|
Çernobil’in Ardından On üç Yıl Sonra
Türk Çaylarında ki Radyosezyum
Aktivitesi 2) Buca Eğitim Fakültesi Fizik Bölümü Dokuz Eylül Üniversitesi İZMİR Özet Çalışmanın
amacı, 2000 yılında ülkede yaygın olarak
tüketilen Türk çaylarındaki Cs137 etkinlik
düzeyinin dağılımını araştırmaktır.
Gamma radiometrik ölçümlemelerden elde edilen
sonuçlar, satışa sunulan
çaylardaki ortalama radyosezyum düzeyinin 72 Bq/Kg olduğunu
göstermiştir (ICRP
tarafından izin verilen değer 600 Bq/Kg olarak tanımlanmıştır). Takdim Eski Sovyet Sosyalist
Cumhuriyetleri Birliği’ndeki
Chernobyl Nükleer Güç İstasyon unda Nisan 1986’da ki
kaza sonucu çevreye büyük
miktarlarda radyoaktif materyal yayılırken elektrik üretmek
için nükleer
enerjinin kullanımı ile ilgili günümüze kadar çok
ciddi tartışma lara neden
oldu. Kazanın aktif aşaması süresince değişen meteorolojik
koşullar ile farklı
rakımlarda farklı yönlerden esen rüzgarlar ve on günden
uzun bir süre devam
eden yayılma, çok kompleks bir dağılım deseni ile
sonuçlandı. Çevresel
yayılmanın fazlalığı, havanın kuş tüylerini dahi kontamine edeceği
kadardı.
Toplam yayılan radyo aktif materyal 1–2 EBq olarak hesaplandı ve I131
(630
PBq), Cs134 (35 PBq) ve Cs137 (70 PBq) başlıca radyoaktif
çekirdeklerdi. USSR
dışına yayılan orantılı miktarlar ; Cs137 için %56 ve I131
için %34 olarak
belirlendi. Chernobyl kazası
kaynaklı radyo aktif kalıntı oluşur
oluşmaz Avrupa’daki bir çok ülke de hemen hemen tüm
gıdalarda aktif
konsantrasyonların ölçümlenmesi başlatıldı. Chernobyl
kazsından sonra
Türkiye’nin kuzeyindeki geniş alanlar 1986 Mayıs ayı başlarındaki
ıslak tortu
(yağmur) yoluyla radyo sezyum ile ağır bir biçimde kontamine
oldu. Bu acil
durum süresince Çekmece Nükleer Araştırma ve Eğitim
Merkezi, populasyon riskini
değerlendirmek için gıda maddelerini kapsayan farklı
materyallerin analizlerini
yapmıştır. Raporlarında, Karadeniz dağlarının doğu
bölümünün toprak yüzeyindeki
Cs137 aktivitesinin 1988 yılında toprağın 0.5 cm’sinde 4000-4500 Bq/Kg
civarında olduğu ve çay bitkisinin yoğun olarak yetiştirildiği
bu alanlarda
önemli bir radyoaktif kalıntı oluştuğunu ifade etmişlerdir.
Türk çaylarındaki
radyo sezyum düzeyinin Gedikoğlu ve Sipahi tarafından elde edilen
sonuçlarda
1986 yılı için maksimum değerin 44000 Bq/Kg olduğu tespit
edilmiştir. Çay
bitkilerindeki yüksek aktivite konsantrasyonu takip eden her yılda
tedricen
azalmıştır. Ünlü ve Ark. çay yapraklarındaki Cs137’nin
ortalama değerinin 1986
ve 1992 yılları arasında 13602 Bq/kg‘dan 201 Bq/Kg’a
düştüğünü rapor etmiştir.
TAEK, 1986 Aralık ayında çayın içerdiği radyasyonu 89000
Bq/Kg olarak rapor
etmiştir. Aynı yıl farklı çay örneklerinde TAEK tarafından
8350, 10500, 28970
ve 29530 Bq/Kg olarak ölçümlenmiştir. Türkiye’den
satın alınmış olan çay
örneklerindeki sezyum aktivitesi Almanya’da Haziran 1987’de
6000-30000 Bq/Kg
olarak ölçümlenmiştir. Bu araştırmada 1987’den
2000 yılına kadar
süpermarketlerden elde edilen, çoğu markalı olan
çaylarda aktif Cs137
konsantrasyonunun dağılımı rapor edilmiştir. Materyal ve Metot Karadeniz
bölgesinin doğusunda yetiştirilerek imal edilen
çeşitli çay örnekleri farklı maketlerden toplandı.
Satışa sunulan çay
örneklerinden alınan 370 gr ağırlığındaki örnekler bir
plastik Marinelli
beherglas’da muhafaza edildi. Ölçümlemeler MCA tabanlı
bir Canberra PC
(Wikinson ADC ile 8K spektral hafıza), Ortec 671-Model
yükselticili
spektroskopi ve 184 cm3 HPGe koaksiyal dedektör (tipik
dedektör
spesifikasyonları ; 2.00 keV tam genişlikte yarı maksimum 1.33 MeV
Co-60
hat’lı, 57:1’lik Campton oranına kadar pik ve %25 rölatif
etkinlikte) bağlı
olan yüksek çözünürlükte gamma ışınlı
spektrometre kullanılarak yapılmıştır. Çay
örnekleri, 1Bq/Kg’lık minimum tespit edilebilir aktif
konsantrasyon ve 20000 s için ölçümlendi.
Bilinen miktarda aktif Cs137 içeren
standart (Amersham) nişasta ile seyreltildi (yaklaşık 100 Bq/Kg). Sonuçlar ve Tartışma Tablo 1 ve Şekil 1’de
gösterildiği gibi, çay
örneklerindeki Cs137 ’nin ortalama değeri 1987 ve 2000 yılları
arasında 45000
Bq/Kg’den 72 Bq/Kg’a azalmıştır. (ICRP tarafından izin verilen değer
600 Bq/Kg
olarak tanımlanmıştır).
Çaydaki aktif
konsantrasyonun düşüşünde aşağıdaki etmenler
rol oynamıştır : -Radyoaktif bozunma -İklimin etkisi
(yıkanma, katı fazdan özütlenme, bitki
bölümlerinden kayıplar) -Bitki
büyümesine bağlı olarak seyrelme -Bitkinin kullanılmayan
veya yenilebilir olmayan bölümleri
içine transfer (kök vb) -Aktivitenin derin
toprak tabakalarına transferi yoluyla
toprağın kök katından uzaklaşması ve topraktaki
radyonükleidlerin sürekli fiksasyonu İlk birkaç ayda
aktif konsantrasyonun azalmasının önemli
bir nedeni olan kısa süre içinde bozunmada
ilk üç etmen dominantken, uzun sürede
bozunmanın nedeni çoğunlukla son iki etmendir. Bu iki etmen
özellikle; Sr90
Cs134 ve Cs137 gibi uzun ömürlü
radyonükleidler in aktif
konsantrasyonda önemli azalmalara yol açar. Birincisi
hariç her bir etmen bir
azalma nedeniyken, tek başına radyoaktif bozunma sürecin daha
hızlı bozunmasını
sağlar.
Bu
çalışmayla elde edilen sonuç, dünyada bir daha
nükleer kazalar olmamasına karşı
yeni çay bitkilerinde (sınır değerin altında) aktif Cs137
konsantrasyonunun bulunacağıdır. Ayrıca, çay bitkilerinin Cs137’yi
topraktan sadece
kökleri yoluyla aldığı da açıklığa kavuşturulmuştur
(Örneğin
Cs137gibi
uzun yarılanma ömrüne sahip radyoizotoplardan gelen dış gama
ışınlanma dozu;
izotopun toprak içinde dikey olarak ilerleyişi ve radyasyonun
toprak içinde
soğurulması gibi sebeplerle azalmaktadır. Aynı zamanda Cs137’nin toprak
içinde zamanla toprağa daha
çok bağlanması, kökler tarafından emilerek bitkiye
geçiş oranını da azaltmaktır (2).
Yapılan
ölçümlemeler sonucunda yukarıdaki tabloda
gösterilen değerlerin ifadesi ; Türkiye’de,
Çernobil kazası nedeniyle kazadan en fazla
etkilenen Doğu Karadeniz Bölgesinde, kırsalda yetişkinlerin yaşam
boyu alacakları
etkin doz değerinin ortalaması, 4.49
mSv olarak hesaplanmıştır. Bu değer, tek bir akciğer
tomografisinden
alınan dozun yarısı civarındadır.1986
yılında yürürlükte olan ICRP’nin 26 sayılı raporunda
halk için izin verilen yıllık
doz sınırı 5 mSv dir. ICRP nin 1990 yılında hazırlanan 60 sayılı
raporunda doz sınırları
düşürülerek halk
için ardışık beş yılın ortalaması
1 mSv olacak şekilde belirlenmiş, özel durumlarda tek yıllık dozun
5 mSv’e
kadar çıkabileceği belirtilmiştir. Bu değerler ile karşılaştırıldığında,
Türkiye’de en fazla etkilenen bölgede halkın Çernobil
kazası nedeniyle yaşam boyu alacağı dozun düzeyi,
halk için izin verilen tek yıllık değeri
aşmamaktadır.(2) Kaynaklar:
1)G.YAPRAK1, F.GÜR1 ,Ö.EPIK2 2000. Radiocesium Activity in Turkish Tea Followed The Chernobyl After Thirteen Years. 1 Ege University, Institute of Nuclear Sciences, 35100 Bornova-IZMIR, 2 Dokuz Eylül University, Education Faculty of Buca, Department of Physics, IZMIR. *** 2) O.Çakıroğlu , 2006. Türkiye İçin Doz Değerlendirmeleri. Çernobil Serisi No:7 Türkiye Atom Enerjisi Kurumu Başkanlığı. ISBN 975-8898-19-1 Ankara *** Konuyla ilgili tamamlanıp yayınlanmış diğer çalışmalar: Chernobyl
radioactivity in Turkish tea
Chernobyl radioactivity in Turkish tea and its possible health consequences
Chernobyl radioactivity in Turkish tea. Caesium-137 and caesium-134 levels in soil in a tea plantation in Turkey after the Chernobyl accident. |