi nükleofilik
türler ile polisakkaritler tarafından tutulabilen bazı ara
geçiş türleri oluştu
ve bu dönüşüm de puslu likör veya çay
kreması oluşumuyla sonuçlandı.