Çayın
Flavan – 3 – ols
İçeriği
Flavonoidler
Doğada ki
flavonoidler polifenoliktir. Polifenoller, aromatik
bir halka biçiminde bir
veya daha çok hydroxyl’i geçici bir süre
içeren maddelerdir. Fenolik maddeler
genellikle suda çözünür ve sık sık glikozid gibi
bir şeker ile birleşmiş ve
genellikle vakuolde yerleşmiştir. Flavonoidler, yapısı
bilinen fenoliklerin
binlerce büyük grubundandır. Ancak basit monocyclic fenoller,
phenylpropanoidler ve fenolik quinonlar ayrıca daha boldur.Bitkilerdeki
polimerlerin bir kaçı, ayrıca doğada ki polifenolikler yani
ligninler,
melaninler ve taninlerdir. Fenolik birimlere ayrıca
protein, alkoloid ve
terpenoidlerde de rastlanır (1).
|

Flavonoidlerin
tüm yapıları, ana madde flavone‘den türemiştir. Flavonoidler
çoğunlukla suda
çözünen bileşiklerdir. Flavonoidler %70'lik
etanol ile ekstrakte edilebilir ve
sonra bu ekstraktın sulu fazı petrol eteri ile bölünerek
kaldırılacaktır. Onlar
doğal fenolikler olduğundan dolayı, flavonoidler amonyak ile veya baz
ile muamele
edildikleri zaman renkleri değişir. Flavonoidler ayrıca
şiddetli UV ile uygun
absorblama yapan birleşik sistemler de görülürler (1). Flavonoidlerin 15 C’lu
temel birimi üç karbon zinciri ile bağlanmış (A ve B)
iki benzen halkasından ibarettir. Heterocyclic zincir
formunda ki (C) (Şekil
1.1) çoğu flavonoidlerde C zincirlerinin oksidasyonuyla
genellikle ana
sınıflara bölünmüşlerdir (2).
Şekil 1.2 de flavonoidlerin daha
büyük alt grupları görülmektedir.
Flavonoid
Biyosentezi :
Diğer
bitkilerde ki
flavonoid mekanizması üzerinde
daha çok çalışma yapılmış olmasına rağmen, çay’da
ki diğer polifenolikler ve
flavon–3–ols‘un metabolizması üzerinde çok az detaylı bilgi
mevcuttur.Çay’da ki
flavonoid metabolizmasından anlaşılanın çoğu, diğer bitkilerin
metabolizmasından yapılan varsayın üzerinde temellenmişti (3).
Bununla birlikte
ileri
sürülen yolarla, literatürdeki bilgi arasında
büyük sapma bulunmamıştır. Birinci
bölümde flavonoid metabolizması üzerindeki
takdim, flavonoid metabolizmasının genel bir tanımlaması
olacaktır. İkinci
bölüm çay bitkisin de varsayılan flavonoid
metabolizması üzerinde olacaktır. Son olarak çay
yapraklarında ki farklı flavon–3–ols bileşiklerinin sentez
sürecinden sorumlu adım lar tartışılacaktır.
Genel
Flavonoid Biyosentezi :
Flavonoidler
ayrıca ikinci metabolitler olarak da bilinir. İkinci metabolitlerin
tüm
bileşikleri üretici organizmaların büyümesi ve yaşaması
için tümüyle gerekli
değildir. Diğer bir ifadeyle, ikinci metabolit bir yolla elemine
edilmişse (bir mutasyon ile) organizma büyümeyi
sürdürecektir. İkinci metabolizmaların
biyosentezinde, birinci metabolitlerden sınırlı bir sayıda
yararlanılır.
İkinci
metabolizmada 4 temel alt yol vardır;
-izopren
alt
yolu,
-polyketide
alt yolu,
-shikimate
alt yolu
-
amino asit
alt
yolu (şekil 1.3) (4).
Tartışmalar
dan sonra
anlaşıldığı gibi,
shikimate ve amino asit alt yolları,
çay
flavon–3–ols‘un metabolizması üzerinde önemli etkiye sahiptir.
|
Flavonoidlerin
biyosentezi, karbonhidrat metabolizmasından başlar.
Shikimate alt
yolu, phenylpropanoid yolu sayesinde flavonoid yolunun
öncüsü olan
phenyllalanine’nin sentezi sürecinden sorumludur, ki o çay
flavon–3–ols‘un biyosen tez işleminin
son
aşamasında bir ester ile birleşip flavon–3– ols’e bağlanmış
olacaktır.
Bununla birlikte manoly – Co enzyme A (- CoA) flavonoid biyosentezi
için diğer
bir öncüdür. Bu bileşik, acetyl – CoA dan
sentezlenmiştir, ki o citric asit
zincirinden kaynak lanır (şekil 1.4) (5).
Phenylpropanoid
alt yolu, flavonoidlerde dahil bitkilerdeki fenolik bileşiklerin
büyük bir
miktarda biyosenteze verildiği ilk aşamadır.Genellikle
phenylpropanoid
alt
yolu phenylallanin ile başlar ve 4 – Coumaryl – CoA ile sonlanır (6). Phenylpropanoid alt
yolu bununla birlikte bileşiklerin
bütün
bir sırası için öncüler üretir. Bu bileşiklerin
fonksiyonları yapısal
varyasyonları kadar çeşitlidir, bitki – mikrop
interaksiyonlarında göze
çarpan moleküller ile böcek kovucuları,
UV koruyucuları, phytoalexins
(saldırı altındaki bitkiler tarafından üretilen
antibiyotikler ) ve çiçek pigmentlerini kapsar. Bu
bileşikler ayrıca yapısal
polimerler gibi çalışır suberin,
lignin
ve diğer hücre duvarı bileşenleri gibi (şekil 1.5 ) (7).
 |

|
Phenylpropanoid
yolunda ilk enzimatik reaksiyon, phenylallanine
ammonia lyase (PAL)
vasıtasıyla cinnamic asit üretmek için phenylallaninenin
deaminasyonudur. Bu
enzim aynı zamanda çeşitli alt yolların akış
yönünün oluşumu için önemli bir
düzenleyici enzimdir. Çeşitli bitki türlerinde
küçük bir multi gen ailesi
tarafından kodlanmış olan PAL genine sahip oldukları
görülmüş tür (8).
PAL aktivitesi aslında gen anlamı
seviyesinde
düzenlenmiştir. Bununla birlikte, PAL fosforilasyonla ve enzim
aktivasyonuyla
phenylpropanoid yolunun dallarında üretilmiş ürünler
yoluyla geri beslemeyi
yavaşlatma veya aktive etme yoluyla düzenleme yapmış olduğu ayrıca
görülmüştür. PAL
aktivitesi bitkilerin gelişme
aşamasında ve yaralar, enfeksiyonlar, çevresel uyarıcılar (UV
ışığıda maruz
kalmakta dahil ) gibi faktörler tarafından düzenlenmiştir (9).
Türlerin bir çoğu için çeşitli isoform’ ları
bulunduğu ayrıca görülmüştür (10).

|
PAL
enziminin çayda flavon–3 ols ‘ün biyosentezinde ayrıca
önemli olduğu
görülmüştür. Sangwan ve Ravindranath 1997
çayda ki toplam fenolikler ve
tyrosine ammonia lyase (TAL) ile PAL‘ın
enzim aktiviteleri arasın da pozitif bir korelasyon
görmüştür. Bunu yılın
farklı büyüme sezonları süresince farklı çay
klonlarında ki PAL aktivitesi ve
toplam fenolik içeriğini denetleme yoluyla belirlemiştir. Diğer
bir araştırma
çay bitkisinin farklı bölümlerinde ki kateşin
içeriği ve PAL enzim aktivitesini
ölçme yoluyla bu korelasyonu ayrıca belirlemişlerdir (11). Farklı
çay klonlarında kateşin içeriği ve PAL aktivitesi
arasında pozitif bir
korelasyon ölçülmüştür (11).
Gölgeye maruz kalmış çay klonlarında ki
çay yapraklarının kateşin içeriğinde bir azalma
belirlenmiştir, ki o ayrıca çay
yapraklarında ki PAL aktivitesinde ki azalma ile de aynı zamana rastlar
(12).
Çay
yapraklarında ki kateşin ve Pal aktivitesi arasında ki pozitif
korelasyon için
böyle çeşitli kanıtlar vardır.
PAL geni
çay için sınıflandırılmış ve klonlanmıştır (13). RFLP “polymorphism restriction
fragment length” yöntemiyle çay bitkilerinin PAL
genlerini
araştırmada cDNA çay PAL’ı kullanılmıştır. Assam hibritlerinin
çoğunda görülen daha
çok sayıda PAL – hybridization bantlarından kaynaklarda
önceden belirtilen PAL
genetik varyasyonunun çok yüksek oldu ğu
görülmüştür. Diğer bir yöntem
de,
Japon yeşil çayının yetiştirildiği C.sinensis varyetelerini beş
gruba bölmek
yararlı olabilir. Çay haploid
genomu içinde PAL geninin
günümüzde tek bir gene
karşılık olduğu sonucuna varılmıştır. RFLP analizlerinden ayrıca
yetiştirilen
Japon yeşil çayı ve Assam hybridlerinde ki yük sek ve
düşük kateşin içeriği
arsında farkları görmeyi başarmışlardır.
Flavonoid
alt yolunda, chalcone sentez enzimi (CHS) yoluyla (4,2’,4’,6’ –
tetrahydroxychalcone) arada bulunan C 15 chalcone’nin sentezi birinci
adımda
verilmiştir. Şekil 1.6 da açıkça
flavonoid bileşiklerinin
görülmesinin
amaçlandığı vurgulan mışsa da, bununla birlikte sadece flavonoid
sınıflarının
isimleri şekil 1.6 da görülmektedir. Bu
reaksiyon bir CoA
ester hydroxycinnamic
asit (genel olarak 4 – coumaroly – CoA) ile üç malonyl –
CoA molekülünün
yoğunlaşması yoluyla meydana gelir. Sonraki reaksiyon
flavanone–3–
hydroxylase, dioxygenase ile üç yerde hidroksilasyonu
direkt katalizler.
Dihydroflavonol 4 – reduktaz ile dört yerde karbonil grubunun
redüksiyonu
yoluyla leucoanthocyanidin’ler için öncü
dhydroflavonol (dhydrokaemp- fenol)
oluşmuştur. Oluşmuş leucoanthocyanidin
şekil 1.6 da ki leucopelargoni din dir. Proanthocyanidinler ve
(ayrıca
kateşinler olarak bilinen) flavon–3–ols’ün oluşması
için direkt
öncüler leucoanthocyanidin’lerdir.
Flavon–3– ols
şekil 1.6 da ki aflesechin) flavon 3,4 –cis–diol
reductaze
enzimi yoluyla oluş muştur. Bununla birlikte,
anthocyanin (pelargonidin 3 –
glucoside) ve anthocyanidin (pelargonidin) önemli sınıfları
için
leucoanthocyanidin’ler ayrıca öncülerdir. Leucoanthocyanidin
den,
anthocyanidin’lere kadar ki reaksiyonlar hala bilinmiyor. Anthocyanidin’ler
çok durağan değildir ve genellikle durağan formda ki bir
anthocyanidin’e, anthocyanidin’in
üç yerinde glycosylation ile bir glikozid (genellikle
glikoz) transfer eder. Bu reaksiyon UDP glukose
flavonoid 3 – 0 – glycosytransferaze
tarafından
katalizlenmiştir.
Flavonoid
metabolizması süresince oluşan diğer iki önemli sınıf
flavonlar ve
flavanollerdir. Flavonlar (e.g apigenin) flavon sentez enzimi
tarafından bir
flavanonda C-2 den C-3 e kadar çift bağ oluşumu ile
tanımlanmıştır. Flavonoller
(kaempfrol), flavonol sentez enzimi yoluyla C-2 ve C-3 arasında ki
bir çift
bağın tanımlanması yoluyla dhiydroflavanoller den sentezlenmiştir (14). 5,7 hydroxy A
halkasoyla
2,3 trans stereokimyasalı ve flavan–3– ols için genel
biyosentetik alt yol
iyi bilinmektedir. O, chalcone’nin sentezi ile başlar
ve chalcone izomeraz
enziminden 2R stereokimyasalının tam
stereo
spesifikliğine
kadar ve falavanon naringen den chalcone izomeraza kadar. Sonra 2,3
trans
dhydroflavonol formuna üç yerde bir hydroxyl grup
bağlanmıştır. Bunu bir flavan
– 3, 4 – diol birinci sentezine kadar flavon 3, 4 – cis – diol
redüktaz ve
dihydroflavonol 4 – edüktaz’a iki NADPH redüktaz bağlanması
izlemiştir. Şekil
1.7 de bu alt yol flavanon düzeyinde görülmektedir, 6
faklı bileşiğin bir
karışımın dan oluşmuştur, yani; (+)- catechin, (+)- gallocatechin,
(-) -
epicatechin, (-) - epicatechin gallate, (-)- epigallocatechin ve (-) -
epigallocatechin gallate. Flavan–3– ols de oluşan bu fark B halkası
üzerinde
ki hydroxyl gruplarının sayları ve C3’ün stereokimyasında 3
hydroxyl grubuna
ekstra bir galloyl‘un eklenmesindendir.
Flavan–3–
ols de 2,3 – cis konfigürasyonunda
üretimin metodu bu
noktada
bilinmemektedir.
Stafford (1990) 3,3 – cis flavon–3– ols ‘ün oluşumu için
iki olasılık ileri
sürmüştü. İlk olasılık, flavanon 3 – hydroxylase yoluyla
hidroksilasyon
sürecinde α – 3 hidroksilasyon aldığıdır. Bu hipotezi 2,3 – cis
flavon–3–
ols üretiminin sadece bitkilerde olması desteklemiştir. İkinci
olasılık, 2,3
trans stereokimyasalını 2,3 – cis konfigürasyonuna kadar
hydroxyflavanone
epimeraz enziminin değiştireceği olgusudur. Doğal bir ürün
olarak
dihydroquercitin’in 3 – glycoside ‘nin 2,3
– cis isomer’in tanımlanmadıklarından dolayı 3,4
diol düzeyinde bir epimerizasyonun bir
adımı oldukları düşünül memiştir. Çayda 2,3 – cis ve 2,3 – trans izomerler bağlı olduğundan
dolayı, çay flavon–3– ols ‘ün biyosentetik alt yolunda
bir epimeraz
enziminin hazır bulunduğundan şüphelenilecektir. Çay
yapraklarında falavon–3–ols‘ün tipik görünüşü
denetime kapalıdır,
bununla birlikte çoğunlukla 2,3 –
cis’e sahip olanlara yakınlık gösterir. Flavanon
3 – hidroksilasyon basamağında 2,3 – cis
stereokimyasalına kadar ki bu değişim gösterilebilmektedir.
Çay
flavon – 3 – ols ayrıca B halkasının hidroksilasyonunun derecesine
göre farklı
olur. Çay flavon – 3 – ols diğer bir dihodroxy B halkası (C,
EC, ECg) veya
bir trihydroxy B halkasına ( GC, EGC, EGCg ) sahip olabilir. Chalcone
sentezi
tarafından öncü olarak kullanılmış 4 – coumaroly – CoA dan
grup 4 – hydroxyl
dir. 3’ ve 5’ – hydroxyl grubları
genellikle
flavonoid alt yolu süresince 3 – hydroxyl grubu eklenmiş olabilir,
bununla
birlikte diğer bitkilerin falvonoid metabolizmasından bunun çok
yüksek olmadığı
görülmektedir. 3’ ve 5’ hydroxly grupları
genellikle “
ızgara “ alt yolu olarak isimlendirilmiş C 15 düzeyi içinde
eklenmiştir (15). C
halkasının
hidroksilasyonu için kendine özgü hydroxylase’den, B
halkası için kendine özgü
hydroxylase tamamen farklıdır. B
halkası
aromatik iken , C halkası aromatik değildir. Bununla birlikte diğer
halkaların ( B ve C halkası ) hidroksilasyon modeli özel
reaksiyonlarda
karmaşık değildir, onların spesifikliği enzimlerin benzerliği
yönündedir. Bu
yöntemde 3 konumda bit hydroxyl grubun bulunması veya bulunmaması
için 3’ ve 3’ , 5’ – hydroxylase spesifik
değildir.
Ve 3’ ve 3’ , 5’ – hydroxyl gruplarında
bulunma
veya bulunmaması için F3H spesifik değildir. Bundan, şekil
1.8’de görülen “
ızgara “ alt yolu sorumludur, ki bu şekilde üç alt yol
tarafından
dhiyromyricetin ve iki alt yol tarafından dihyroquercetin
üretilmiş olur.
|

|

|

|

|
Tercüme:
Kamil Engin İSLAMOĞLU, Ziraat Mühendisi, E-Mail
Kaynak : Wright, L.P. 2005 Biochemical
analysis for
idendification of
quality in black tea (Camellia
sinensis).
Faculty of Natural and Agricultural Sciences Department of Biochemistry
University of Pretoria. South Africa. Page
19 – 31.
1) Harbone,
1998
2) Strafford,
1990
3) Magoma,
et al,
2000
4) Bently,
1999
5) Chu and Juneja,
1997
6) weisshaar
and
Jenkins, 1998
7) Hahlbrock
and Scheal,
1989
8) Liang et
al,
1989 ; butland et al, 1998
9) Liag et
al, 1989
10) Sarma et al, 1998
11)
Iwasa,
1977
12)
Iwasa,
1977 ; Saijo, 1980
13)
Matsumoto
et
al, 1994
14)
Heller
ve
Forkman, 1988; Stafford,1990; Dooner et al, 1991
15)
stafford,
1990 ; Stotz
et, al. 1984 ; stick and Forkman 1987 ; Holton
et, al.
1993 ; Menting et al. 1994 ; Nielsen and Podivinsky ,1997
|