|
Siyah
Çayda
Kaliteden
Sorumlu Bileşiklerin Gelişimi Üzerine Fermantasyon
Zamanının Etkisi Thomas Muthumani ,
R.S. Senthil Kumar
UPASI Çay Araştırma Kuruluşu,
Çay
Araştırma Enstitüsü, Nirar Dam B.P.O.,
Valpari
642 127, Coimbatore
Bölgesi, Tamil Nadu Hindistan.
Kabul:
04.05.2004; Formun
gözden
geçirilerek kabulü 03.01.2006 Onay:
03.01.2006
1.
Takdim
Siyah
çay, eşsiz tadı, canlılığı
ve aromasından dolayı dünya genelinde tüketilmektedir. Suyun
yanı sıra ucuz
alkolsüz içecekler ve
çay tüketimi çok yaygındır. Siyah
çay,
Camellia sinensis (L) O.Kuntze ‘nin körpe
yapraklarından imal edilmektedir. Kateşinler
çay yapraklarında
bulunan (kuru
ağırlık esası üzerinden %20 ye eşdeğer) en önemli
biyokimyasal bileşenlerdir
ve fermantasyon süresince theafilavin (TF) ve thearubigin (TR)
formlarına kadar
okside olurlar (1). Kateşinler
ve onların oksidasyon
ürünleri
çoğunlukla siyah çayın tat ve burukluk karakterlerinden
sorumludur. Kalite
karakterlerinin yanı sıra kateşinlerin ayrıca insan sağlığına yararlı
özelliklere sahip olduğu tespit edilmiştir (2). Çay
yapraklarında bulunan
önemli kateşinler; kateşin (C), epikateşin (EC), epikateşin gallat
(ECG)
epigallokateşin (EGC)
ve epigallokateşin galattır (EGCG). Yapıları şekil 1.
de verilmiştir. Siyah
çay
imalatının önemli işlemlerinden biri fermantasyondur. Fermantasyon
süresince
basit substratlar örneğin kateşinler, oksidatif enzimler
polifenolokidaz ve
peroksidaz vasıtasıyla theaflavin ve thaerubigin formlarına kadar
dönüşürler (3). Theaflavinler;
basit theaflavinler
(TF) theaflavin–3– gallate
(TF-3-G),
theaflavin–
Fermantasyon
zamanının hem artması hem de azalması zayıf çay kalitesine yol
açabilir. Çay
kalitesi üzerinde fermantasyon zamanının etkilerini
göstermek için bazı denemeler
yapılmış
olmasına rağmen,
fermantasyon süresince kateşinlerin oksidasyonu ve theaflavinlerin
oluşumu
üzerine raporlar çok sınırlıdır (5).
Ayrıca fermantasyon süresince bireysel olarak
kateşinlerin
oksidasyon seyirleri üzerinde rapor olmadığıda
görülmüştür. Bu nedenle, siyah
çay imal edilen klonların fermantasyon işlemi süresince
theaflavinlerin oluşumu
ve bireysel olarak kateşinlerin oksidasyonu üzerine fermantasyon
zamanın
etkisini çalışmak için bir deneme yapılmıştır. 2. Materyal ve Metod UPASI Çay Araştırma Kuruluşu deneme çiftliğinden hasat edilen UPASI – 3 klonunun büyüyen iki yaprak ve bir tepe tomurcuğundan oluşan genç sürgünleri çalışma için kullanıldı. Taze toplanmış çay sürgünleri 10 kg/m2 oranında soldurma teknesine yüklendi. Yeterli fiziksel ve kimyasal soldurmayı ortaya çıkarmak için 16 saat süreyle yapraklardan ortam havası geçirildi. Solmuş yapraklar, uygun kıvırma elde etmek için 5 kez bir mini CTC (ezmek,yırtmak, bükmek) makinesinden geçirildi. En sonuncu kesmenin bitiş zamanı sıfırıncı (başlangıç) zaman olarak alındı. Fermente “dhool” düzenli zaman aralıklarında örneğin 15. dakikadan 3 saate kadar (analizler için) alınarak, Ullah (1977) tarafından önerilene göre toplam polifenol ve theaflavinler için analiz edildi. 15 dakika aralıklarla çekilen dhool örnekleri son rutubet içeriği %3 olana kadar bir mini akışkan yataklı kurutucuda kurutuldu. Bir “Endecotts” sarsıntılı elekle pekoe fannings (1- Siyah çay
örnekleri, Thanaraj ve Seshadri (1990)’ın metodunda belirttiğine
göre ;
theaflavinler (TF), thearubiginler (TR),
yüksek derecede polimerize maddeler(HPS), toplam
likör rengi (TLC), theaflavinin digallata eşdeğeri
(DGETF)
canlılık indeksi
(BI)
ve renk indeksi (CI) yani, kalite
parametreleri için analiz edildi. Çay örnekleri su
ekstraktları (WE), kafein (6),
theaflavin
fraksiyonları (7)
ve kateşin fraksiyonları (ISO,1999) için ayrıca analiz edildi.
Deneme üç
tekrarlıydı ve sonuçların istatistiksel analizinde SPSS versiyon
7.5
kullanıldı. 3. Sonuçlar ve Tartışma 3.1 Fermantasyon süresince polifenollerin oksidasyonu ve theaflavinlerin oluşumu. Şekil 3. de siyah çayın
fermantasyonu
süresince meydana gelen değişim ler gösterilmiştir.
Fermantasyon
süresince
polifenoller polifenoloksidaz enzimi (PPO) yoluyla o-quinon‘lara
kadar (yüksek derecede karasız
form) okside olur ve TFs ve TR formuna kadar
dönüşürler. Thearubiginler,
komleks formlu yüksek polimerize maddelerin (HPS), proteinler ve
TF ile reaksiyonlarıyla
oluşur. Theaflavinler, çay likörünün parlaklığı
ve canlılığı yönünde katkıda
bulunurken, TR genellikle likörün dolgunluk ve renginden
sorumludur. Yüksek
derecede polimerize maddeler demin rengini artırır. Toplam likör
rengi (TLC)
infüzyonun parlaklığının ölçüsüdür.
TFs’nin oluşumu fermantasyonun erken
aşamaları süresince zamanla artar. Zaman ilerledikçe TF
maksimuma ulaşır ve
sonra yavaşça azalır. Özel klonlar için TFs formunun
maksimum olduğu zaman,
optimum fermantasyon zamanı olarak kabul edildi. Klon UPASI – 3
hızlı
fermente
olan kalonlardan biridir ve optimum fermantasyon zamanı 45 dakikadır.
Mevcut
çalışmadaki gözlemler ilk bulgularla bağlantılıydı.
Fermantasyonu 45. dakikasında bir maksimuma ulaşana dek TFs nin
eğrisinin oluşumunda ki
durmadan
yükseliş şekil 3. de gösterilmiştir. Bununla birlikte 110.
dakikadan sonra
ferman tasyon süresince TFs nin düzeyindeki değişim
çok azdı. Bu PPO’ın
aktivitesinde ki değişime bağlı olabilir. Fermantasyon
süresince polifenollerin oksidasyonu farklı bir eğilim izledi.
Substrat
konsantrasyonunda başlangıç aşaması süresince hızlı,
fermantasyon ilerledikçe
sürekli bir azalma tespit edildi. Fermantasyon zamanına bağlı
olarak PPO ın
aktivitesi de azaldı. Bu, enzimle okside olmuş polifenoller arasında
oluşan
komplekslerden dolayıdır. Polifenollerin oksidasyonuna bağlı olarak
çözünmeyen
kompleksler arttı. Enzim reaksiyon hızı maksimumdayken polifenol
konsantras yonunun
yükselmesiyle enzim reaksiyon hızı azaldı (8).
Bu
fermantasyon
zamanına bağlı olarak, daha çok polimerik TR nin oluşumunun
sonucudur. 3.2 Fermantasyon süresince siyah çayın kalite parametreleri Siyah
çayda
kalite parametreleri analiz edildi ve sonuçlar Tablo 1. de
gösterildi. ![]() Maksimum
theaflavin düzeyi, çay imalatında fermantasyonun 45.
dakikasında gerçekleşti. TR in
düzeyi fermantasyon zamanına bağlı olarak 90. dakikaya kadar
arttı ve sonra
yavaşça azalmaya yöneldi. HPS ve TLC daha
çok TR ye
benzer bir eğilim izledi.
Siyah çayda mevcut TSS (suda
çözünebilir toplam katılar) de zamana bağlı olarak
azalma tespit edildi.
Çaylarda demin zayıflığına neden olabildiğinden, fermantasyon zamanın artışı anlaşılabilir. Kafein düzeyi fermantasyon zamanından etkilenmemiştir. Bu, purin metabolizmasının sadece soldurma işlemiyle sınırlanmış olmasından dolayı olabilir. Canlılık
ve
renk indeksleri, Ramaswamy tarafından belirtildiğine göre
hesaplandı ve
Tablo 1 de sunuldu.
Daha iyi
çay
için likör canlılık ve renk dengesine sahip olmalı ve renk
indeksi 5 ile 11
arasında olmalıdır. Renk indeksi 11 değerini geçerse o zaman
çay renksiz olur,
5’in altına düşerse likör düşük canlılıkta ve mat
renkli olacaktır. Çalışmada
görüldü ki, tüm çayların renk indeksi
değerleri 6 ile 10 arasındaydı. Canlılık
indeksi değerinde en çok canlılık, çay imalatının 45.
dakikasında görül dü.
Güney Hindistan çayları için önerilen canlılık
indeksinin normal oranı 12.5 –
22.5 dur. Parlak likörler 22.5 dan yüksek bir canlılık
indeksine sahip
olacaktır. Ancak 17.5 ‘un altına indiği zaman likörler sert bir
tada sahip olma
eğiliminde olur ve o zaman canlı likör elde etmek için 17.5
aşılmalıdır (9) Çalışmada
mevcut
çayların tümünde canlılık indeksi 30’un
üzerindeydi. 3.3 Fermantasyon
süresince theaflavin fraksiyonları
Theaflavin
ve galatlarının antioksidan aktivetelerinden başka (Lai Kwok Leung et
al.,
2004 ) fermantasyon zamanına bağlı olarak siyah çay
türlerinde ki nispi
dağılımlarıyla buruklukları benzeşmez. Theaflavin digallat, basit theaflavinden 6,4 kat
ve
theaflavin monogallattan 2,8 kat daha buruktur
(10). Bu
nedenle, TF
siyah çayın kalitesi için tek başına iyi bir
gösterge değildir. Thanaraj ve
Seshadri (1990), siyah çayın burukluğunu belirle mek için
theaflavin eşdeğeri
digallat (DGETF) adında yeni bir faktör oluşturdu. Kenya
çayları için tavsiye
edilen satış fiyatı ile DGETF değeri arasındaki ilişki uygundu (11). İmal edilen
çaylar
için farklı zaman
aralıklarında ki DGETF
değeri Tablo 1 ve 2 de sunuldu. En yüksek değer çay
imalatının 45. dakikasında
tespit edildi, 15. dakikadan 180. dakikaya kadar artan fermantasyon
zamanıyla
basit theaflavinler azalırken TF-3-G ve TF-3,3’-DG ın arttığı
gözlemlendi (Tablo 2).
3.4 Fermantasyon
süresince kateşinlerin
oksidasyonu
Siyah
çay
imalatında farklı zamanlarda ki kateşin fraksiyonları Tablo 3’de
verilmiştir. Kateşinlerin
fermantasyon zamanına bağlı olarak okside oluğu tespit edilmiş olmasına
rağmen
hem kateşin (C) hem de gallik asit hemen hemen etkilenmemiştir. Bu,
oksidatif
digalltlar vasıtasıyla EGCG , ECG ve EGC gibi diğer kateşin
fraksiyonlarından,
kateşin ve serbest gallik asidin oluşumu nedeniyledir.
Serbest
gallik asidin, serbest kalması Coggan, Moss,
Graham ve Sanders (1973) tarafından ayrıca
gözlemlendi. Fernandez,
Pablo, Martin ve Gon alez (2002) ile Xie, Von Bohlen, Klocken Kamper,
Jian ve
Gunther (1998) tarafında da benzer sonuçlar rapor edilmişti. Fermantasyon
süresince EGCG , ECG ve EGC büyük miktarlarda theaflavin
ve digallat formuna
kadar okside olur. Oksidasyon oranları EGC > EGCG > ECG sırasını
izler. Obando
et al., 2001 in sonuçlarıyla çelişkisi, sadece
kateşinlerin (C) tamamen
tükenmiş olduğunun tespitiydi. Fermantasyonun 3. saatinden sonra
dahi siyah
çaylarda ki tüm kateşinler belirlenebildi ki bu okside
olmuş falvanollerle
aralarında oluşturdukları kopleksler nedeniyle PPO’ın inaktive olmasına
bağlıdır.
Tercüme: Kamil Engin İSLAMOĞLU, Ziraat Mühendisi, E-Mail Kaynak : 1)
Hampton, 1992
2) Juni Terao, Sayuri Miyamoto & Kakeo Murota, 2001; Weisburger, 2001 Yokozawa, Nakagawa Shu & Juneja, 2001 3) Laksminarayanan & Ramaswamy, 1978 4) Cloughley, 1980; Clougley & Ellis, 1980; Obonda , Owuor & Mangoka , 2001; Rajeev Rajappan & Balasubramanian, 2002 5) Bhatia , 1960 ; Owuor, Orchard & MCDowell, 1994 6) AOAC, 1995 7) Bailey, McDawell & Nursten, 1990 8) Takeo ,1965 1966 9) Ramaswamy,1986 10) Sanderson et al., 1976 11) Owuor & Obanda, 1995 |