AB
tüzüklerinde
merkezden uzak bölgelerindeki belli tarımsal ürünler için özel
tedbirler konusu yer almaktadır. Bu tüzüklerin temel amacı coğrafi ve
ekonomik açıdan izole
bölgelerin ekonomik ve sosyal yönden kalkınmalarına imkan tanımaktır
bunun için alan ve pazarlama yardımlarını ihtiva eden özel yardım
mekanizmaları oluşturulmuştur. (1)
- Alan
Yardımı :
Portekiz’in Azor adalarında yetiştirilen yaş çay için hektar başına 80
EURO yardım garanti edilmektedir. Yardım için sınırlanan maksimum
alan 100 hektar, minimum alan ise 3 dönümdür. Portekiz’de 36 hektar
çaylık
alanı olup üretim 27 tondur. (2)
-
Pazarlama Yardımı :
Yıllık sözleşme imzalanması halinde işlenmiş ürünlerin pazarlaması
için; tespit edilmiş yıllık miktar limitleri içinde,
sabit fiyat üzerinden üretici örgütleri, üretici gurupları ve bireysel
örgütlere yardım ödemesi yapılır.
- Azore bölgelesinde yardım 3.000 ton ile
sınırlandırılmıştır.
- Yardım miktarı
nakliye hariç pazarlanan ürün miktarının %10’u dur. Bu pay
belli şartların yerine getirilmesiyle %13’e ulaşmaktadır.
-
Çay A, B ve C olmak üzere üç
kategoriye ayrılmıştır. Bu kategorilere, Orange
Pekoe, Pekoe ve Broken tipi çaylar girmektedir. (3)
- Çay
için belirlenen yardım; başlangıçta belirtilen miktarın en çok %30
oranında artırılabilinir. Üretici örgütlerine yapılan
yardım, bireysel üreticilere yapılanın 2
katıdır. Üretici örgütlere yapılan
yardım ve
kategorileri
aşağıdaki şekildedir: (4)
-
A
Kategorisi : Orange Pekoe Tea, ton başına 2.960 Euro
-
B
Kategorisi : Pekoe Tea, ton başına 2.180 Euro
-
C
Kategorisi, Broken Leaf Tea, 880 Euro.
Bu yardımların
yeniden düzenlenmesi, Türkiye'ye göre yeniden ele alınması veya
Portekize ayrı Türkiye'ye ayrı uygulanması söz konusu olmasa gerek. Bu
yardımların gerçekleşmesi ve bu yöndeki geçiş çalışmaları ve üretici
örgütlerine ve özellikle kaliteli ürüne yapılan yardımın cazipliğinin
yanısıra AB'de çay fiyatlarının yüksek oluşu üreticiler açısından
olumlu bir tablo çizmektedir. Üretici artık yaş çayını satmak, yaş
çayına fiyat beklemekle değil, kaliteli çay için gereği ne ise yaparak,
ürününü hem kendisi üretmek hem kendisi satmak yolunu tercih
edecektir. Bu kaçınılmaz güzel bir sonuç olacaktır.
Günümüzde yaş çay ürünü karşılığı olarak destekleme primi ile birlikte
üretici eline geçen ton başına 34O Euro civarındadır. Dekar başına 80
Euro alan yardımı, %10 pazarlama payı olarak ton başına ortalama
220 Euro, toplam çay fiyatı 640 Euro/ton'luk bir seviyeye çıkmaktadır.
Bu
üretilen ürünün kalitesine göre 510-720 Euro/ton'luk bir aralıkta
seyredecektir. Sattığı fiyatın ürününün kalitesine göre yüksek olmasıda
onun getiriside bir yana. Yaş çaya vurulduğunda bu getirinin asgari
1000 Euro/ton olacağını beklemek hayalcilik değil bir gerçektir.
Üretici tercihini kendisi yapacaktır, ya bugünden çay bölgesinde de
görsel yayından haberlendiği veya haberleneceği üretici birlikleri
oluşturmak, bugünkü kazancının 5 mislini almak, çaydaki kazanç
seviyesini 1950'ler seviyesine getirerek 50 kilo yaş çayla 1 Reşat
altını almak ya da...
Bunlar güzel güzel de;
gümrükler
kaldırılacak, yurt dışından şu kadar çay girecek, çaycılık bitecek
konusuna gümrüklerle ilgili bir kaç konuyabu pembe tabloyu bozmamak
için değinelim. Hem Avrupa Birliğinde
çaydan bahsederken, hem gümrük oranlarından hem Gümrük Birliği
ve DTÖ
anlaştmalarından bahsetmemek olmaz.(5, 6)
Bu iki anlaştma gerek iç pazar yapısını gerekse dış ticareti doğrudan
etkleyeceği için birbirinden ayrı olarak değil birlikde değerlendirmek
gerekir.
DTÖ
Tarım anlaşmalarının
birinci ayağı olan, Dış ticarette korumanın kaldırılması; tarife dışı
engellerin gümrüklendirilmesi, mevcut tarifelerde indirim, asgari giriş
fiyatı,
cari giriş fiyatı, özel koruma önlemlerini içermektedir. Bu hüküm
gereğince, 10
yıl içinde, 2004 yılına kada indirimler yapılacaktır.
İndirimler için esas
alınan dönem 1986-1988 arasındaki yıllardır. İndirimleri gelişmekte
olan
ülkelerde, her mal için en az %10 gerçekleştirecektir. Bu uygulamanın
Türk çay
sanayiine yansıması ise şu şekilde olmuştur:
- Baz
alınan 1988 yıllarında çayda koruma oranı ithalatta %50 Gümrük Vergisi
ve 4$/kg
fon uygulanmakta idi.
- 1992
yılında yayınlanan ithalat rejimi kararı çerçevesinde siyah çay
imalatında %10
gümrük vergisi ve 3$/kg Toplu Konut Fonu
uygulanmaya başlanmıştır.
- DTÖ uyarınca 1988
yılı baz alındığında azami gümrük vergisi %187 olarak
belirlenmiştir.
- 10 yıl
sonunda (1995-2004) %10’luk tarife indirimi
sonucu en
fazla uygulanacak gümrük vergisi oranı %168 olarak tespit edilmiştir.
Bu
aradaki dönem süresince oran 1995’de %142, 1996’dan günümüze de %145
olarak
uygulanmaktadır.
- 1996’da
oransal vergiye dönüştürülen spesifik fon uygulaması
mümkün
değildir.
Türkiye’nin çay
ihracatında, daha önceden ihracat sübvansiyonu olmadığından böyle bir
uygulamanın bu tarihten itibaren söz
konusu olamayacağı otoritelerce belirtilsede, çay için yeniden bir
değerlendirme yapılabilinir.
Avrupa
Birliğine
doğru, çayımızın geleceğini güzel görüyorum "Turkish Tea Pesticid
Free", Türk çayında pestisid yoktur diyorum. Bununda
artı getirisinin geleceğini biliyorum. Türk çaycılığı için,
birilerinin elini çekmesini, birilerinin de elini uzatmasını bekliyorum.

Muammer
DEMET
Mayıs - 2005
Kaynaklar:
1) EC
1453/2001 ve EC 42/2003 nolu tüzükler
2) FAO 2004
3) EC
1453/2001
Ek 3
4) EC 42/2003 Ek 3
5) AB ile imzalanan Gümrük
Birliği
Kararı ise 1.1.1996’da yürürlüğe girmiştir.
6) DTÖ
anlaşmaları 1994 de
hazırlanmış, 1995 yılında yürürlüğe girmiştir.
7) GTİP
8) GB ve DTÖ
Tarım Anlaştmalarının Çaycılığımıza Muhtemel Etkileri, Dr. A.Ayşen
Karakaş, Nahide Günler
9) OPD Düzenlemeleri, Dr. A.Ayşen
Karakaş, Nahide Günler